???ocuk Arkadaþa Deðil Ebeveyne Ýhtiyaç Duyar?
Karakter boyutu :
Metni küçült
Metni büyüt
???ocuk Arkadaþa Deðil Ebeveyne Ýhtiyaç Duyar?
Bu ay siz kýymetli okurlarýmýz için Psikolojik Danýþman Hanife Okutan Hanýmefendi ile röportaj yaptýk. ?ocukta ahlaki geliþim üzerinde yoðunlaþtýðýmýz söyleþimizde, bir anne olarak kadýna düþen sorumluluða özellikle dikkat çeken Hanife Haným ??Pozitif davranýþa vurgu yaparsak pozitifi, negatif davranýþa vurgu yaparsak negatifi büyütürüz? açýklamasýnda bulunuyor?
30 Ocak 2014 Perşembe 11:26
 Bu Haberi Paylaş


Bu ay siz kýymetli okurlarýmýz için Psikolojik Danýþman Hanife Okutan Hanýmefendi ile röportaj yaptýk. Çocukta ahlaki geliþim üzerinde yoðunlaþtýðýmýz söyleþimizde, bir anne olarak kadýna düþen sorumluluða özellikle dikkat çeken Hanife Haným “Pozitif davranýþa vurgu yaparsak pozitifi, negatif davranýþa vurgu yaparsak negatifi büyütürüz” açýklamasýnda bulunuyor…

Annenin aldýðý tutumun çocuðun gelecekteki güven-güvensizlik- sevgi gibi temel duygularýný etkilediðinin altýný çizen Okutan; “Bu sebeple annenin daha doðumdan itibaren çocuðun yapýlan her hareketi bir sünger gibi emeceði, zihnine kaydedeceði bilinciyle hareket etmesi gerekir” hakikatine dikkat çekiyor.

Öte yandan ahlaki kurallarýn temel ve insana özgü olduðu vurgusunu yapan Hanife Haným, bilhassa annelerin çocuklarýný terbiye ederken cinsiyet temelinden ziyade ‘insan’ olma baðlamýnda deðerlendirmede bulunmalarý gerektiðini belirtiyor. Sizleri söyleþimizle baþ baþa býrakýyor, faydalý olmasýný temenni ediyoruz…

Hanife Haným, öncelikle sizi daha yakýndan tanýyalým istiyorum. Bize kendinizi tanýtýr, çalýþmalarýnýzdan bahseder misiniz?

1976 Ýstanbul doðumluyum. Ýki kýz çocuðu annesiyim. Psikolojik danýþmaným. Danýþmanlýk hizmetinin yaný sýra çeþitli eðitim kurumlarýnda ve belediyelerin kültür merkezlerinde aile/çocuk eksenli eðitim seminerleri veriyorum. Ayrýca bir anaokulum var. Anaokulumuzda çocuklarýmýzýn psikolojik, zihinsel ve sosyal geliþimine katkýda bulunabilmek için okul-aile iþbirliði içinde eðitimlerini sürdürüyoruz.



“BEBEKLER ETRAFINDA OLANA BÝTENE DUYARLIDIRLAR”

Baþarýlar dileyerek sormak istiyorum. Ebeveynler, çocuklarýnýn ahlaki eðitimleri için hangi zaman aralýðýný özellikle deðerlendirmeli ve bunun için nelere dikkat etmeli?

Çocuk eðitimi uzun ve zorlu bir süreçtir. Çocuðun ahlak eðitimi de aslýnda doðumuyla birlikte baþlamalýdýr. Artýk çoðumuz bebeklerin daha anne karnýnda bile ortamýn gerginliði ya da anne-babanýn kavgalý olup olmamasýndan etkilendiðini biliyoruz. Dolayýsýyla geçmiþ yýllarda insanýn doðumunda boþ bir levha (Tabula Rasa) olduðu düþüncesi artýk itibar görmemektedir. Bebekler bu manada etrafýnda olana bitene duyarlýdýrlar.

Bir bebek en fazla korunmaya ve bakýma muhtaçtýr. Bu bakýmýn niteliði son derece önemlidir. Bebeðin annesiyle kurduðu o ilk iliþkinin, þefkatli ve sevgi dolu olmasý atýlacak ilk adýmdýr. Bebeðin ihtiyaçlarýnýn nasýl karþýlandýðý, bu ihtiyaçlarý giderirken annenin aldýðý tutum; çocuðun gelecekteki güven- güvensizlik- sevgi gibi temel duygularýný etkilemektedir.
Bu sebeple annenin daha doðumdan itibaren çocuðun yapýlan her hareketi bir sünger gibi emeceði, zihnine kaydedeceði bilinciyle hareket etmesi gerekir.

