Hizbullah Cemaat'inden ?arpýcý Açýklamalar
Karakter boyutu :
Metni küçült
Metni büyüt
Hizbullah Cemaat'inden ?arpýcý Açýklamalar
Hizbullah Cemaati yöneticilerinden Ýsa Bagasi, Hüseynisevda sitesinin, Rojava'dan, Suriye'deki iç çatýþmaya, Batman'daki olaydan, H?DA PAR ve Ýslami STK'lara yönelik düzenlenen saldýrýlara ve Bölgenin geleceðiyle ilgili düþüncelerine kadar bir çok soruya cevap verdi.
20 Kasım 2013 Çarşamba 15:35
 Bu Haberi Paylaş


 Sayýn Ýsa Bagasi; Bu söyleþiyi kabul ettiðiniz, bize zaman ayýrdýðýnýz ve cevap vereceðiniz için size þimdiden teþekkürlerimizi sunuyoruz…


PYD, Rojava’da mücadele vererek Kürdler adýna bir kazaným elde ettiðini ancak El–Nusra gibi gruplarýn buna engel olduðunu ve kendilerine karþý savaþtýklarýný iddia ederek Ýslami gruplarý suçluyor. Bunu nasýl deðerlendiriyorsunuz?


Allah’ýn adýyla, 

Allah’a hamd, Resulüne, aline, ashabýna salat ve selam olsun.

Ýlayi kelimetullah ve rýza–i bari için pak kanlarýný dökerek mücadelenin günümüze kadar ulaþmasýný saðlayan Ýslam þehitlerine, hasseten ?ehid Rehber ve Hizbullah þehitlerine selam olsun.

Halen zindanlarda ve muhaceratta firaký yaþayan ve her alanda mücadeleyi kesintisiz bir þekilde sürdüren kardeþlerime, seven, özleyen dost ve arkadaþlara selam ve hürmetlerimi iletiyorum.

Bu uzun soluklu mücadele ve firak süreci içinde özlem hasretiyle yaþayýp daha sonra dar–ý bekaya intikal eden aile efradý, akraba, dost ve dava arkadaþlarýma Allah’tan af ve maðfiret diliyor, hepsinin en güzel þekilde ahirette mükafatlandýrýlmasýný yüce Rabbimden niyaz ediyorum…

Bu giriþten sonra sorularýnýza gelelim.

Biz mazlum halkýmýzýn, tüm parçalarda gasp edilmiþ haklarýný geri almasý ve böylece Ýslam dairesi içinde özgür ve rahat bir yaþama kavuþmasýyla birlikte, siyasi bir statü elde etmesini arzulamaktayýz. Özellikle mahrum ve kötü yaþam koþullarý içinde bulunan Rojava’daki halkýmýzýn Ýslami ve insani haklarýna kavuþmasý sadece bizleri deðil her insaf sahibi insaný sevindirecek bir durumdur.

Ancak Rojava’da mücadele ile elde edilmiþ bir kazaným söz konusu deðildir. PYD’nin kendi gücüyle ve bedel ödeyerek özgürleþtirdiði veya kurtardýðý bir alan da söz konusu deðildir. Bugün Rojava’da bize gösterilen ve özgürlük diye lanse edilen þeyin; illüzyon türü bir kandýrmacadan ibaret olduðu görünüyor. PKK/PYD, hiçbir bedel ödemeden Esed rejiminin kendisine sunduðu imkânlar sonucu bugünkü pozisyonu elde etmiþtir. ?u anki durumun, Rejimle varýlan anlaþma sonucu saðlandýðý kesin ve nettir. Bu durumu birçok kesim bilmekte ve dillendirmektedir. Ama öyle görünüyor ki birileri bu gerçeðin bilinmesini istememektedir.

