Diline Yabancýlaþtýrýlan Toplum: Kürdler
Karakter boyutu :
Metni küçült
Metni büyüt
Diline Yabancýlaþtýrýlan Toplum: Kürdler
Araþtýrmacý Yazar Abdulkadir Turan kadim toplumlarýn; kültürlerini, dillerini ve inançlarýyla varlýklarýný koruduðuna dikkat çekerek, Kürdler'in yaþadýklarý coðrafyalarda varlýklarýný sürdürebilmelerinin en temel yolunun dillerini ve kültürlerini yaþatmalarýna baðlý olduðunu ifade etti.
21 Şubat 2014 Cuma 10:33
 Bu Haberi Paylaş
Araþtýrmacý Yazar Abdulkadir Turan, Kürdistan da yaþayan Kürd toplumun da yýllarca zulüm altýnda asimilasyon, inkâr ve yozlaþtýrma politikalarýyla karþý karþýya kaldýðýna vurgu yaparak, dört parçaya bölünmüþ Kürdistan da adeta bir toplumun dünya üzerinden silinmeye çalýþýlmasýna þahit olduðunu söyledi.

Konu ile ilgili olarak Doðruhaber Gazetesi’nýn sorularýný yanýtlayan Araþtýrmacý Yazar Abdulkadir Turan, “Kadim toplumlar kültürleri, dilleri ve inançlarýyla varlýklarýný korumuþ, yaþadýklarý coðrafyalarda hâkimiyetleri sürdürebilmiþlerdir.” Dedi.

Tarihten bu yana materyalist / kapitalist zihniyetlerin, toplumlarý pasifize etmek, tarih sahnesinden silmek ve özlerinden koparýp bedenen olmazsa bile ruhen köleleþtirmek için kullandýklarý en önemli silahlarý da þöyle sýraladý;

-Kültürel yönden yozlaþtýrmak,

-Toplumlarýn varlýklarýný sürdürmelerinin temel dinamiklerinden biri olan dillerini unutturmak,

-Ýnançlarýný hafife alýp ortadan kaldýrmaya çalýþmak ve böylece en önemli ruhi dayanaklarýný ortadan kaldýrmak,

-En sonunda da ölümcül darbeyi vurmak,

Yani dininden, dilinden ve kültüründen uzaklaþtýrýlmýþ bir toplum haline döndürdükleri toplumu kimliksizleþtirerek tarih sahnesinden silmek.

Kürdistan da yaþayan Kürd toplumunun da yýllarca zulüm altýnda bu asimilasyon, inkâr ve yozlaþtýrma politikalarýyla karþý karþýya kaldýðýný sözlerine ekleyen Turan, dört parçaya bölünmüþ Kürdistan da adeta bir toplumun dünya üzerinden silinmeye çalýþýlmasýna þahit olunduðunun altýný çizdi.

Tüm bu yaþananlara karþý geliþtirilen tepkilerin kimi zaman kanlý baskýnlar ile bastýrýldýðýný ifade eden Turan, kimi zamanda hak talep adýna yola çýkan yapýlarýn ya evrilerek ya da devþirilerek bir þekilde etkisiz hale getirildiðini sözlerine ekledi.

Turan daha sonra þöyle devam etti: “Ancak gelinen noktada artýk mýzrak çuvala sýðmamakta ve haklar daha gür bir þekilde dile getirilmeye baþlanmýþtýr. Fakat ne hazindir ki bu gün dahi hak talep eden mazlum Kürd halký hakkýný talep etmeyi kendi diliyle bile yapamayacak bir duruma mahkûm edilmiþ durumda.”

Konu ile ilgili olarak kendileriyle röportaj yaptýðýmýz Araþtýrmacý Yazar Abdulkadir Turan ile Kürdçe dilinin Kürd toplumu içerisinde zayýf kalmasýnýn nedenleri üzerine konuþtuk.

Bu kadar yoðun Kürd nüfusunun yaþadýðý bir bölgede, Kürd dilinin toplumdaki varlýðýnýn zayýf kalmasýnýn nedeni nedir?

Kürtçe, yakýn bir döneme kadar bölgenin ana iletiþim diliydi. Araplar, Ermeniler ve Süryaniler de Kürtçe bilir; Zazalar da Kurmanci lehçesini anlar ve konuþurdu. Ýslam medreselerinde eðitim dili Kürtçeydi. Arap Seydalar bile derslerini Kürtçe verirlerdi.