“AHLAKÝ EÐÝTÝMÝN TEMELÝNDE SEVGÝ VE ?EFKAT OLMALIDIR”

Evde ve gözlemleyebildiði her alanda çocuðunu kollamaya çalýþan annenin, çocuðunu eðitim çatýsý altýna vermesi durumunda -bilhassa ahlaki açýdan- geliþiminin saðlýðý için nasýl bir metot uygulamasý lazým?

Çocuðun ahlak eðitiminde en mühim kaynaklardan birisi de okuldur. Ahlak eðitiminde temelin evde atýldýðý buna iliþkin sonuçlarýn da okulda görüldüðü bir gerçektir. Okul ve öðretmen, çocuðun ahlaki eðitiminde hayati derecede önemli bir yere sahiptir. Aileye düþen ilk görev okul seçiminde ve mümkünse öðretmen seçiminde titiz davranmasýdýr. Çocuk, eðitim yuvasýna yerleþtirildikten sonra ise okul ve aile iþbirliðine önem vererek okul ziyaretleri, öðretmen görüþmeleri ve çocuðun okuldaki durumu mutlaka takip edilmelidir.

Aile, ayrýca ahlak eðitiminde saðlýklý bir geliþim olabilmesi için belli hususlara mutlaka dikkat etmelidir. Öncelikle saðlýklý bir iletiþim ortamýnýn hazýrlanmasý elzemdir. Temelinde sevgi ve þefkatin hâkim olduðu, istenilen davranýþlar için açýklama yapýldýðý, çocuðun istek ve ihtiyaçlarýnýn dinlendiði, dengeli bir disiplinin saðlandýðý aile ortamý en temel þarttýr. Ve her þeyden önce aile çocuðu için iyi bir örnek olmalýdýr. Çocuklarýmýz için söylediklerimizden çok davranýþlarýmýzýn önemli olduðunu, söylediklerimizi deðil gördüklerini yaptýklarýný unutmamalýyýz.

Anne-babanýn, eðitim hususunda ortak hareket etmesi ve tutarlý olmalarý da bir o kadar önemlidir. Anne-babanýn ortak hareket etmemesi, ayný konuda farklý metotlar uygulamasý doðru sonuç almayý olumsuz yönde etkiler. Çocuk neyin doðru neyin yanlýþ olduðunu öðrenemez. Kafa karýþýklýðý yaþar.

Önemli bir baþka nokta da çocuðun olumsuz davranýþlarýna vurgu yapmaktansa olumlu davranýþlarýný öne çýkarma gerekliliðidir. Israrla hatalarýna vurgu yapýlan; iyi davranýþlarý görmezden gelinen çocuk, doðru davranýþý sürdürmez fakat yanlýþ davranýþý da bu oranda artar. Çocuk bu manada güzel ve iyi davranýþlar için teþvik görmelidir.

Dikkat edilmesi gereken nokta neye vurgu yaparsak onun artacaðýdýr. Pozitif davranýþa vurgu yaparsak pozitifi, negatif davranýþa vurgu yaparsak negatifi büyütürüz.

Tüm bu anlattýklarýmýzý uygularken ise çocuðun geliþim dönemi özellikleri dikkate alýnmalý, çocuðun yaþýndan büyük beklenti içine girilmemelidir. Çocuðun yaþýna uygun makul istekler, makul kurallar koyulmalýdýr.

Ben bu noktada Peygamber Efendimiz (SAV)’in çocuklara yaklaþýmýndan bir örnek vermek istiyorum.

Üç-beþ çocuk bir arada oyun oynarlarken ezan okunuyor ve çocuklardan biri ezan hakkýnda kötü konuþmalar yapýyor. Oradan geçmekte olan Peygamberimiz bu olaya þahit oluyor. Çocuðun yanýna yaklaþýyor ve önce saçýný okþayýp daha sonra “Duydum ki senin sesin çok güzelmiþ, bundan sonra bize sen ezan okur musun?” diye soruyor.

