Binali Yýldýrým'dan af açýklamasý: Cumhurbaþkanýmýz kapýlarý kapatmadý!
Karakter boyutu :
Metni küçült
Metni büyüt
Binali Yýldýrým'dan af açýklamasý: Cumhurbaþkanýmýz kapýlarý kapatmadý!
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Baþkaný Binali Yýldýrým, af konusuyla ilgili açýklamalarda bulundu. Yýldýrým, "Cumhurbaþkanýmýz af konusunda kapýlarý kapatmadý" dedi.
27 Eylül 2018 Perşembe 16:50
 Bu Haberi Paylaş




Özbekistan dönüþü gazetecilerin sorularýný yanýtlayan TBMM Baþkaný Binali Yýldýrým; MHP'nin af teklifi, Türkiye ile ABD arasýndaki iliþkiler, Türkiye'nin BM'de reform olmasý yönündeki önerileri ve Cumhurbaþkanlýðý hükümet sisteminin iþleyiþi gibi konu baþlýklarý üzerinden çarpýcý açýklamalarda bulundu.

Ýþte TBMM Baþkaný Yýldýrým'ýn açýklamalarýndan öne çýkanlar:

MHP'NÝN AF TEKLÝFÝ

Doðrusu benim Meclis Baþkaný olarak yapacaðým; Meclis'e gelen bu af teklifini diðer kanun teklifleri gibi ilgili komisyonlara göndermek. Ondan sonrasý partilerin kararýdýr. Ýþte müzakere olacak, uzlaþýlacak yahut uzlaþýlmayacak, bir þekilde iþ bir noktaya gelecek. Yani detaylarýna girdikçe belki bazý düzeltmelerle yeni bir þekil verilip yol alýnabilir. Bunlar tamamen varsayýmlar.
Afla ilgili Sayýn Cumhurbaþkanýmýz kapýlarý bu sefer kapatmýþ gibi gözükmüyor. Biliyorsunuz geçmiþte yapýlan aflarda kapsam çok geniþlemiþ. Çok geniþleyince kamu vicdaný rahatsýz olmuþ, beklenen fayda saðlanamamýþ. Burada belki bu detaylara çok daha dikkat etmekte yarar var. Ýþte organize suçlar, þunlar-bunlar, yani onlarýn sýnýrý nereden çizilecek, onlara bakmak gerek.


CUMHURBA?KANLIÐI HÜKÜMET SÝSTEMÝ

16 Nisan referandumu, akabinde yapýlan 24 Haziran seçimleri Türkiye'de 95 yýllýk yönetim sistemini, yönetim anlayýþýný deðiþtirdi. 95 yýllýk oturmuþ bir deðiþimi 95 günde hazmedip gerçek mecrasýna getirmek kolay deðil. Yeni sistem uygulamalarla öðrenilip tekâmül edecek bir sistem.
Zaman zaman hata da yapýlacak, hatalardan doðrusu öðrenilecek ve devam edilecek. Çünkü daha önce biz zaten bu sistemin kampanyasýný yaparken de en çok zorlandýðýmýz þey sistemi anlatýrken oldu. Niye? Hayýrcýlar, elde bir sistem var, elle tutuluyor, her þeyi biliniyor, iþte nasýl yapýlýyor, nasýl ediliyor, yani ellerini-parmaklarýný bala daldýrýp aðzýna alýyor, "bal tatlý" diyor. Biz kavanozun dýþýndan elimizle sývazlýyoruz, "ya bu bal güzel, bunu alýn" diyoruz; böyle bir zorlukla kampanya yaptýk. Ama muvaffak olduk, vatandaþ itimat etti, kabul etti.


