Eþ ?rgüt? Eþ Entrika... Eþ Katliam!
Karakter boyutu :
Metni küçült
Metni büyüt
Eþ ?rgüt? Eþ Entrika... Eþ Katliam!
Said El Kürdi'nýn kaleminden
29 Ağustos 2016 Pazartesi 09:47
 Bu Haberi Paylaş


Bir anekdot;

Murat Karayýlan'ýn son açýklamalarýnýn birinden bazý cümleler:

-PKK'ye yenik düþtüðü için Türk ordusu darbe yapamadý!..

-PKK'ye karþý baþarýlý olsalardý, darbeyi de baþaracaklardý!..

-PKK, yenilmezliðini Sur, Cizre, Nusaybin ve ?ýrnak'ta kanýtlamýþtýr!..

-PKK olarak sorunlarý savaþla deðil, diyalogla çözmek istiyoruz!..

***

Diðer bir anekdot;

15 Temmuz sonrasý PKK'nin düzenlediði bombalý araç saldýrýlarý…

-Kýzýltepe saldýrýsý!..

-D.Bakýr Ongözlü Köprü'de bir aileyi yok eden saldýrý!..

-D.Bakýr-Bismil yol ayýrýmýndaki saldýrý!..

-Van'da gerçekleþtirilen saldýrý!..

Bu saldýrýlarýn ortak özelliði; 15 Temmuz sonrasý yapýlmasý, polisi hedef almasý, polis hedef alýnýrken sivillerin ve sivil yerleþkelerin daha fazla can ve mal kaybýna uðramasý…

***

Bir baþka anekdot;

Eþ zamanlý gerçekleþtirilen D.Bakýr ve Kýzýltepe saldýrýlarýndan sonra PKK'nin yaptýðý açýklamanýn bir bölümü þöyle:

“Gerek Sur'daki, gerekse de Qoser'deki eylemlerin yapýlýþ mekaný ve uygulama biçiminde ciddi yetersizlik ve eleþtiri konusu yapýlacak hususlar söz konusudur. Bu yüzden soruþturma açýlmýþtýr. Bundan sonra yapýlacak eylemlerde sivillerin herhangi bir biçimde zarar görmemesi için, salt sömürgeci iþgal güçlerinin hedeflenmesi hususu üzerinde büyük bir ciddiyetle durulacaktýr.”

***

Herhalde PKK daha ziyade sivil kayýplara yol açtýðý için “ciddi olarak” bu vahþi saldýrýlara yoðunlaþmýþ olmalý ki, hemen sonrasýnda D.Bakýr/Bismil yol ayýrýmýnda ve en son Van'da yaptýðý saldýrýlarda sivillere verdirdiði kayýplar, yine polise saldýrýnýn gölgesinde kalakalmýþtýr!

Durum bu iken, darbeye yeltenen “Eþ Örgüt FETO'ya” yönelen devlet öfkesini merkezden taþraya taþýmak için gövdesini siper eden bir örgütün açýklamalarýnýn tutarlý olmasýný herhalde bekleyemezsiniz.

Bu tablo ile baðlantýlý olarak Kürt kýlýklý örgütün silahlý eylem süreciyle baþlayan Kürt katliamlarýný þimdilik bir kenarda bekletirsek;

“Çukur politikasýyla” zirve yapan, 15 Temmuz sonrasýnda ise Kürtlerden intikam almaya dönüþen örgütün Kürtler'den intikam alma hýrsý, geldiði nokta itibarýyla bilindik “PKK klasiðinin” ötesine taþýnmýþ durumdadýr.

***

Madalyonun bir yüzünde, “Devrimci Halk Savaþýna” yani “Çukur intiharýna” göre pozisyon almadýðý için Kürt halký birinci derecede suçludur!

Ýddia olunur ki, “Çukurdan” uzak duran Kürt halký konusunda yoðunlaþma evresine giren örgüt, þöyle bir “stratejik” çýkarýmda bulunur:

“Bu haliyle halk rehavete kapýlmýþ ve bu rehavetten kolay kolay çýkacak gibi deðildir. Halký rehavete sürükleyen baþlýca etkenler, ayný zamanda “Devrimci ruhlarýný” da esir almýþ ve “Devrimci çukurlara” atlamalarýný engelleyen baþlýca etkenler olmuþtur. Bu etkenler, nisbi güvenlik ortamý, belli ölçülerde artan maddi refah, iþ-istihdam alanlarýnýn oluþmasý ve halkýn bu etkenlere “esir” düþmesi!