PKK/PYD Kürd halkýna devrim, savaþ ve kazaným diye bir serap göstermektedir. Süreç içinde bunun bir serap olduðunu herkes görecektir. Var olduðunu söyledikleri ve halen sürdürdükleri savaþ rejime karþý deðil, muhaliflere karþý verilen bir savaþtýr. Kendilerine býrakýlan alanlarda halen rejimin güçleri ve kurumlarý bulunmaktadýr.

Baðýra baðýra kendilerinin laiklik, sekülerizm ve Batýlý deðerlerin garantisi olduklarýný söylüyorlar. Böylece baþta ABD, Batýlý ülkeler ve Dünya istikbarýna kendilerini pazarlamaktadýrlar. Bu haliyle emperyalistlerin Kürdistan’daki çýkarlarýna hizmet etmektedirler. Böyle bir gerçek ortada iken kalkýp tümden Ýslami gruplarý suçlayarak Kürd halkýna karþý bir savaþ yürüttüklerini, Ýslami gruplarýn Kürd halkýnýn mal, can ve namusunu helal gördüklerini söyleyerek çok çirkince yalan ve iftiralara sarýlmaktadýrlar. Aslýnda bununla bir yandan Ýslam’ý ve Müslümanlarý kötüleme yoluna gitmekte, diðer yandan da Esed’e karþý savaþan muhalif gruplarý hedef gösterip onlarla olan savaþýný haklý göstermeye çalýþmaktadýr.

PKK/PYD’nin Rojava’daki uygulamalarý ve takip ettiði politika yanlýþtýr. Bu politika Kürd halkýna hiçbir þey kazandýrmaz. Aksine çok þey kaybettirecektir.

PKK ve PYD bu sanal zaferi hem Rojava’da ve hem de diðer Kürdistan parçalarýnda kendileri dýþýndaki parti ve örgütlere karþý çok çirkin bir þekilde kullanmaktadýrlar. Haksýz tutum ve davranýþlarýna karþý kendilerine yapýlan eleþtirileri sanki Rojava’daki Kürd halkýna karþý yapýlýyormuþ gibi lanse etmektedirler. 

Bütün bu olumsuzluklara ve gerçeklere raðmen, genelde tüm Suriye Müslüman halký ve özelde de Rojava halkýnýn bu iþin neticesinde kazanýmlar elde etmesini arzulamaktayýz.

Hizbullah baþtan beri bu durumu bildiði halde Rojava’daki halkýmýzýn nispi bile olsa rahatlama ve gasp edilmiþ bazý haklarýna kavuþma gibi fiili bir durumun oluþmasý için aksi bir konumlanma içinde olmamýþtýr.

PKK/BDP Rojava’da Hizbullah ile ilgili bazý iddialar ileri sürmektedir. Bu konuda ne dersiniz?

PYD, rejimle deðil, ilk günden beri rejim muhalifleriyle savaþmaktadýr. Adeta Baas rejiminin Rojava’daki korucu gücü görevini yapmaktadýr. Ancak bunu yapmasýna raðmen gerçekle alakasý olmayan argümanlar kullanmakta ve çok çirkin bir karalama ve ajitasyon kampanyasý yürütmektedir.

PKK sürekli olarak yaydýðý yalan haberlerle Hizbullah’ý iftiralarla töhmet ve zan altýnda býrakmak istemektedir. Ýleri sürdüðü iddialar kamuoyunu yanlýþ bilgilendirmeye yöneliktir ve tamamen yalandýr. Bu durum PKK’nin Hizbullah’a karþý yýllardýr uyguladýðý yalan ve iftirayý temel alan bir stratejisidir. 

Biz orada çatýþmanýn taraftarý deðiliz. Daha önce Cemaat Rehberimiz Muhterem Edip Gümüþ yaptýðý açýklamada, Müslüman Kürd halkýnýn zararýna olacak hiçbir çatýþmayý da tasvip etmediðimizi belirtmiþti. Bu açýk tavrýmýza raðmen Hizbullah’a karþý bilinçli bir propaganda yürütülüyor. Bu þekilde Hizbullah hedef haline getirilip ona karþý yapýlan saldýrýlara bahane üretiliyor.