?imdi ne oldu 24 Haziran'da hatýrlatayým. Bir; iki tane millet iradesi oluþtu. Birinci irade; icra. Diyor ki; ben artýk ülkeyi kim yönetecek, bu kararý Meclis'e býrakmýyorum önceki sistemdeki gibi, kendim karar veriyorum. Verdi mi? Seçti Cumhurbaþkanýný. Bu tarafta da diyor ki; yasamayý da ben belirleyeceðim. Yasamayý da seçti. Ne oldu? Ýki tane erk var. Bu iki erkin alanlarý da tanýmlanmýþ. Nedir? Birisi; yürütme. Yani memleketin günlük iþlerini yapacak, yýllýk iþlerini yapacak, ekonomisi, eðitimi, saðlýðý, ulaþýmý, vatandaþýn A'dan Z'ye neye ihtiyacý varsa hepsini görecek. Biri de Meclis, Meclis ne yapacak? Meclis de, eðer Cumhurbaþkanlýðý kararnameleriyle icraatýnda zorlandýðý iþler varsa bunlar için kanun yapacak ve kanunlar teklif þeklinde yapýlacak. Eskiden ne oluyordu? Aslýnda Parlamento Hükümet'in vesayetinde çalýþan bir organdý; Hükümet bir þey gönderiyorsa çýkýyor, çýkmasýn dediði bir þey varsa çýkmýyordu. Bu sistemin gereði böyleydi, kimin iktidarda olduðunun önemi yok. ?imdi bunun deðiþmesi umut ediliyor, bekleniyor, deðiþmesi gerekir. Milletvekili yürütmeden baðýmsýz olarak teklifler verecekler. Ama bu teklifler de tabii iþlerin yürümesi deðil de iþlerin çýkmaza sokmasýna hizmet ediyorsa, orada da bir yanlýþ var demektir. O teklifler bütün partiler arasýnda müzakere edilecek, deðerlendirilecek, ya yol verilecek ya da verilmeyecek. Yani aslýnda Parlamento'nun bu anlamda bir gücü, kendi gücünü artýrmýþ oluyor yasamayla birlikte. Denetim faaliyetleri de yapýyor.

?imdi Meclis'e düþen bir baþka görev ne var? Parlamenter diplomasi. Yani hükümetler her þeyi tek baþýna yapamaz. Ýþte ne yapýyor Amerika, bize uyguladýðý kýsýtlamalar için Kongre'yi kullanýyor. Kongre üzerinden geliyor, "ben ne yapayým, karar aldýlar ben de uygulayacaðým" gibi bir savunma içine giriyor. Bu benzer þekilde biz parlamenter diplomasiyi, hatta parlamenter demokrasiyi de güçlendirecek adýmlar atabiliriz. Denetimleri yaparýz, toplumun, ülkenin herkese mal olmuþ sorunlarý var, bu sorunlarýn üzerine gidilir, bunlarla ilgili adýmlar atýlýr, kararlar verilir. Uluslararasý anlaþmalar imzalanýr, onaylanýr. Yani Parlamento'nun aslýnda yapacaðý çok iþ var.

TÜRKÝYE - ABD ÝLÝ?KÝLERÝ

Amerika Birleþik Devletleri'ne de bütün dünyanýn gözü önünde, "Bu FETÖ iþi kardeþim, hala burada niye umursamaz davranýyorsunuz? Bu adam Türkiye'de darbe yapmaya çalýþtý, þu kadar insanýn ölümüne sebep oldu." dedik hala kýlýný kýpýrdatmýyor Amerika. Ondan sonra da diyor ki, "ya Türkiye niye bize þaþý bakýyor?" Türkiye bakmýyor, Türk milleti bakýyor. Amerika eðer Türkiye'yi kazanmak istiyorsa, adým atmasý gereken 3 konu var.
Bir tanesi, Amerika yönetimi hakkýnda Türk kamuoyunun yüzde 85'i olumsuz düþünüyor. Bu darbenin arkasýnda, FETÖ'ye bir þey yapýlmadýðýný düþündükçe, bunlar yapmadýðýna göre arkasýnda bir þey var, bir parmaklarý var. Bu algý yaygýn mý Türkiye'de? Yaygýn. Bir kere bunu düzeltmek için FETÖ ile ilgili en azýndan demeleri lazým ki, "biz iþlem baþlattýk, soruþturma yapýyoruz, mahkeme edeceðiz veya þartlarýný kýsýtlýyoruz." Adam krallar gibi, istediði gazeteyi çaðýrýyor, istediði televizyonu çaðýrýyor, adamlarý senatörlerle, Temsilciler Meclisiyle, herkesle haþýr neþir, içli dýþlý.