Bu durum beni her zaman çok etkilemiþtir. Hepimiz kendimize bir soralým. Bizim çocuðumuz böyle bir davranýþta bulunduðunda nasýl bir tepki gösteririz? Seminerlerimde konu denk geldiðinde hep anlatýrým ve sorarým; “Siz olsanýz nasýl davranýrdýnýz?” En hafif tepki bile çocuða bunun yanlýþlýðýný ifade etmek þeklinde oluyor. Tabii hiç arzu edilmeyen bir þekilde ‘tokat atarým’ diyen bile çýkabiliyor. Hâlbuki baþta da vurguladýðýmýz gibi ahlaki eðitimin temelinde sevgi ve þefkat olmalýdýr.

Bu yaklaþýmda çocuða davranýþýyla ilgili hiçbir vurgu yapýlmadan, çocuðun güzel bir özelliði öne çýkarýlarak hoþ olmayan davranýþ görmezden gelinmiþtir. Elbette biz de bu örnekten yola çýkarak özellikle hassas olan ahlak eðitimi konusunda doðru yaklaþýmý Peygamber Efendimiz’in hayatýnda bizzat örneðiyle müþahede etmiþ oluyoruz.



“AHLAKÝ KURALLAR TEMELDÝR VE ÝNSANA ÖZGÜDÜR”

Bilirsiniz, anneler eðitim konusunda genellikle kýz-erkek ayrýmý yaparlar. Bunu ‘ahlak’ noktasýnda da bariz bir þekilde görebiliyoruz. Bu durumu nasýl deðerlendiriyorsunuz?

Maalesef ülkemizde özellikle ahlak konusunda kýz çocuðuna ve erkek çocuðuna farklý ahlak anlayýþlarý çerçevesinde yaklaþýldýðýný görüyoruz. Hâlbuki ahlaki kurallar temeldir ve insana özgüdür. Cinsiyet temelinden ziyade “insan” olma baðlamýnda deðerlendirilmelidir.

Özellikle ülkemizde kýz çocuðu için kabul görmeyen davranýþlarýn erkek çocuðu için bir övünç meselesi ya da hoþgörü gösterilmesi gereken bir davranýþ olarak görüldüðü bir gerçektir. Bu ayrým hayatýn her alanýnda karþýmýza çýkmaktadýr. Hatta iþ o noktaya varmaktadýr ki bu ayrýmdan kaynaklý; erkek çocuklarý yetiþkin olduklarýnda kadýnlarý bir nevi sahibi/malý gibi algýlayýp istemedikleri bir durumla karþýlaþtýklarýnda abla, kardeþ ya da eþin canýna bile kýyabilmektedir. Bu noktada ailelere düþen görev, temel ahlaki kurallarýn çocuklara “insan” olma temelinde öðretilmesi gerektiðidir.

“ÇOCUK ARKADA?A DEÐÝL EBEVEYNE ÝHTÝYAÇ DUYAR”

Günümüz toplumunda anne-babasýna yeterince saygý duymayan ve onlarý olmasý gereken konumda tutmayan bir ‘çocuk’ portresi yaygýn. Bunun temelinde yatan etken sizce nedir?

Evet, söylediðiniz gibi son yýllarda çocuðun merkezde olduðu, anne-babanýn ebeveyn olarak yeterince saygý görmediði ve çocuklarýn bir nevi ailenin yeni kral/kraliçeleri olduðu aile modelleri yaygýn. Bana göre bunun temelinde ebeveynlerin doðru ebeveynliðe iliþkin yanlýþ kanaatleri yatýyor. Yani anne-baba “Ben çocuðuma; annemin, babamýn bana davrandýðý gibi davranmayacaðým” diyerek gereðinden fazla bir özgürlük alaný sunmaktadýrlar. Hâlbuki çocuk, yaþa uygun bazý kurallarýn var olduðu; kendini güvende hissetmesini saðlayacak bir ortam görmek ister.

Anne-babanýn ebeveyn deðil de arkadaþ gibi görüldüðü ortamda çocuk kendini güvende hissedemez. Çocuk, arkadaþa deðil ebeveyne ihtiyaç duyar. Zaten eðitim ortamýnda yeterince arkadaþý vardýr. Bu þekildeki ailelerde çocuk, anne-babaya saygý da duymaz. Bunun için temelinde sevginin olduðu saðlýklý bir disiplin ortamý tesis edilmelidir. Ebeveyn, ebeveyn gibi davranmalý; çocuðu için bir rehber olduðunu unutmamalýdýr.