Suriye’deki iç savaþ ile ilgili tavrýnýz sürekli soruluyor ve sorgulanýyor. Gerçi þu ana kadar bu konuyla ilgili olarak bazý beyanatlar, makaleler ve son olarak Sayýn Edip Gümüþ’ün bir röportajý yayýnlandý. Bunu bir de sizden duymak istiyoruz. Suriye iç savaþý konusundaki tavrýnýz nedir?

Suriye’deki olaylarýn baþlangýcýndan itibaren biz Cemaat olarak net bir þekilde tavrýmýzý ortaya koyduk. Geliþen süreç içinde Cemaat Rehberimiz, sitenize verdiði bir mülakatta bu durumu net bir þekilde ortaya koydu. Ýlk günden beri Müslüman Suriye halkýnýn haklý taleplerinin karþýlanmasý ve Ýslami bir hükümetin kurulmasý doðrultusunda verilecek Ýslami bir mücadelenin yanýnda olduðumuzu söyledik ve bunu kamuoyuna da deklare ettik. Ancak yapay ve dýþ müdahalelerle bir iç savaþýn yaþanmasý, ülkenin harabeye dönüþmesi ve yüzbinlere varan mazlum insan ölümlerinin yaþanmasýnýn savunulacak bir tarafýnýn olmadýðýný da belirttik. Bugün gelinen aþamada bu durumu herkes görmekte ve kabul etmektedir.

Batman’da yakýn zamanda PKK/BDP ile Hüda–Par taraftarlarý arasýnda bir gerginlik yaþandý. Ayrýca bir can kaybý söz konusu oldu. BDP ve PKK bu can kaybýndan Hüda–Par’ý ve dolaylý olarak da Hizbullah’ý suçlarken, Hüda–Par ýsrarlý bir þekilde olayla bir ilgilerinin olmadýðýný ifade etti. Siz bunu nasýl deðerlendiriyorsunuz, Hizbullah’ýn bu olayla bir ilgisi var mý?

Batman’da yaþanan olayda Hizbullah yoktur. Olayýn baþka taraflara çekilmemesi ve gerginliðin daha fazla artmamasý için bugüne kadar olayla ilgili konuþmaktan da imtina etmiþtir. Hüda–par da þiddetle tepki göstermekte ve kendi aleyhine kirli bir oyun tezgâhlandýðýný ifade edip olayýn aydýnlýða kavuþturulmasýný istemektedir.

Bu durumda ahlaken ve usul olarak herkesin bunu böyle kabul etmesi gerekir. Hatta eðer olay Hizbullah veya Hüda–Par’a yakýn birilerine mal edilse ve olay bu þekilde kapatýlmak istense bile, Hizbullah ve Hüda–Par bunu reddettiði ve tavrýný bu yönde ortaya koyduðu için herkesin bunu böyle kabul etmesi ve olayý bir provakasyon veya tezgah olarak görmesi gerekir.

Buna raðmen BDP ve PKK’nin, olay anýndan itibaren Hüda–Par ve Hizbullah’ý hedef tahtasýna oturtmasý, suçlayýcý, kýþkýrtýcý ve karalayýcý bir dil kullanmasý düþündürücüdür. Üstelik KCK’nin sorumsuz açýklamasý ve hedef göstermesi adeta çatýþmaya davetiye çýkarmaktýr. Bütün bunlar halkýn gözleri önünde cereyan etmektedir. Suçlu tarafýn kim olduðunu halkýmýzýn takdirine býrakýyoruz.

