EDEP YA HU
Karakter boyutu :
Metni küçült
Metni büyüt
EDEP YA HU
??Aðaç yaþken eðilir? sözü dilden dile dolaþýr da, hayat sahnesine çýkýnca o aðaç baþka þeyler için feda ediliyor. Birçok huy ve ahlaki özellik gibi edep ve hayâ duygularý da, küçük yaþlarda kazandýrýlmazsa, ileri yaþlarda bunlarý önemsemek pek mümkün olmayabiliyor.
13 Nisan 2015 Pazartesi 19:17
 Bu Haberi Paylaş


Bismillahirrahmanirrahim.
Ýnsanoðlu, yaratýcýsýnýn kendisi için belirlediði sýnýrlara riayet etmediði sürece periþanlýktan, acýdan, gözyaþýndan ve piþmanlýktan kurtulamayacaktýr. Ýlahi emirler, insanýn daha mutlu ve huzurlu bir dünya ve ahiret hayatý yaþamasýnýn yol iþaretleridir. Nasýl ki bir þeyi en iyi tanýyan onun yapýcýsý ve var edicisidir, insaný da en iyi tanýyan onun yaratýcýsýdýr. Ne acýdýr ki insanlar bunu çoðu zamanlar acý sonuçlarla tecrübe etmelerine raðmen nefsin ve ezeli düþmanlarý olan þeytanýn telkinlerinden kendilerini bir türlü kurtaramýyorlar. Kendilerince koyduklarý beþeri kanunlar ve bulduklarý çözüm önerileri dertlere derman olamýyor.

Ýnsanýn dünya hayatýnda, uðruna canýný dahi hiçe saydýðý deðerlerin baþýnda “iffet” ve “namusun muhafazasý” gelmektedir. Ýþlenen cinayetlerin, dökülen gözyaþlarýnýn büyük çoðunluðu bu dokunulmazlýklara dokunulduðu zaman ortaya çýkýyor. “Çaðdaþ” ve “medeni” dünyanýn girdaplarýnýn baþýnda da ne yazýk ki bu konular gelmektedir. Bu çok önem verilen deðerler, ilahi sýnýrlarýn çiðnenmesinden dolayý öyle bir erozyona uðruyor ki; insanlar ancak acý sonlarla karþýlaþtýklarýnda farkýna varabiliyorlar. Kur’an ve sünnetin çözüm önerileri gün gibi ortadayken “Ne yapmalý?” diye sormak Müslümana yakýþmaz aslýnda…

“Aðaç yaþken eðilir” sözü dilden dile dolaþýr da, hayat sahnesine çýkýnca o aðaç baþka þeyler için feda ediliyor. Birçok huy ve ahlaki özellik gibi edep ve hayâ duygularý da, küçük yaþlarda kazandýrýlmazsa, ileri yaþlarda bunlarý önemsemek pek mümkün olmayabiliyor. Çocuklara neyi ne zaman vermek gerektiði ile ilgili olarak eðitimcilerin ve psikologlarýn birçok görüþü vardýr. Bunlarý zaman zaman deðerlendirmek elbette ki faydalý olacaktýr. Ancak her þeyde olduðu gibi bunda da baþvurulmasý gereken en temel kaynaklar Kur’an ve sünnet olmalýdýr.

“Ey iman edenler! Kendinizi ve yakýnlarýnýzý, yakýtý insanlar ve taþlar olan bir ateþten koruyun” (Tahrim / 6) ayeti celilesi gereðince, anne-baba gerek kendileri için gerekse de çoluk çocuðu için rahmete götürecek, azaptan koruyacak davranýþlarý bilip yaþamasý gerekir. Ebeveyn çocuðun ilk ve en önemli öðretmenleridir. Çocuk ilk olarak onlarda gördüklerini hafýzasýna alýp uygulamaya çalýþýr.

“Mü'min erkeklere söyle: Gözlerini haramdan sakýnsýnlar ve ýrzlarýný korusunlar” (Nur / 30) ve “Mü'min kadýnlara da söyle: Gözlerini haramdan sakýnsýnlar ve ýrzlarýný korusunlar” (Nur / 31) ayetlerini hayatlarýna nakþeden anne ve babalarýn çocuklarý da onlardan, ilk önce bakýþlarýna sahip olmayý öðreneceklerdir. Bunun tersi bir durumda, yani yetiþkinler bakýlmasý yasak olana karþý bakýþlarýný muhafaza etmez iseler, çocuk da bu sýnýra dikkat etmeden büyüyecektir. Çoðu zaman hayâ sýnýrlarýný zorlayan kýyafetlerle dolaþan kadýnlara göz alýþtý mý, zamanla zihin de normal kabul etmeye baþlayacaktýr. Gerek günlük hayatta ve gerekse de görsel medyada, gayri Ýslami ve gayri ahlaki giyim ve davranýþlar ebeveyn tarafýndan tasvip edilmeyip, bakýlmazsa, çocuklar da yaþamlarýnýn ilk yýllarýndan itibaren bunu normal dýþý bulup, öylece kabul edeceklerdir.

