Herkes ana dilini 'ana dili' gibi kullanabilmeli
Karakter boyutu :
Metni küçült
Metni büyüt
Herkes ana dilini 'ana dili' gibi kullanabilmeli
Ana dil tartýþmalarý sürerken Siyasetçi - Yazar Erol Erdoðan, bu konuya önemli bir katký saðlayacak görüþler ortaya koyuyor. Ýþte Erol Erdoðan'ýn ana dil konusuna yaklaþýmý...
18 Eylül 2013 Çarşamba 14:51
 Bu Haberi Paylaş


Erol Erdoðan. Ýlahiyatçý ve Sosyolog. FP, Saadet ve HAS Parti'de siyaset yaptý. Kurucusu olduðu HAS Parti kapandýðýnda Tanýtýmdan Sorumlu Genel Baþkan Yardýmcýlýðý görevini yürütüyordu. Erdoðan'ýn yeni yayýmlanmýþ bir kitabý var, adý: Ýnsan Mevsimi. Eðitim, kültür, din, deðiþim, çocuk, çevre gibi konular Erol Erdoðan'ýn baþlýca ilgi alanlarý. Ana dil konusunda hem Saadet Partisi hem de HAS Parti döneminde güçlü mesajlarýyla dikkat çekmiþti. Bu söyleþide, eski söylemlerimin altýný çizmenin yanýsýra yeni yeni þeyler söyledi.

ANA DÝL DOÐU?TAN HAKKIMIZDIR

Ana dil tartýþmalarý hakkýnda ne düþünüyorsunuz?

Doðuþtan hakkýmýz olan bir þeydir ana dil. Ýnsanýn ana dil dýþýnda baþka bir dili kullanmasý sonradan oluþur. Sosyal, kültürel, siyasi pek çok sebep bunda rol oynayabilir. Ýnsanýn doðuþtan kazandýðý haklarý veya yetenekleri/yetileri vardýr, onlardan biri de ana dildir. Bunu, dini metinler böyle söylediði gibi insanlýðýn tecrübesi de böyle söylemektedir. Mesela, Rum Suresinin 22. ayetinde insanlarýn renklerinin ve lisanlarýnýn farklý farklý olmasýný Allah'ýn delili/ayeti olarak anlatýlýr. Ayetin baþý "Gökleri ve yeri yaratmasý" diye baþlar, bu, doðrudan yaratýlýþa, fýtrata, doðal hale vurgudur. Göklerin ve yerin varlýðý neyse dillerin, renklerin, ýrklarýn varlýðý da odur. Dillerin, ýrklarýn çokluðu Allah için bir övünç kaynaðý ise insana düþen bu doðal hale uygun bir düzen kurmaktýr.

Ýnsanlýðýn tecrübesi dediniz.

Evet. Uluslararasý sözleþmelerle bu haklar garanti altýna alýnýyor. Bunu, insanlýk için ciddi kazaným saymalýyýz.

Her dil için geçerli mi bu söyledikleriniz?

Elbette. Bu sözlerim, milyonlarca insanýn konuþtuðu Çince, Ýspanyolca, Ýngilizce, Hintçe, Türkçe, Arapça, için de geçerli; birkaç yüz bin kiþi tarafýndan konuþulduðu düþünülen Hemþince için de geçerlidir. Hatta dünya üzerinde þu anda sadece 6 kiþi tarafýndan konuþulabilen Akuntsu veya 8 kiþi tarafýndan konuþabilen Ayapanec dili için de geçerli.

Kaybolan diller var o zaman.

Evet. Bir dil kolay oluþmadýðýna göre kolay da kaybolmuyor demektir. Bir dilin kaybolmasý, bir aðacýn, çiçeðin veya hayvanýn neslinin tükenmesinden daha ciddi bir duruma iþarettir. Kayboluþun ardýnda her zaman bir trajedi olmayabilir ama büyük bir sürecin olduðu kesin. Dilleri korumalýyýz. Mesela, çam aðacýnýn, Van Kedisinin, domatesin tür olarak tükenmesi (nesil kaybý) gelecek için ne kadar korkunç bir haber ise bir dilin kaybolmasý bunlarla kýyaslanmayacak kadar ciddidir. Onun için 'Tek devlet, tek dil' sloganlarý yerine 'Çok dil, çok insanlýk' demek daha iyi.

"Tek devlet, tek dil" sloganýný tehlikesi buluyorsunuz.

Elbette. Dünyadaki 220 devletin her birinin "Tek devlet, tek dil" dediðini bir düþünün. Ben düþünemiyorum. Mesela Almanya "Bu ülkede sadece Almanca esastýr" dese orada yaþayan 3 milyona yakýn Türkiyeli ne yapacak? Rusya "Rusça dýþýnda dil yok" dese Rusya'daki soydaþlarýmýz ne yapacak? Türkiye nüfusunun 5 katýna yakýn insan yeryüzünde Türkçe konuþuyor. "Tek devlet, tek dil" zaten mümkün deðil, devlet sayýsý 3 bini aþar. Çünkü "Tek dil" etnik sorunlarý tetikliyor, bu tetikleme yeni 'ulus devlet' sürecini besliyor. 220 devlet olmuþuz.