Zaman 90’lý yýllarýn zamaný deðildir. Her þey çok açýk ve þeffaf bir þekilde geliþmektedir. Yaþanan ve yaþanacak tüm olaylarýn mahiyetini halkýmýzla paylaþýrýz. Arzulamadýðýmýz ve imkanlarýmýz dahilinde yaþanmasýna müsaade etmeyeceðimiz bir çatýþma bize tahmil edilirse bunu da açýk bir þekilde halkýmýzla paylaþacaðýmýzýn bilinmesini isteriz.

Son zamanlarda Ýslami STK’lara ve Hüda–Par teþkilatlarýna yapýlan saldýrýlardan ve özellikle de Batman’da yaþanan bu hadiseden sonra bölgede tekrar PKK–Hizbullah çatýþma ihtimali gündeme geldi. Bunun endiþelerini taþýyanlar olmakla birlikte, kýþkýrtýcý ve sorumsuzca açýklamalarda bulunanlar da olmaktadýr. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?

Biz çatýþmanýn hiçbir tarafýn faydasýna olmayacaðýný, aksine hem çatýþan taraflarýn ve hem de halkýmýzýn zararýna olacaðýný düþünmekteyiz. Meseleye böyle baktýðýmýz için; meydana gelen her olaya ve çatýþmalara kapý aralayacak her saldýrýya provokasyon olabileceði gözüyle bakmaktayýz. Hatta aksi ispatlanmadýkça böyle deðerlendirmekteyiz. Ancak bakýyoruz ki PKK’nin yan kuruluþlarýndan birisi olayý üstlenmekte ve PKK/BDP de olayý kýnamamaktadýr. Hatta tam aksine bunlar zaman zaman zýmnen destekler mahiyette tavýrlar sergilemekte veya bu çatýþmalarý alevlendirebilecek doðrultuda açýklamalar yapmaktadýr.

Bizim yaklaþýmýmýz ve olaylara bakýþýmýz böyleyken karþý tarafýn bakýþ, yaklaþým ve tavrý bunun tam aksi bir þekildedir. Bugüne kadar Hizbullahi Müslümanlara veya Ýslami kuruluþlara çok sayýda saldýrý gerçekleþtirilmiþ ve bu saldýrýlarda þehadetle neticelenen olaylar yaþanmýþtýr. Ancak PKK ve BDP bu olaylardan hiç birini kýnamadýklarý gibi önünü alacak ve sükûnete davet edecek bir açýklama da yapmamýþlardýr.

Bütün bunlar ve iki kesim arasýndaki bu bariz tavýr ve davranýþ farklýlýðý, Kürdistan halký ve tüm kesimler tarafýndan görülüp bilinmektedir. Hizbullah ve saldýrýya uðrayan Ýslami kuruluþlar bu kadar net bir tavýr sergilerken ve bir yanlýþlýðýn yapýlmamasý için elinden gelen her çabayý gösterirken PKK ve BDP ise en üst düzeyde olaylarý körükleyecek ve çatýþmalara davetiye çýkaracak açýklamalar yapmaktadýrlar. Karþý tarafýn bu saldýrgan tutumuna raðmen bizim bu müspet tavýr ve tutumumuz, Kürd siyasi parti, örgüt ve çevreleri tarafýndan görülüp takdir edilmesi ve desteklenmesi gerekir. Ancak maalesef bu kadar net ve bariz bir tavýr farklýlýðý söz konusu olmasýna raðmen, saldýrgan tarafa tepki vermeyen ve Hizbullah’ýn bu tutumunu görmezden gelen çevre ve kesimler söz konusudur. Biz bunlarý çok iyi görüyor, biliyor ve tanýyoruz.

Bölgenin geleceðiyle ilgili düþünceleriniz nedir? Bundan sonrasý için söylemek istediðiniz bir husus veya vermek istediðiniz özel bir mesajýnýz var mý?

