Karakter boyutu :
Metni küçült
Metni büyüt
6-8 Ekim 15 Temmuz provasıydı
6-8 Ekim 2014 yılında gerçekleştirilen saldırıların yıldönümünde gazetemize değerlendirmelerde bulunan Araştırmacı Gazeteci Kemal Gümüş, “6-8 Ekim olayları 15 Temmuz hain darbe girişimine giden yolda döşenmek istenen taşlardan biriydi. Kanlı eylemler öncesi gerek Amerika'nın Ankara Konsolosu'nun bölgede karanlık görüşmeler yapması, ardından Selahattin Demirtaş'ın Amerika dönüşü insanları sokaklara çağırmasıyla gelişen ve bölgede güvenlik bürokrasisinde görevli FETÖ'cülerin PKK'ya arka çıkarak olayları yönlendirme ve tahrik etmesi bölgesel bir 15 Temmuz girişimiydi.” ifadelerini kullandı.
06 Ekim 2018 Cumartesi 10:01
 Bu Haberi Paylaş


Doğruhaber

PKK/HDP'liler tarafından gerçekleştirilen ve kamuoyunda 6-8 Ekim saldırıları olarak bilinen 2014 yılının Kurban Bayramı'ndaki vahşetin üzerinden 4 yıl geçti. PKK/HDP'lilerin 2014 yılı 6-8 Ekim saldırılarının maddi ve manevi bilançosu ağır oldu. Can ve mal kayıplarının yanı sıra toplumsal travmaya da neden olan saldırılar, büyük mağduriyetler yaşattı. Adeta bir iç savaş girişimi olan saldırıları 15 Temmuz'a giden sürecin provası olduğuna dikkat çeken Araştırmacı Gazeteci Kemal Gümüş, “6-8 Ekim olayları 15 Temmuz hain darbe girişimine giden yolda döşenmek istenen taşlardan biriydi. Kanlı eylemler öncesi gerek Amerika'nın Ankara Konsolosu'nun bölgede karanlık görüşmeler yapması, ardından Selahattin Demirtaş'ın Amerika dönüşü insanları sokaklara çağırmasıyla gelişen ve bölgede güvenlik bürokrasisinde görevli FETÖ'cülerin PKK'ya arka çıkarak olayları yönlendirme ve tahrik etmesi bölgesel bir 15 Temmuz girişimiydi.” dedi.

HDP/PKK, BİR KEZ DAHA KATİL VE SATILIK BİR GÜRUH OLDUĞUNU VAHŞETLE DOLU TARİHİNE İŞLEMİŞ OLDU

“6-8 Ekim eylemleri küresel işgal güçlerinin yerli taşeronlar eliyle Kürt halkı üzerinde icra ettiği bir utanç girişimi olarak tarihe geçmiştir.” diye konuşan Gümüş, “Yıllarca mazlum insanların kanı üzerinden hakimiyet kurmak isteyen, bölge halkını esir almak için Türkiye tarihinde ender görülebilecek bir vahşetle sergilenen saldırıların eli kanlı icracısının HDP/PKK, hamisinin de FETÖ olduğu bu gün itibarıyla tüm belgeleriyle gün yüzüne çıktı. Amerika'dan aldıkları talimatlar Türkiye'yi esir almaya çalışan her iki terör örgütünü amaç birlikteliği noktasında defalarca bölgenin mazlumları kurban edilmek istendi. Nitekim cinayetlerden sonra da FETÖ'cü polis ve istihbaratçıların HDP'li katillerin yakalanmaması için MOBESE VE PTS'leri (plaka tanıma sistemleri) karartması, isimleri farklı da olsa her iki örgütün de hizmet ettikleri yerin aynı nokta olduğunu gösterdi. Çocuk şehit Yasin Börü ve arkadaşlarının mazlumca katledilmesi bu karanlık işbirliğini ve oynanmak istenen oyunu bozdu. FETÖ'nün Amerika-Nato'dan aldığı 15 Temmuz işgal talimatının Güneydoğu ayağını çok erken bir tarihte ihale ettiği HDP/PKK, bir kez daha katil ve satılık bir güruh olduğunu vahşetle dolu tarihine işlemiş oldu.” ifadelerini kullandı.

BATMAN

"Dindar Kürdler olmasaydı 6-8 Ekim provokasyonu hedefine ulaşırdı"

6-8 Ekim olaylarının Türkiye'yi kaosa sürükleyip parçalamaya yönelik korkunç bir proje olduğunu ifade eden Hak ve Özgürlükler Platformu Sözcüsü Feyzi Aydın, söz konusu projeyi dindar Kürdlerin etkisiz bıraktığını söyledi.