Kasidevan ve dengbejler, Kürtler kadar Araplar arasýnda da dinlenir. Hatta kimi zaman Araplarýn dengbejlere ilgisi Kürtlerin ilgisinden çok daha fazlaydý. Pek çok dengbej kaseti aslýnda Arap zenginler için doldurulmuþtur. Bunu bu kasetlerin baþýndaki sunumdan rahatlýkla anlayabilirsiniz.

Ancak seksenli yýllardan sonra Kürtçenin konuþulurluðu hýzla geriledi. Hâlbuki bu yýllar Kürtçe için sözde siyasi bir mücadelenin verildiði yýllardýr. Kürtçe için siyasi bir mücadele iddiasýnýn öne çýktýðý bir süreçte Kürtçenin konuþulurluðunun azalmasý çok ilginçtir ve üzerinde durulmasý gereken bir konudur.

Türkiye Araplarý hem Türkçe biliyor hem de Kürtlerle ayný olumsuz koþullarý paylaþmalarýna raðmen iki yaþýndaki çocuklarýna çok güzel Arapça öðretebiliyorlar. Burada da dikkat çekici bur durum var.

Ýran, ýrak, Suriye Kürdistanlarýnda Kürd dilinin toplum içerisinde çok daha etkin bir þekilde kullanýlýyor olmasýna karþý Türkiye Kürdistan’ýnda Kürd dilinin þehirleþmemesinin altýnda yatan sosyolojik ve psikolojik nedenler nelerdir?

Bir dilin yaþamasý, o dili konuþanlarýn ona sahiplenmesi, o dilin siyasi bir koruma altýnda olmasý ve o dile karþý bir siyasetin güdülüp güdülmemesi ile ilgilidir.

Ýran, Irak ve Suriye; Kürtçeye karþý Türkiye’ye göre daha ilk günden daha gevþek bir siyaset güttüler. Kürtçeyi konuþulur bir dil olmaktan çýkarmayý hedefleyen politikalar gütmediler. Özellikle Irak, Kürtçeyi aslýnda resmi olarak destekledi, Ýran’da bu yönde kýsmi bir politika uyguladý. Suriye Kürtlerinde ise dillerine sahiplenme konusunda yüksek bir bilinç vardýr.

Öte yandan Türkiye’de zorunlu eðitim daha katý uygulanýyordu. Bunun yanýnda Türkiye’de Kürtçenin konuþulurluðunun azalmasýnda özel televizyonlarýn büyük etkisi var. Çocuk ve gençlerin arzularýna hitap eden programlarýyla özel televizyonlar, baskýyla, resmi eðitimle ulaþýlamayan bir amaca kýsa sürede ulaþtýlar. Özel televizyonlara ulaþan yörelerin çocuk ve gençleri kýsa bir süre içinde Kürtçeden Türkçeye geçtiler ve günlük yaþamýnda Türkçe konuþmaya baþladýlar. Buna futbol maçlarý izleyiciliðinin etkisini de eklemek gerekir.

Dine sahip çýkma görüntüsü verirken dindarlýðýnda samimi olmayan kiþiler dine nasýl zarar veriyorsa dile sahip çýkma görüntüsü verirken dil sevgisinde samimi olmayanlar dile öyle zarar verir.

“Gençliðin kültür dili Kürt solu ve PKK ile Türkçeye döndü”

Sol gruplar ve PKK, bölge tarihinde ilk kez kültürel etkinliklerinde gönüllü olarak Kürtçeyi terk ettiler. Daha önce Arapçayý öðretmek üzere kurulan medreselerde bile kültürel etkinlik dili Kürtçe iken sol gruplarla birlikte kültürel etkinlik dili Türkçe oldu. Solcular, Kürtçülüðü bir kamuflaj olarak kullanýp sosyalist hedefler peþinde koþtular ve hem dünya hem Türkiye’nin sosyalist birikimini Kürtler arasýna taþýdýlar. Etkinliklerini Türkçe yaptýlar, dergilerini Türkçe çýkardýlar. Daha önce gönüllü olarak tek satýr Türkçe okumamýþ Kürt gençleri, onlarýn ideolojilerine kapýlýrken gönüllü olarak ve hatta zevkle Türkçe okudular. Kürt gençleri, okul kitaplarýnýn yüzüne bakmazken ve daha önce Kürtçe dýþýnda hiçbir dilden zevk almazken solcularýn etkinliklerinde Aziz Nesin, Yaþar Kemal, Nazým Hikmet, Fakir Baykurt, Kemal Tahir, Orhan Kemal gibi sol yazar ve þairler üzerinden Türkçeye sevdalandýlar, Türkçe þiir, hikaye yazdýlar. Kürtler arasýnda gençliðin kültür dili Kürt solu ve PKK ile Türkçeye döndü.

