Karakter boyutu :
Metni küçült
Metni büyüt
“Annelerin Düzenli Bir Okuma Programları Olmalı”
Dergimizin üçüncü yılına girdiği bu sayıda sizler için İlahiyatçı-Yazar Fidan Orhan Hanımefendi ile ‘Kadın ve Hadis’ çerçevesinde röportaj yaptık. “İslam'da kadın konusunu değerlendirebilmek için İslam öncesinde kadının konumunu bilmek ve iyi anlamak gerekmektedir” diyen Fidan Hanım kadınla ilgili birtakım aşağılayıcı tutumların sadece müşrik Arap topluluğunda değil farklı dinlere mensup farklı kavimlerde de görüldüğünün altını çiziyor.
31 Aralık 2013 Salı 11:25
 Bu Haberi Paylaş
Elif Yüksek / Nisanur Dergisi

Dergimizin üçüncü yılına girdiği bu sayıda sizler için İlahiyatçı-Yazar Fidan Orhan Hanımefendi ile ‘Kadın ve Hadis’ çerçevesinde röportaj yaptık. “İslam'da kadın konusunu değerlendirebilmek için İslam öncesinde kadının konumunu bilmek ve iyi anlamak gerekmektedir” diyen Fidan Hanım kadınla ilgili birtakım aşağılayıcı tutumların sadece müşrik Arap topluluğunda değil farklı dinlere mensup farklı kavimlerde de görüldüğünün altını çiziyor.

Kadın ve erkeğin Allah katında kul olarak aynı yer ve değerde olduğunu dile getiren Orhan “Dinin getirdiği hak ve yükümlülükler hususunda, kadın ve erkeğin yaratılışının farklı olmasından dolayı yerine göre bazı artı ve eksiler olabilir” açıklamasında bulunuyor. Türkiye olarak üniversite öğrencilerinin ve akademisyenlerin en büyük eksikliğinin yabancı dil alanında olduğunu belirten Orhan “Bu yüzden gençlerimize özellikle kendilerini dil alanında geliştirmelerini tavsiye ediyoruz” diyor. Sizleri röportajımızla baş başa bırakıyoruz…

Fidan Hanım, öncelikle okuyucularımız sizi tanısın istiyorum. Kendinizi kısaca tanıtır mısınız?

1986 yılında Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesinde doğdum. 2006 yılında Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun oldum. 2009 yılında aynı üniversitede 'İbn İshak ve es-Sȋret'inde Yer Alan Hadislerin Tahrici' konulu tezimle yüksek lisansını tamamladım. Şuan Dicle Üniversite'sinde hadis alanında doktora yapmaktayım. Evliyim ve iki çocuğum var. 2007 yılından beridir de Kur'an kursu öğreticisi olarak görev yapmaktayım…

“HZ. PEYGAMBER (SAV), KADININ İSLAM'DAKİ YERİNİ NET OLARAK ORTAYA KOYMUŞTUR”

Hadis penceresinden “İslam’da Kadın” konusunu değerlendirir misiniz?

'İslam'da kadın' konusunu değerlendirebilmek için İslam öncesinde kadının konumunu bilmek ve iyi anlamak gerekmektedir. Dolayısıyla Hz. Peygamber (SAV)'in, kadınla ve kadının değeriyle ilgili sözlerini zikrettiği dönemde, genel olarak kadına bir insan olarak değer vermeyen, kendilerine kız çocukları olduğu söylenilince öfke ve utanç duyan; kimi zaman kız çocuklarını diri diri toprağa gömen bir topluluğun yaşadığını unutmamak söz konusu hadisleri daha iyi kavramamızı sağlayacaktır. Üstelik bahsettiğimiz kadınla ilgili bu aşağılayıcı tutum sadece müşrik Arap topluluğunda yaşanmamakta; farklı dinlere mensup farklı kavimlerde de görülmektedir.

Örneğin kaynaklarda, Yahudi erkeğinin, her sabah kadın olarak yaratılmadığı için Allah'a şükrettiği; Hristiyan inanışında Havva'nın Âdem için yaratıldığı; bir dönem kadının ruhunun olup olmadığı gibi tartışmaların yaşandığı yazılmaktadır. Hz. Peygamber (SAV)'in böyle bir dönemde kadınla ilgili söz ve davranışları ise Kur'an ayetleriyle örtüşecek şekilde kadının da erkek gibi Allah'ın yeryüzündeki halifesi olarak yaratıldığı, erkek gibi onun da bir takım hak ve sorumluluklarının olduğu, hak ve sorumluluklarının konulmasında kadının yaratılışına uygunluğun göz önünde bulundurulduğunu ortaya konulmaktadır.

“Kadınlar yaratılışta erkeklerin benzerleridir.” (Ebu Dȃvud)

“Sizin en hayırlınız hanımlarına karşı en iyi davrananlarınızdır.” (Tirmizi)

“Kadınlar, Allah'ın emanetidir. Onların haklarına riayet etme konusunda Allah'tan sakının.” (Tirmizi)

“Sizin kadınlar üzerinde hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır” (Buhari, Müslim) gibi hadis-i şerifler Hz. Peygamber'in bu konudaki sözlerine örnek verilebilir.

Resulullah (SAV), üç kız çocuğunu güzelce yetiştirip büyüten anne-babanın cennetlik olacağını söylemiş; bir sahabe gelip “Ya Resulullah, kendisine en iyi davranmam gereken kimdir” diye sorunca “annen, annen, annen” diye cevap vermiştir. (Buhari, Müslim)

Bütün bu hadisleri dikkatlice düşündüğümüzde Hz. Peygamber'in; çocuk, evlat, hanım, anne ve kul olarak İslam'da kadının yerini net olarak ortaya koyduğunu söyleyebiliriz.

“SAHABE KADINLAR, İSLAM UĞRUNA FEDAKÂRLIK KONUSUNDA ERKEKLERDEN GERİ DURMAMIŞTIR”

Peki, Peygamber Efendimizin ‘kadın-erkek eşitliği’ne yaklaşımı noktasında neler söylenebilir?
...

RÖPORTAJIN TÜMÜNÜ OKUMAK İÇİN TIKLAYIN!
 

  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Toplam (0) adet yorum eklenmiştir.
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
ALINTI YAZARLAR
Diğer Yazarlar

SON YORUMLAR