Ýki; Amerika'nýn behemehal YPG, PYD, PKK unsurlarýyla DEA? da artýk bittiðine göre iliþkiyi kesmesi lazým. Dostunu ve düþmanýný artýk açýk bir þekilde ortaya koymasý lazým. DEA?'la mücadele ederken biz dedik ki, "ya ne yapýyorsun, terör örgütüyle baþka terör örgütü mücadelesi yapýlýr mý? Bundan vazgeç." O zaman bize dediler ki, "bu bir mecburiyet, bu bir tercih deðil, iþimiz bitince býrakacaðýz." Böyle bir þey var mý? Orada Fýrat'ýn doðusundan ta Sincar'a kadar adam akýllý iþte tahkim oluyorlar, üsler kuruyorlar, oradaki terör gruplarýný eðitiyorlar vesaire. Bu ikinci büyük problemimiz.

Üçüncü büyük problemimiz de, bu FETÖ iþini, Halk Bankasý iþini, Hakan Atilla iþini ve diðer sýradakileri… Bunlarla ilgili yeni bir sayfa açmak gerekiyor.
Yani þimdi Amerika, Hakan Atilla Davasý'ný izledik, hokkabazlýk. Kendi ülkesinde olunca hukuk iþliyor, Amerika hukuk devleti. Türkiye'de olunca, Amerika, "Türkiye'de hukuk devleti yok, bizim adamlarýmýz tutsak" filan gibi laflar ediyor. Bunlar kabul edilebilir þeyler deðil. Evrensel hukukun kurallarý her ülke için geçerlidir. Güçlünün haklý olduðu deðil, haklýnýn güçlü olduðu bir dünya istiyorsak, burada her ülke ne kadar güçlü olursa olsun veya her ülke ne kadar zayýf olursa olsun, mesele hükümranlýk haklarýna, egemenlik haklarýna geldiði zaman, karþýsýndaki ülkenin büyüklüðüne hiç dikkat etmez. Yani Amerika bizim bayraðýmýza, bizim topraðýmýza karþý husumet gösterirse, "ya bu adama bulaþmayalým, bunlarla uðraþmayalým" diyen bir Türk evladý görebilir misiniz? Göremezsiniz, çünkü biz bedel ödedik buralar için, çok büyük bedel ödedik. Yani Cumhurbaþkaný genel anlamda müzmin hale gelmiþ sorunlar için bir kez daha dünyanýn dikkatini çekti.


En büyük hassasiyetlerimizden olan, Fýrat'ýn doðusundaki 700 kilometrelik hududumuz boyunca bir terör yapýlanmasý var, buna karþý tedbir almamýz gerekiyor. Amerika eðer bizim NATO ortaðýmýzsa, unutmamalý ki o sýnýr NATO'nun sýnýrýdýr.
Sadece burada yapacaðý iþ birliði Türkiye'nin hayrýna deðil, ayný zamanda NATO'nun da güvenliði için gerekli.