Çocuklar 3-4 yaþlarýndan sonra cinsiyet ayýrýmý yaparlar. O halde burada yine en büyük görev anneye düþmektedir. Bu yaþlardaki çocuklarýna hayâ duygusunu kazandýrabilirlerse, ileriki yýllarda bu çocuklar hem kendi vücutlarý hem de baþkalarýnýn vücutlarýna bakma konusunda daha dikkatli davranacaklardýr. Anne çocuðun banyosundan, üstünü baþýný deðiþtirmeye kadar, çýplak veya yarý çýplak olabileceði durumlarda yalnýz olmasý gerektiði bilincini çocuða verirse çocuk bu haliyle büyür. “Temyiz çaðý” olarak nitelendirilen yedi yaþýndan itibaren çocuk iyi ile kötüyü, faydalý ile zararlýyý daha iyi ayýrt etmeye baþlar. Bu yaþtan itibaren artýk çocuklarda bazý duygu ve düþünceler teþekkül etmeye baþlar. Ergenlik döneminin sýnýrý olan on yaþýndan itibaren ise bunlar biraz daha netlik kazanýr.

Allah Resulü (SAV); “Çocuklarýnýz yedi yaþýna geldiklerinde yataklarýný ayýrýnýz” (Hakim, El-Müstedrek) buyurarak, mümeyyiz olan çocuðun artýk tek baþýna yatmaya baþlamasý gerektiðini belirtmiþtir. Baþka bir hadislerinde ise “Yedi yaþýna geldiklerinde çocuklarýnýza namaz kýlmayý öðretiniz. On yaþýna geldikleri halde hala kýlmýyorlarsa cezalandýrýnýz. Yataklarýný da ayýrýnýz” (Tirmizi) buyurarak on yaþýndan itibaren bu iþin yapýlmasýný tavsiye etmiþtir. Ergenliðe adým atmak üzere olan çocuklarýn yanlýþ, kötü duygu ve düþüncelere kapýlmamasý için alýnmasý gereken tedbirlerden bir tanesidir bu…

“Bir erkek baþka bir erkekle, bir kadýn da baþka bir kadýnla ayný örtü altýnda yatmasýn” (Ebu Davut) hadisince de, ister kýzlý erkekli olsun isterse de tek cins kardeþler arasýnda olsun mümkün oldukça yataklarý ve örtüleri ayýrmak en saðlýklý olaný yapmaktýr. Yine çocuklarýmýza bazý sýnýrlarý nasýl öðreteceðimizi yüce kitabýmýz þu ayeti kerimelerle bize açýklýyor:

“Ey müminler! Ellerinizin altýnda bulunan (köle ve cariyeleriniz) ve içinizden henüz ergenlik çaðýna girmemiþ olanlar, sabah namazýndan önce, öðleyin soyunduðunuz vakit ve yatsý namazýndan sonra (yanýnýza gireceklerinde) sizden üç defa izin istesinler. Bunlar, mahrem (kapanmamýþ) halde bulunabileceðiniz üç vakittir. Bu vakitlerin dýþýnda ne sizin için ne de onlar için bir mahzur vardýr. Birbirinizin yanýna girip çýkabilirsiniz. Ýþte Allah ayetleri size böyle açýklar. Allah, (her þeyi) bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.” (Nur / 58)

Anne babasý dahi olsa bakýlmamasý gereken bir durumda olanýn yanýna giremeyeceðini anlayan çocuk, kendisine namahrem olan kiþilerin yanýna nasýl girer, onlara nasýl bakar?

Ergenlikten sonra artýk çocuk yetiþkin erkek gibidir. Allah Resulü (SAV)’nün hizmetinde bulunan Enes b. Malik “Ben ihtilam olduðum gün Allah Resulü bana ‘artýk kadýnlarýn arasýna girme’ dedi. Bu bana en acý gelen gündü” der. Bir anne gerek kendi çocuklarýna bu bilinci verirse gerekse çocuklarýnýn yanýnda kendisi baþkalarýna karþý bu hassasiyeti gösterirse, o çocuklar kendilerine ait olmayan ve bakmamalarý gerekenlere karþý farklý davranýþ ve düþüncelerde olmazlar. “Çaðdaþlýk” adý altýnda her þey ulu orta yerde yaþanýnca; edep ve hayâ, adeta utanýlmasý gereken davranýþlara dönüþtü. Oysa Mevlana’nýn da ifadesiyle “Edebi olmayan yalnýz kendisine kötülük etmez, bütün dünyayý ateþe verir”.

Eski medreselerin kapýlarýndaki “Edep ya Hu” yazýsý aslýnda ne kadar da manidardýr. Bu gün edep ve hayâdan yoksun olanlar, hem kendilerine hem de baþkalarýna fenalýk yapmaktadýrlar. Ne güzel söylenmiþ;

“Edep bir taç imiþ Nuru Hüda’dan
Giy ol tacý emin ol, her beladan…”


Evlenmeden önce kadýn ve erkek vücutlarý ile ilgili pek bir bilgisi olmayanlarýn çocuklarý ve torunlarý, çaðdaþ(!) dünyada ergenlik döneminden de önce her þeyi öðrenmekteler. Okullarda kýz erkek çocuklara beraberce, insanlarýn üreme organlarý tanýtýlmakta. Gözün görüp, aklýn alýþtýðý þeyleri bir de merakýna yenilip yaþamak isteyince gençler, felaketler zinciri kopmadan devam eder oldu. Sonrasýnda ya topraðýn altý ya da parmaklýklar arasý… Ya da baþka insanlarýn hayatýný karartma çabasý…

Rabbim neslimizi ve diðer insanlarý muhafaza eylesin.

Rana Çeçen / Nisanur Dergisi - Mart 2015 (40. Sayý)
 
  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Toplam (0) adet yorum eklenmiştir.


EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ

ALINTI YAZARLAR
Diğer Yazarlar
 

SON YORUMLAR