O halde atýlacak öncelikli adýmlar, halký “Devrimci çukurlardan” uzak tutan bu etkenleri bertaraf etmektir. Halk öyle bir noktaya getirilmeli ki, can-mal-namus vs güvenliði diye bir þey ortada kalmamalýdýr. Böylece kendisini “Devrimci halk savaþýndan” alýkoyacak tüm “prangalardan” kurtarýlmalýdýr!”

Bunlarý sadece varsayým olarak deðerlendirirseniz yanýlýrsýnýz. Tüm bunlar, kendilerini “General” seviyesinde gören yerleþik KCK baronlarýnýn toplumun çeþitli kademelerinde ciddi ciddi dillendirdikleri kozmik sözlerdir.

Bunun ne anlama geldiðini özetlersek; Tek kelime ile Kürdistan coðrafyasýnýn Suriyeleþtirilmesi anlamýna gelmektedir.

Sivilleri hedef alan tüm saldýrýlar sonrasýnda örgüt adýna yapýlan akýllara ziyan açýklamalar ile yerel/sivil/siyasi unsurlarýn “Olur böyle vakalar” tadýndaki “tepkilerinin” mahiyeti de iþte örgütün bu “yoðunlaþma sonrasý taktik/straejik” çýkarýmlarýnýn sonucudur.

PKK'nin silahlý çatýþmaya baþlama serüveniyle baþlayan, zaman içinde gel-gitlerle süren, “Çukur politikasýyla” hýzlanan ve 15 Temmuz sonrasýna da sarkan sivillere olabildiðince zayiat verdirme politikasýný, bir yönüyle örgütün bu stratejisiyle deðerlendirmek mümkündür.

***

Madalyonun diðer yüzü de var!

Son süreçte Türkiye'nin Tayyip Erdoðanlý serüvenine nokta koymak için kumanda edilen Washington merkezli entrikalar, 15 Temmuz vesilesiyle ifþa oldu. 15 Temmuz için þartlarýn olgunlaþmasý adýna yerelde çevrilen entrikalar ise içerdeki aktif damarlarý ve bunlar arasýndaki ahenkli çalýþmalarý su yüzüne çýkardý.

Ýrili ufaklý bileþenleri bir kenara koyarsak, darbe þartlarýnýn olgunlaþmasýna dönük iki “Eþ Örgüt”, dillere destan bir ittifaka imza attýlar: FETO ve PKK!

Bir önceki yazýmýzda da belirttiðimiz gibi, 2013'ün baþýnda Washington'da “nikah masasýna” oturtulan bu iki örgüt arasýnda “Darbe nikahý” kýyýldý.

FETO, bu nikaha “Demokrasi” üzerine; PKK ise “Devrimci Halk Savaþý” üzerine yemin etti. Kendileri açýsýndan þartlar elvermiþ olsaydý, “15 Temmuz” yastýðýnda kýrk yýl baþ koymuþ olacaklardý, mutlu bir aile edasýyla.

Üzerine kocaman umutlar bindirilen “Çözüm süreci”, darbe nikahýnýn ilk kurbaný olarak tarihin çöplüðüne atýldý.

FETO sýktý, PKK üstlendi!

FETO tehdit etti, PKK saldýrdý!

FETO istihbarat saðladý, PKK yenilmez olduðunu düþünmeye baþladý.

Haylazlýklar, cazgýrlýklar, þýmarýklýklar, suikastlar, katliam kalkýþmalarý vs, tümü de 15 Temmuz gibi bir fýrsata kapý aralamaya yönelikti.

Derken gulyabani türü tariflerle anlatýlmaya çalýþýlan “Devrimci Halk Savaþý” ete kemiðe büründü. Meskun mahallere militan akýþý baþladý, çukurlar kazýldý, patlayýcýlar yerleþtirildi. Tüm bunlar yaþanýrken asker-polisin olup biteni tribünlerden seyretmesi bir yana, “Eþ Örgüt FETO'nun” sevinç naralarý, kýyýlan kirli nikah sarmalýnýn somut iþaretleri olarak belirmekteydi.