"Çok dil, çok insanlýk" sloganý gerçekçi mi?

Elbette. "Tek devlet, tek çiçek' sloganý ne zaman 'gerçekçi' olursa 'Tek devlet, tek dil' sloganý o zaman doðru olur. Tüm çiçekleri yasaklayýp sadece papatya kalsýn diyemeyeceðimize göre. Bir de þu var; biz aramýzda "Türkçe-Kürtçe" kavgasý yaparken yer yanýmýz Ýngilizce oldu. Ýstanbul da öyle, Diyarbakýr da. AVM isimleri, toplu konut isimleri, mobilya markalarý vb. Ekranlar, sokaklar, AVM'ler 'Ýngilizce' aksanla konuþan Türkler, Kürtler, Lazlar, Çerkeslerle dolu.

'ÜSTÜN IRK' TEZÝ GÝBÝ 'ÜSTÜN DÝL' TEZÝ DE YANLI?TIR

Bazý dillerin daha üstün olduðu görüþlerine katýlýyor musunuz?

?u dil edebiyat dilidir, filan dil müziðe yatkýndýr, filan dil bilim dilidir gibi dillerin yeteneklerini konuþabiliriz, kýyaslamalar mümkündür. Ancak bunu aþan ve dil düþmanlýðýna dönüþen bir yaklaþým hiçbir þekilde olumlanamaz. "Üstün ýrk" inancýna baðlý geliþen bir 'üstün dil' tezi de yanlýþtýr.

Anadil ve eðitim neden denince neler söylemek istersiniz?

Tuhaf bir ülkeyiz. Sadece ana dil için deðil Osmanlýca için de eskiden ciddi kýsýtlar/yasaklar vardý. Üniversiteli yýllarýmýzda çýkardýðýmýz bir dergide Osmanlýca bir metne yerdik diye yargýlanmýþtýk. Çok eski deðil, 90'lý yýllar. Ana dil ve eðitim baþlýðý altýnda birden fazla 'hak'tan bahsedebiliriz. Ana dilin öðrenilmesi, öðretilmesi, konuþulmasý; ana dilde yayýn gibi konularda mesafeler alýndý. Bu saydýklarýmda dünyanýn ve ülkemizin hiçbir yerinde (resmi ve sivil) sorun olmamasý gerekir. Bildiðim kadarýyla hukuken ve siyasi olarak o alanlarda yasak kalmadý. Varsa da hýzlýca aþýlmalý. ?imdi sorun 'ana dilde eðitim' kýsmýnda yaþanýyor.

HERKES ANA DÝLÝNÝ SORUNSUZ KONU?ABÝLMELÝ

Ana dilde eðitim için ne diyorsunuz? Mümkün mü?

Diller meselesine, baþýndan beri anlattýðým zaviyeden bakabilirsek pek çok þeyin mümkün olduðunu ya da bazý þeylerin gereksiz olduðunu anlayacaðýz. Önce dilleri hafýzamýzdaki mahpushaneden çýkaralým. Doðallaþýrsak (normalleþirsek) doðal akýþ pek çok çözümü önümüze koyacaktýr. Hep öyle olmadý mý? Çocuðuna 'Sümeyye' adýný verdiði için devlet kapýsýndan kovulan anne-baba þimdi geriye bakýp þaþkýn þaþkýn tebessüm ediyor olmalý. Yýllar sonra biri de "Nasýl yani, Sümeyye ismi vermek yasak mýydý, inanmýyorum" diyerek yüzümüze gülümseyerek bakacak.

Türkiye'de Kürtçe ve baþka bir takým diller seçmeli ders olarak okutulmaya baþlandý. Nasýl karþýladýnýz?

Hatýrladýðým kadarýyla, Adýgece, Abazaca, Lazca, Kurmançi ve Zazaki "Yaþayan Diller ve Lehçeler kapsamýnda seçmeli ders oldu. Kurmançi ve Zazaki Kürtçe'nin önemli iki lehçesi. Seçmeli dil dersleri arasýnda Almanca, Fransýzca, Arapça, Ýngilizce de bulunuyor. Yeterli talep oluþtuðu zaman baþka dillerde eklemek mümkün. Bunlar güzel geliþmeler. Ýyi bir Türkçenin yaný sýra herkesin ana dilini "ana dili' gibi sorunsuz, temiz, fasih þekilde kullanabilmesi gerekir. Ana dili olmasa bile ihtiyaç, merak, kariyer sebebiyle ilgi duyanlar da bu dilleri öðrenebilir.