BM'DE REFORM ÖNERÝSÝ

1985'ten bu yana "Birleþmiþ Milletler'in Güvenlik Konseyi'nin yapýsýnda deðiþiklik gerekir" diye herkes söylüyor. 35 yýla yaklaþmýþ, deðiþen bir þey yok. Bu ne oluyor? Birleþmiþ Milletler'in küresel sorunlara çözüm üretmede ne kadar yetersiz kaldýðýný ortaya koyuyor, Teþkilatýn güvenilirliði, yaptýrým gücünün olmadýðýný ortaya koyuyor. Neden? Çünkü Birleþmiþ Milletler dediðiniz kuruluþ ülkelerin verdiði paralarla ayakta duran bir kuruluþ. En büyük parayý kim veriyor? Daimi üyeler. Daimi üyeler de diyor ki, parayý veren düdüðü çalar. Bunun charter'ýnda (tüzük) zaten onlara bir hak verilmiþ, öyle bir hak verilmiþ ki, bunlar 5'inin birden rýza göstermediði hiçbir þeyin uygulanma þansý yok. BM'nin kurulduðu 1945 yýlýnda Dünya farklýydý. Ýkinci Cihan Harbi bitmiþ, bütün ülkelerde insanlar artýk bütün varýný yoðunu, kaynaklarýný bir kýsmý kaybetmiþ, bir kýsmý savaþ galibi olarak büyük bir avantaj yakalamýþ, yýllar geçince geliþmiþ ülkeler lehine, savaþ kazanan ülkeler lehine mesafe çok açýlmýþ.

Dolayýsýyla soðuk savaþ döneminde iþte iki kutuplu dünya bir müddet birbirini dengelemiþ, ama 90'lý yýllarýn baþýnda o denge de kaybolmuþ vaziyette. Hal böyle olunca, bölgesel sorunlar azalmýyor, artýyor. Dünyada yaklaþýk 70 milyon mülteci var. Yani 194 ülkenin demek ki 74 milyon nüfusu olan kaç ülke var? Yaklaþýk 20. Son büyük ülke de mülteciler ülkesi haline gelmiþ. Neden çözüm üretilemiyor? Bu 5 biraderlerin olaylara kýsa vadeli ülke çýkarlarý ile baktýklarý için. Halbuki uzun vadeli ve küresel barýþ, refah ve ülkeler arasýndaki uçurumu gidermeye yönelik hiçbir programlarý yok.

?imdi Cumhurbaþkanýmýz da orada aslýnda bu büyük ülkelere bunu söylemiyor, bu iþin faturasýný ödeyen ülkelere diyor ki, ey kardeþim, bakýn bu yapý sürdürülebilir bir yapý deðildir, bu Birleþmiþ Milletler sorunlara çare üretemiyor, bunlar 5 ülkenin bir anlamda hedeflerini, eylem planlarýný gerçekleþtirmek için kullandýklarý bir platforma dönüþmüþ. Bazen doðrudan yapýyorlar, bazen de iþte ayýp olmasýn, iç kamuoyu, dýþ kamuoyu deðil, iç kamuoyunun tepkisini sönümlemek için Birleþmiþ Milletler mekanizmasýný kullanýyor, böyle bir durum var.

Ýþte Filistin sorunu yýllardan beri, 48'ten beri çözülemiyor. Yani olan biten bir tarafa býrakýlýyor, sanki Amerikan Baþkaný çýkýyor diyor ki, "herkes Ýsrail'e düþmanlýk ediyor" , "Ýsrail'in ne günahý var" demeye getiriyor. Sanki Ýsrail bölgede baský altýnda, maðdur, mazlum, Filistinliler onlarýn canýný okuyor ve Ýsrail'i savunuyor, bütün dünyanýn önünde savunabiliyor Ýsrail yönetimini. Yani bunu hangi mazlum, maðdur milletlerin halkýna anlatacaksýn? Mümkün deðil. Dolayýsýyla bu ayrýmcýlýk, dýþlama gittikçe küresel barýþý, istikrarý saðlayacaðýna buradan uzaklaþmaya sebep oluyor, iþin özü o. Cumhurbaþkanýmýz bu konulara muhatap, bunun bedelini ödeyen ülkelere ve oranýn halklarýna orada hitap etti.
  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Toplam (0) adet yorum eklenmiştir.


EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ

ALINTI YAZARLAR
Diğer Yazarlar

SON YORUMLAR