“TUTARLILIK, ÇOCUK EÐÝTÝMÝNDE HAYATÝ BÝR ÖNEME SAHÝPTÝR”

Bu noktada bir anne olarak kadýn ne yapabilir peki? Özellikle yaptýðý takdirde babanýn rolüne de katký saðlayabileceði bir etkileþimden söz edebilir miyiz?

Anne olarak kadýn, babanýn ‘baba’ rolünü benimsediðini, bir eþ olarak saygýsýný muhafaza ettiðini, onun fikirlerine deðer verdiðini ve önem gösterdiðini davranýþlarý yoluyla çocuða da hissettirmelidir. Yani kadýn bir eþ olarak eþine saygýsýný, ilgisini, deðerini göstermiyor ise elbette ki bunu çocuk da fark edecektir. Anne-babanýn birbirine saygý duymadýðý bir ortamda çocuðun da saygýyý öðrenmesi beklenilemez. Bu noktada aktif olarak çiftlerin birbirine gösterdiði tutum çocuðun saygý anlayýþýný da etkileyecektir. Yaný sýra anne, eþiyle eðitim konusunda ortak bir tutum içerisinde olmalý; anlaþmazlýða düþtükleri noktada bunu ayrýca gündeme getirip çocuðun dýþýnda konuþmalýdýrlar.

Elbette anlaþmazlýða düþtükleri nokta olabilir fakat bu asla çocuðun gözü önünde tartýþýlmamalýdýr. Tutarlýlýk, çocuk eðitiminde hayati bir öneme sahiptir.

“KENDÝSÝNDEN MÜKEMMEL SONUÇLAR BEKLEMEK ÇOCUÐU YORAR”

Peki, çocuðunu tembellik ve uyuþukluktan beri tutma adýna bilhassa annelere ne gibi görevler düþüyor?

Öncelikle sorun doðru tespit edilmeli ve kaynaðýna inilmelidir. Nedenler doðru tespit edilirse çözüm o kadar kolay olur. Çocuðun bir saðlýk problemi olup olmadýðý tam olarak öðrenildikten sonra çocuða yaþýna uygun küçük sorumluluklar verilerek iþe baþlanýlabilir. Çocuðun baþarýlarý ödüllendirilerek motivasyonu artýrýlabilir.

Çocuðumuzdan yaþýndan ve kapasitesinden yüksek beklenti içine girmek, mükemmel sonuçlar beklemek çocuðu yorar. Ve o yüksek beklentiler için yapabileceðini bile yapmaktan vazgeçer. Çocuðu eleþtirmek, aþaðýlamak da çocuðun davranýþýný deðiþtirmez. Tam tersi olarak çocuk daha fazla bu davranýþý göstermeye devam eder.

Ayrýca ebeveynlerin yaptýðý bir baþka hata da çocuðun bizzat kendi sorumluluðu olan alanlarý doðru tespit edemeyip çocuk adýna kendileri yapmasýdýr. Çocuðun adýna çocuðun sorumluluklarýný siz yerine getirirseniz çocuk da kendi sorumluluðunu almayacaktýr.

Daha küçük yaþlardan itibaren haklarý ile birlikte sorumluluklarýný da yaþýna uygun artýrarak baðýmsýz bir kiþilik geliþtirmesi, sorumluluk bilinci geliþmiþ bir birey olmasý saðlanmalýdýr.



Son olarak sizi etkileyen unutamadýðýnýz bir anýnýzý bizimle paylaþýr mýsýnýz?

Unutamadýðým bir aným olarak çocuklarýmýn doðumunu söyleyebilirim. Özellikle küçük kýzýmýn, doðumun hemen akabinde kafasýný saða sola çevirip direkt bir temasla gözlerime bakmasý beni oldukça þaþýrtmýþtý. Oldukça bilinçli ve etkileyici bakýþlardý. Zannediyorum çoðu anne için de unutulmayacak anýlar içinde evlatlarýnýn doðumu ilk sýralardadýr.

Bize vakit ayýrdýðýnýz için teþekkür ederiz…

Ben teþekkür ediyorum. Çalýþmalarýnýzda baþarýlar diliyorum.

 

Röportaj: Elif Yüksek / Nisanur Dergisi – Ocak 2014 (26. Sayý)


   

 
  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Toplam (0) adet yorum eklenmiştir.


EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ

ALINTI YAZARLAR
Diğer Yazarlar

SON YORUMLAR