Bir ana dilin eðitim dili olmasý hakkýnda ne düþünüyorsunuz?

Bu tartýþmada saðlýklý bir sonuca ulaþmak için ana dil, resmi dil, eðitim dili gibi birden çok kavramla formül aramalýyýz. Bir anayasa çerçevesinde bir araya gelmiþ vatandaþlarýn ortak bir dili olur ki, buna resmi dil diyoruz. Resmi dil, iletiþimde kolaylýðý ve dil birliðini saðlar. Türkiye'de bugün itibariyle Türkçe bilmeyen insanýmýz çok az. Ortak dil konusunda bir sorun yok. Bundan sonra da olacaðýný sanmýyorum. Resmi dil ile iletiþim birliði saðlandýktan sonra eðitimde, sanatta, yayýnda, müzikte dil serbestliði olmalýdýr. Dil çeþitliliði sorun deðil, çeþitliliðe direnmek gönül kýrýyor, sonrasýnda da ayrýþma baþlýyor. Elbette, bazý þeyler de imkânlarla ilgilidir.

Anadilde eðitim talebinin siyasi bir yönünün bulunmasý ve istismara açýk olmasý, bu talebin karþýlanmasýnda nasýl bir engel oluþturuyor?

Ýstismar korkusu ile haklarý kýsýtlamak yeni sorunlara sebep olur. ?u ana kadar öyle oldu. Ýstismar noktalarýný saf dýþý býrakarak haklarýn kullanýlmasýný saðlamak devletin görevidir. Hukuk ve bürokrasi bunun için var. Ana dilde eðitim talebi de, ana dile karþý takýnýlan tavýr da istismarlardan bahsedebiliriz. Hem devlet, hem Kürt siyaseti, Kürtçeyi siyasetin sopasý olmaktan acilen çýkarmalýdýr. Dilin kendisine haksýzlýktýr bu. Siyasetin aslýnda bu alanda iþi yoktu. Bunlar ne zaman siyasetin konusu oldu diye sorduðumuzda, hep bir yasaðýn buna sebep olduðunu görüyoruz. Madem üzerine vazife olmayan bir alana muhatap kaldý siyaset, yükten de kendi kurtarmalýdýr.

Önemli olan hak olaný yapmaktýr, imkân yoksa olduðu kadarýný deðerlendirmek gerekir. Siyaset, bunu gerçekleþtirme imkânýný zorlasýn. Ýstismar endiþesi olanlar için de ayrýca þunu ekleyelim: Haklar kullanýldýkça istismar azalýr.

ÖÐRETMEN YETÝ?TÝRMEYE BUGÜNDEN BA?LANMALI

Bugünkü eðitim sisteminde anadilde eðitim vermek teknik olarak mümkün müdür?

On sene önce bunlarý konuþarak çözüm yoluna girseydik, bugün teknik imkânlar daha iyi olacaktý. Bugün baþlanmazsa yarýn daha geç olacak. Üstelik geride kalan 5-6 yýllýk süreç iyi deðerlendirilmedi. "Bu eðitim döneminde her istenilen yerde baþlayacaðýz" denirse mümkün deðil. Yine de "Alt yapý yok, öðretmen yok" denilerek yeni bir defans oluþturulmamalýdýr. Eldeki imkân neyse o deðerlendirilir, her yýl kapasite arttýrýlarak sorun çözülür. Artuklu Üniversitesi bu anlamda iyi bir imkân. Kürtçe Öðretmen yetiþtiren bölüm de mezun vermeye baþladý.

Son cümlelerinizi Türkçe için alalým.

Türkiye Türkçesi de, Osmanlý Türkçesi de güzel. Bizim de tek dil, iki alfabemiz var. Kütüphaneler hala el deðmemiþ Osmanlýca kitaplarla dolu mesela. Onlar yayýnlanmalý. Osmanlýca zor deðil, öðrenmeliyiz. "Dedesinin mezar taþýný okuyamayan tek millet" yaftasýndan kurtulalým artýk. Sanat, edebiyat, bilim, müzik alanýnda iyi eserler verdikçe dil geniþler, büyür. Türkçe de böyle büyüyecek. Çalýþmalýyýz.

 
  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Toplam (1) adet yorum eklenmiştir.
@seyad
19 Eylül 2013 Perşembe 09:12
burda küfürlü yorum var ajansýnýza yakýþmýyor kaldýrsanýz iyi olur.

EDÝT?R NOTU: Uygunsuz yorum hata sonucu yanlýþlýkla yayýnlanmýþ, okurlarýmýzdan özür dileriz. Ayrýca uyarýnýz için teþekkür ederiz.


  YORUM DEVAMI


EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ

ALINTI YAZARLAR
Diğer Yazarlar
 

SON YORUMLAR