Öte yandan PKK ile Kürtçe siyasi bir kimliðe büründü; Araplar ve Süryaniler, bu siyasi kimlikle birlikte Kürtçe konuþmayý kendileri açýsýndan bir tür dayatma olarak gördü. Yine Zazalar, Kurmanci lehçesini konuþma konusunda bu siyasi kimlikle birlikte isteksizlenmeye baþladý. Bu durum, Kürtçenin bölgenin iletiþim dili olmasý gerçeðine zarar verdi.

PKK’nin siyasi düþüncesine tepki duyan Elazýð, Malatya, Erzurum, Adýyaman Kürtleri gibi Kürtçe açýsýndan sýnýr bölgesinde yaþayanlar Kürtçeyi konuþmayý terk etti. Orta Anadolu’da yüzlerce yýldýr her þeye raðmen dillerini koruyan Kürtler, PKK ile özdeþleþtirilme endiþesiyle evin dýþýnda Kürtçe konuþmayý terk etti. Benzer bir durum, Batý’daki þehirlere yerleþen sýradan Kürtler ve Türkiye’nin her yerindeki memurlar için de geçerlidir.

Sonuç olarak sol gruplar ve PKK, Kürtçenin kitleler tarafýndan konuþulmasýna aðýr bir darbe vururken onlarýn kurslar ve birkaç yayýn organý üzerinden Kürtçeye sahip çýkmalarý çoðu zaman bir gösteri, bir entelektüellik gevezeliði olarak kaldý. Kürtçeyi kitlelerden al, birkaç gevezeye teslim etti, onlarýn Kürtçeye yaptýðý hizmet yalnýz bundan ibarettir.

Bu sýkýntýyý aþma adýna akademik olarak ortaya konulacak ne tür projeler olabilir?

Dil, gönüllü öðrenilmez ve geliþmez. Dilin kendisini korumasý zorunlu bir eðitim gerektirir. Bu zorunlu eðitim ya devlet eliyle ya da aileler ve sivil toplum kuruluþlarý tarafýndan gerçekleþtirilir. Bu yönde adýmlar atýlmadan ve bir bilinç oluþmadan bugünün dünyasýnda hiçbir dilin kendisini korumasý mümkün deðildir. Ya seçmeli dersler, zorunlu olacak ya da aileler çocuklarýný bu dersleri almaya yöneltecek ve sivil toplum kuruluþlarý da bu yönde bir bilinç oluþturacak. Aksi halde Türkiye’de Türkçeyi, Suudi Arabistan’da Arapçayý bile seçmeli ders yaparsanýz öðrencilerin bu derse katýlýmý çok düþük olur. Resmi zorunlu ders ya da aileler ve sivil toplum kuruluþlarýnca fiili zorunlu ders dil için hayat damarý olacaktýr. Bunun dýþýndaki edebi ve görsel etkinlikler hiçbir zaman sýnýrlý sayýdaki kiþinin etkinliði olmaktan çýkmayacaktýr.

Fikret Özkan / Doðruhaber Gazetesi

 


 
  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Toplam (5) adet yorum eklenmiştir.
@Adýnýz Soyadýnýz
21 Şubat 2014 Cuma 16:49
yüzde yüz haklýsýnýz
  YORUM DEVAMI
@fatih
21 Şubat 2014 Cuma 16:45
bugün siyaset sahnesinde kürtleri temsil etiðini idda ednlerin çoðu kürtçe bilmiyor çocuklarý bilmiyor ama kürtlerin dilini örfünü kültürlerini muhafaza etmek için mücadele verdiklerinide süylüyorlar
  YORUM DEVAMI
@Adýnýz Soyadýnýz
21 Şubat 2014 Cuma 16:41
kadim tuplumu ne hale getirdiler hocam
  YORUM DEVAMI
@þivan
21 Şubat 2014 Cuma 16:40
dileri dinle muhafaza edersin buda olmayýnca dil zamanla erozyona uðrar kürt tuplumunda islam rafa kaldýrýldý. sonuç anlamadýðýmýz sakat kürtçe lehçesiyle kaldýk
  YORUM DEVAMI
@murat geveri
21 Şubat 2014 Cuma 16:36
pkk bdp kürt halkýndan çok þey alýp götürdü en önemlisi haya, edep, namu din, kürt halkýnýn vaz geçemediði bu hasasiyetler malesef pkk bdp tarafýndan ortadan kaldýrýldý
  YORUM DEVAMI


EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ

ALINTI YAZARLAR
Diğer Yazarlar

SON YORUMLAR