Merkezi Batman'da bulunan Hak ve Özgürlükler Platformu, 6-8 Ekim olaylarının dördüncü yıl dönümü münasebetiyle bir açıklama yaptı. 6-8 Ekim'in bir Amerika projesi olduğunu belirten platform sözcüsü Feyzi Aydın, projenin ülkemizdeki uygulayıcılarının ise FETÖ ve PKK olduğunu söyledi. Demirtaş'ın ABD'den döndükten sonra, olayların fitilinin ateşlendiğini vurgulayan Aydın, “6-8 Ekim bir Amerikan projesiydi. Devlet içinde örgütlenmiş, ordu ve emniyet teşkilatlarını adeta ele geçirmiş FETÖ ile PKK'nin ortaklığıyla hayata geçirilen bir projeydi. Bu satılmış örgütler bizzat emri Amerika'dan almışlardı. Selahaddin Demirtaş, ABD dönüşü 6-8 Ekim olaylarının fitilini ateşledi. FETÖ'nün elebaşı ise zaten Amerika'da, CIA'nın kontrolünde yaşıyordu.” dedi.

“ŞEYTANİ PROJELERİNE ENGEL GÖRDÜKLERİ İSLAMİ CAMİAYI İMHA ETMEK İSTEDİLER”

6-8 Ekim provokasyonunun amacının Türkiye'yi iç savaşa, kaosa sürüklemek, sonra da bölüp parçalamak olduğunu belirten Aydın, “Amaç buydu. O dönemde devlet bölgede yok gibiydi. Askeriye ve emniyet FETÖ'nün denetimindeydi. Bu şeytani projeye en büyük engel bölgedeki İslami camiaydı. Onlar da bunu bildikleri için ilk aşamada İslami camiaya saldırdılar. Bölgedeki dindar kesimleri, özellikle HÜDA PAR'ı imha etmek istediler. Amerika ve devlet içerisine çöreklenmiş FETÖ'cü asker ve polislerin de desteklerini arkasına alan HDP/PKK'li çeteler büyük bir katliama imza atmaya kalkıştılar. Amaçları büyük bir katliam gerçekleştirip dindar kesimleri sindirmek, böylece hain emellerinin önünde hiçbir engel bırakmamaktı.” ifadelerini kullandı.

“DİNDAR KÜRDLER 6-8 EKİM DARBE GİRİŞİMİNE ENGEL OLDULAR”

Bölgedeki İslami kesimin şehit verme pahasına bu hain projeye engel olduğunu söyleyen Aydın, “Ama dindar Kürdler bu korkunç vahşet ve saldırı karşısında paniğe kapılmadılar. Devletin ortadan kaybolduğu bu karanlık günlerde şehit verme pahasına direndiler. Ve Amerika'nın bu şeytani projesinin, darbe girişiminin başarıya ulaşmasına engel oldular. Tıpkı 15 Temmuz akşamı yüzlerce şehit verme pahasına sokaklara dökülüp direndikleri gibi.” diye konuştu.

“90'LI YILLARDA DİNDARLARA YÖNELİK SALDIRININ ARKASINDA DA ABD VARDI”

Doksanlı yıllardaki olayların da arkasında ABD'nin kirli planlarının olduğunu vurgulayan Aydın, konuşmasına şöyle devam etti: “Aslında Amerika'nın bölgemize ve ülkemize yönelik bu şeytani tuzağı yeni değil. Doksanlı yıllarda da bölge Müslümanları, İslami camia böyle bir vahşetle karşı karşıya kaldı. Doksanlı yıllarda devleti ele geçirmiş karanlık Ergenekon yapısı ile PKK yine işbirliği kurarak Amerika'nın ülkemizi bölüp parçalama, kendisine bağlı bir kukla devlet kurma projesine hizmet etmek için İslami kesimlere saldırdılar. Çünkü bölgedeki dindarlar, İslami camia, o zaman da hain emellerin önündeki en büyük engeldi.”

“CANLARI PAHASINA HAİN PLANLARA GEÇİT VERMEYEN DİNDAR GENÇLER HÂLÂ ZİNDANLARDA”

Doksanlı yıllarda Kemalist elitlerle PKK'nin işbirliği içerisinde dindarlara karşı imha saldırısı başlattıklarını söyleyen Aydın, “Doksanlı yıllarda sözde Kürd milliyetçisi PKK, Kürd halkına yönelik büyük katliamlar gerçekleştirdi. Kürd halkının varlığını inkâra yeltenecek kadar asimilasyoncu politikaları hayata geçirmiş Kemalist, ulusalcı elitlerle birlikte İslami kesimi bölgeden atma, katlederek sindirme çalışması başlattı. Lakin dindarlar, Müslüman gençler canları pahasına bu hain projeye direndi. Hainlere geçit vermedi. Ne yazık ki bu kahraman gençler ödüllendirileceklerine hâlâ zindanda çile doldurup adalet bekliyorlar.” açıklamasında bulundu. ( İLKHA)
  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Toplam (0) adet yorum eklenmiştir.
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
ALINTI YAZARLAR
Diğer Yazarlar
 
SON YORUMLAR