***

FETO tetikçilerinin “Ýlkbahar çok sýcak geçecek!” türü beyanat yarýþlarý, meðer “PKK Çukurlarýna” atfedilen darbe giriþimi için ilk evreyi iþaret etmekteydi.

PKK, yüzünün akýyla “Çukurdan” çýkacak, devletin PKK karþýsýndaki yenilgisi tescillenmiþ olacak, yaþanacak kaos dalgasý siyaset kurumunu da hallaç pamuðuna çevirecek, “Devlet bu þekilde, bu ekiple yönetilemez” ön kabulü kitleleri saracak, böylece özlenen FETO darbesi belki de 15 Temmuz'a nazaran daha yumuþak yöntemlerle sonuca ulaþacaktý.

Bu planla PKK belki “ikiz doðuran ev hanýmý” mutluluðunu yaþayacaktý, ama baba olmanýn tüm gururu FETO'nun olacaktý.

Son FETO soruþturmalarýnda da ortaya çýktý ki, meðer FETO, baba olmanýn gururunu yaþamak için ev hanýmýna ne denli hediyeler vermiþ, ne denli istihbaratlar saðlamýþ, ne denli güven pompalamýþ!

Pompalanan bu güven nedeniyledir ki, yerle bir edilen Sur, Cizre, ?ýrnak, Nusaybin gibi yerleþim yerlerinin yer ile yeksan edilmesi, PKK için zafer ve övünç kaynaðý haline gelmiþ, Türk ordusunu “darbeyi baþaramayacak kadar” güçten düþürmüþ!

Karayýlan'ýn yukarýdaki sözlerine bakýn, ki örgütün ortak söylemidir, yer ile yeksan edilen, Kürt halkýný bir anda periþan hale düþüren, üç ayda beþ bin zavallý gencin bedenini tanýnmaz hale getiren “Çukur hezimeti”, örgüt literatüründe “PKK'nin kazandýðý efsane zafere” dönüþtürülmüþ.

***

Oysa ki;

Çözüm sürecinde militarize edilen gençlik kesimi, Washington'un emri ve FETO'nun darbe arzularý sonucunda ekarte edilmiþ, dað kadrosunun önemli bir bölümü hakeza bertaraf edilmiþ, ama beklenen “Ýlkbahar sýcaklýðý” da yakalanamadýðýndan FETO memnun edilememiþtir. 

Bu yönüyle “Çukur hezimeti”, askeri olarak PKK'nin hezimeti olarak tarihe geçerken, bu durum, FETO için de siyasi hezimet doðurmuþtur. Çukur hezimeti sonrasý FETO planlarý revize edilmiþ, “Ýlkbahar sýcaklýðý” “Temmuz sýcaklýðý” þeklinde güncellenme yoluna gidilmiþtir.

15 Temmuz darbe giriþimini ve artçý sarsýntýlarý hala gündemdeki sýcaklýðýný korurken, “Çukurlar” üzerinden PKK ve yerel bileþenlerine yönelmeye baþlayan devlet öfkesi, bu kez FETO'ya yönelmiþtir.

Bugün için yaþanan tutuklamalar, tasfiyeler, el koymalar gibi siyasi, askeri ve ekonomik çökertme yöntemlerinin tümünün benzerleri, aslýnda PKK ve yerel bileþenleri için düþünülmekteydi.

Her þeye raðmen bu öfkenin FETO'ya yönelmiþ olmasý, PKK ve yerel bileþenlerini þimdilik teðet geçmiþti. Örgüt ve yancý kurumlarý her þeye raðmen bunu nimet olarak deðerlendirmeleri gerekirdi.

Oysa;

“Ýyi dost kara günde belli olur” misali, Kürtlere hiçbir zaman “iyi dost” görüntüsü vermemiþ olan PKK, tüm benliðiyle “FETO için iyi dost” örnekliðini sergilemeye baþladý.

Darbenin baþarýsýz geçmesiyle ilk birkaç gün þaþkýnlýða oynayan PKK ve yancý bileþenleri, bir süre sonra FETO'nun imdadýna koþmak için kollarý sývadý.