PKK’in geçmiþte yaþanan olaylardan ders ve ibret almasý gerekir. Denenmiþi denemek akýl kârý deðildir. PKK geçmiþteki imha amaçlý savaþ dayatmasýnda baþarýsýz oldu ve hedefine ulaþamadý. Genel anlamda ise bu çatýþmalarýn yaþandýðý alanlarýn tümünde halkýn zararýyla neticelendi. 

Ayný þekilde devlet de bizi imha etmek için tüm gücünü kullandý. Ýki bin öncesi yaptýðý kirli oyunlar, komplo ve çatýþmalarý alevlendirmek için tezgâhladýðý senaryolar bir yana, iki bin sürecinde imha amaçlý çok kapsamlý operasyonlar yürüttü ve birçok plan geliþtirdi. Çekilen acýlar, sýkýntýlar ve ödenen bedeller açýsýndan sonuçlarý çok aðýr oldu. Ancak Allah’ýn yardýmý ve þehitlerin kanýnýn bereketiyle Hizbullah bu süreci de baþarýyla atlattý. Neticede, hem PKK ve hem de devlet Hizbullah’ý yok etme hedeflerine ulaþamadýlar.

Eðer birileri tekrar kafasýnýn bir köþesinde böyle habis düþünceler taþýyorsa, kendilerine tavsiyemiz; bu düþünceden vazgeçsinler. Zorla, baskýyla ve savaþ dayatmalarýyla Allah’ýn izniyle bunu yapmaya muktedir olamayacaklardýr. Herkes bu gücü görmeli ve kabul etmelidir. Kürdistan’da, siyasi ve toplumsal denklemde bu güç hesaba katýlmadan ve görülmeden uygulamaya konulacak hiçbir planýn baþarý þansý yoktur.

Allah’ýn izniyle biz bu gücümüzü; Ýslami bir çizgide, hakkýn ve adaletin tahakkuku için ve Müslüman halkýmýzýn hizmetinde, onun Ýslami ve insani haklarýnýn elde edilmesi doðrultusunda kullanacaðýz.

Kürdistan her kesime yetecek kadar geniþ, bereketli ve renkli bir coðrafyadýr. Eðer birileri bu topraklarda tek parti diktatörlüðü hayalini kuruyor veya rüyasýný görüyorsa uyanmalý ve kendisine gelmelidir. Tüm kesimler kendi inanç, düþünce ve görüþlerini halka arz eder. Halkýn kabulü oranýnda herkes temsiliyet hakkýna sahip olur. Bunun dýþýndaki dayatmalarla, afaki düþünce ve söylemlerle kimsenin tüm Müslüman Kürd halký adýna konuþmaya hakký yoktur. 

Davamýzýn sonu Allah’a hamd etmektir.
 
huseynisevda.biz


  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Toplam (2) adet yorum eklenmiştir.
@Adýnýz Soyadýnýz
22 Kasım 2013 Cuma 18:32
herkes biliyorki bu kuruluþ pkk xe yandaþlari nin iftiralariyla ne biter nede geriler .pkk ve yandaþlarinin ruh hali çamur at kendisi kalmasa izi kalir halindeler.ARTÝK kürt halki bu basit numaraya kanmiyor bunu unutmuþlar
  YORUM DEVAMI
@levent kuyu
21 Kasım 2013 Perşembe 11:48
milleti islam adi altnda siuaet yapmakla suclayan siz simdi siyaset yapiyorsunuz iyiki Allah size yardim etmiyor yoksa iraktaki suriyedeki namaz kilmayan cocuklari gencleri tekbir esliginde bagirarak ve sanki cennete bir adim yaklasircasina katlederdiniz onun icin kusura bakmayin artik bu masum gorunum altindaki domuz bagi zihniyetini hrkrs taniyor . Siz allah icin hepimizi sorgu sualsiz satirlayacak zihniyette ikensizinle deil siyaset fikir tartismasi bile yapmak dusurs deil
  YORUM DEVAMI


EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ

ALINTI YAZARLAR
Diğer Yazarlar
 

SON YORUMLAR