Ýlk reaksiyon, darbe protestolarýna karþý gösterildi. “Üçüncü sýnýf militan” olacak siyaset kýrmasý, tez elden darbe karþýtlarýný “I?ÝD'çi” ilan ederek kendilerinin de sokaklara çýkacaðýný ve “I?ÝD'çi” uygulamalara karþý koyacaklarýný belirtti. Açýkçasý bu söylem bir kaos çaðrýsýydý” ki, bunu herhalde “Sisi'nin baltacýlarýndan” rol aþýrarak “FETO baltacýlarý” olma arzusuyla ilgili bir “diyet ödeme” özentisi biçimiydi.

Ancak tutmadý. Baltacýlýk özlemini bu kez “Öcalan'a özgürlük” kýlýfýna sardýlar, yine ilgi görmedi. Anlaþýldý ki “Baltacýlýk”, siyaset kulvarýyla artýk yürütülemeyecekti. Tam da bu sýrada bombalý araçlar tekrar boy göstermeye baþladý. 

***

15 Temmuz sürecine adanan bu saldýrýlarda ilginç olan nedir, biliyor musunuz?

-Son bombalý araç saldýrýlarý görünüþ itibariyle sadece polisi hedef alýyor.

-Polis hedef alýnýrken daha ziyade Kürt siviller katlediliyor.

-Kimisine göre sivil-polis ayýrýmý yapýlmýyor, kimisine göre biraz da ironik bir dille “Sivilleri hedef alan saldýrýlarda polislerinde zayiat vermesi” þeklinde dile getiriliyor.

-Her halukarda sivil hedefler daha çok etkileniyor ve bu saldýrý furyasý sürüp gidiyor.

15 Temmuz sonrasý saldýrýlarda göze çarpan en çarpýcý detay ise, saldýrýlarýn infial maksatlý olmasý.

Denenmiþ bir vakýadýr ki, ne yapýp etseler de bu haliyle Kürt halký örgüte karþý infiale gelmez. Çünkü sindirilmiþ bir durum söz konusudur.

O halde infial oluþturmaktaki gayesi nedir bu örgütün?

Burada da tüm yollar kirli ittifaka çýkmaktadýr.

Devletin tüm öfkesi FETO'ya yönelmiþken, giriþtikleri kanlý darbe giriþiminden dolayý FETO'nun tavuðundan bile hesap soruluyor iken, psikolojik mücadele teknikleri bir tarafa, FETO elemanlarý köþe bucak kaçýyor iken, PKK neden devletin FETO'ya yönelen öfkesinin yönünü deðiþtirmek ister?

Ýnfial odaklý PKK bombalarýnýn hedeflediði tek þey de aslýnda budur. Washington'a göre FETO hasarý ne kadar az atlatabilirse o kadar kardýr. Bu nedenle “Eþ Örgüt PKK”, bu hasara ortak olmalýdýr. Darbe ticaretinden kaynaklanan zarara en az yarý oranda ortak olmalýdýr.

PKK açýkça ve meydan okuyarak infial oluþturuyor. FETO'ya yönelen öfkeyi daðýtmak için 15 Temmuz'daki tavrý nedeniyle “sicili kabarýk” olan Polis teþkilatýný özellikle hedef alýyor. Polisle beraber ne çukura, ne baltacýlýða yanaþan Kürt halkýndan da azami ölçülerde intikam alma yoluna gidiyor.

FETO'ya yönelen büyük öfkeyi Kürtlerin canýyla, kanýyla bloke etmeye çalýþýyor. Aksini düþünen varsa, Kürtlerden beslenen, sülük gibi Kürtlerin kanýný emerek büyüyen bu örgütün sivil kayýplara yol açan ve her gün artarak tekrarlanan bu alçakça saldýrý furyasýna mantýklý bir izahat getirebilir mi?

Said El Kürdi/ Yorum-Analiz

  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Toplam (1) adet yorum eklenmiştir.
@Adýnýz Soyadýnýz
29 Ağustos 2016 Pazartesi 13:00
enfer bir analiz
  YORUM DEVAMI


EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ

ALINTI YAZARLAR
Diğer Yazarlar
 

SON YORUMLAR