'Mümin Hanýmlar Ýnisiyatif Almalýlar'
Karakter boyutu :
Metni küçült
Metni büyüt
'Mümin Hanýmlar Ýnisiyatif Almalýlar'
Bu ay siz deðerli okuyucularýmýz için Zeyneb-Der Genel Baþkaný Yazar Sabiha Ateþ Alpat Hanýmefendi ile derneklerine iliþkin ve ??Müslüman Kadýnýn ?evre-Toplum Ýliþkisi? üzerine röportaj yaptýk. ??Zamaný Zeynebleþtirmek?? ve akýp giden zaman içerisinde topluma yön veren-verecek olan deðer ve algýlar üzerinde yoðunlaþtýðýmýz söyleþimizde Alpat, ??Bu toplumdaki yanlýþlara dur demek için sahada var olmaya çalýþan mümine kadýnýn, ölçüsünü Kur??an??dan almak gibi bir zorunluluðu vardýr? tespitinde bulunuyor.
26 Eylül 2013 Perşembe 14:07
 Bu Haberi Paylaş
Elif Yüksek / Nisanur Dergisi:   Bu ay siz deðerli okuyucularýmýz için Zeyneb-Der Genel Baþkaný Yazar Sabiha Ateþ Alpat Hanýmefendi ile derneklerine iliþkin ve “Müslüman Kadýnýn Çevre-Toplum Ýliþkisi” üzerine röportaj yaptýk. ‘Zamaný Zeynebleþtirmek’ ve akýp giden zaman içerisinde topluma yön veren-verecek olan deðer ve algýlar üzerinde yoðunlaþtýðýmýz söyleþimizde Alpat, “Bu toplumdaki yanlýþlara dur demek için sahada var olmaya çalýþan mümine kadýnýn, ölçüsünü Kur’an’dan almak gibi bir zorunluluðu vardýr” tespitinde bulunuyor.

“Modernizm ve þehir kültürü, maalesef tüm iliþiklerimizi olumsuz yönde etkiledi ve etkilemeye devam ediyor” diyen yazar Sabiha Ateþ Alpat, bu noktada top yekûn bir tevbeye gidilmesi ve kadýn/erkek birlikte mücadele edilmesi gerektiðinin altýný çiziyor.

Sevgi, ilgi ve algýmýzla evvela kendimizi gözden geçirmemiz, ardýndan en yakýnlarýmýza da sirayet edecek bir imaný kuþanmamýz gerektiðini hatýrlatan Alpat, “Vahiyli gündemlerle, vahyin rengine büründürmek için Hacer anamýzdan cehd dersini alarak koþumuzu baþlatmalýyýz” diyor. Faydalý olmasý temennisiyle sizleri söyleþimizle baþ baþa býrakýyoruz.

“DUYGULARIN KUR’AN ÝLE YÖNLENDÝRÝLMESÝ GEREKÝR”

Hocam, öncelikle “Zamanlarýný Zeynebleþtirmeyenler zamanýn Zeynebi olamazlar” sloganýyla yola çýkan bir derneðin (Zeynep-Der) baþkaný olarak ‘zamaný Zeynebleþtirmek’ sizce neleri kapsýyor, bizimle paylaþýr mýsýnýz?

Bismillah. Sözlerimizin ve iþlerimizin baþý ve sonu Allah’a hamd etmektir. Öncelikle sizlere teþekkür ediyor ve razý olacaðý iþlerde Allah’tan baþarý diliyorum. Zamaný zeynepleþtirmek; iman isteyen, irade isteyen, azim isteyen ve sabýr isteyen bir durum. Her iddianýn ispatý ve zorluðu vardýr. “Zeynep” olmanýn da öyle. Önce Zeyneb’in kim olduðunu hatýrlayalým. Zeyneb; bir kimliði, bir tarafýn þahsiyetini, duruþunu ifade eden sembol bir kadýn þahsiyettir. Zeyneb’in sahip olduðu kimliðin üç ana esasý vardýr. Birincisi, imandýr. Ýmanýn ölçüsü, tevhittir. Allah her imaný kabul etmeyeceðini beyan etmiþ ve bu konuda hayat kitabýmýzda birçok uyarýda bulunmuþtur. Bu ayetlerden sadece bir tanesi En’am suresi 82. ayettir. ?öyle buyrulmuþtur: “Ýman edip de imanlarýný bir zulümle (þirkle) bulaþtýrmayanlara gelince iþte onlar var ya, kendileri için (ebedî azap korkusundan) emin olmak vardýr ve onlar hidayete erenlerdir.” Bunun için imanýn ekseni çok iyi bilinmek zorundadýr. Zeynep, bu farkýndalýðýn farkýnda olan bir kadýn þahsiyettir.

Zeynebi kimliðin ikinci temel taþý ameldir. Amel, hayatý yaþarken yapýlan her iþin adýdýr. Her amel/iþ kabul olmayacaktýr, ancak salih amellerin kabul olunacaðýný hayat kitabýmýz Kur’an, “Ýman edenler ve salih amel iþleyenler” hitabýyla belirtmiþtir. Allah’ýn razý olduðu ve Allah’ýn rýzasý için yapýlan her iþ/amel, ‘salih amel’ diye isimlendirilir. Zeynep, çaðýn kokuþmuþluðuna ve amellerin yozlaþmasýna (özellikle tesettür konusunda) raðmen ölçüleri sadece Allah’tan almayý becerebilendir, becermelidir.

Dayatmalar, zorluklar olabilecektir. Esasýnda tevhit yolunun karakteri de budur. Siz sýnanmadan cennete gideceðinizi mi sanýyorsunuz? Tüm zorluklara karþý yine de dik durmayý baþarmak, zamanlarýn Zeynep’çe yaþanmasýna baðlýdýr.

Zeynebi kimliðin üçüncü ana esasý da ahlaktýr. Ahlakýn Kur’an olmasý… Duygularýn Kur’an ile yönlendirilmesi gerekir. Ahlak konusunda tevhidi kimliðin müntesipleri için sunduðu ahlaki ilkelerin canlý þahidi olmak, esasýnda kadýn ve erkek her bir müminin asli görevlerindendir. Evet, þu bir gerçek ki yaþadýðýmýz çaða ahlaksýzlýk hâkimdir. Siyasi, ticari, sosyal ve kiþisel hayatta yaþanýlan ahlaksýzlýðýn ahlak haline gelmiþ halidir. Ahlakýn önemli ilkelerinden olan hayâ, adeta sürgün edilmiþtir dünyamýzdan. Sokaklara bakýnca “Bir toplumun hanýmlarýný bu seviyede hayâsýz hale getirmeyi nasýl baþardýlar” diyerek zaman zaman iç çekiyorum.

Zamanýn Zeynebi olmak; örneðini iffet konusunda Hz. Meryem’den almak, ilim konusunda Hz. Aiþe’den, fedakârlýk konusunda Hz Hatice’den, ana olmayý ve evlat olmayý Hz. Fatýma’dan, direniþ ve reddediþi Hz. Asiye’den, cihadýný Hz. Hacer’den, kýyamý Kerbela’nýn Zeyneb’inden almaktýr. Kapsamý ise hayatýn tamamýdýr. “Ey Muhammed! De ki: ?üphesiz benim namazým da, diðer ibadetlerim de, yaþamam da, ölümüm de âlemlerin Rabbi Allah içindir.” (En’am /162)

“BÝZ ÝSLAM’DAN RAZI OLDUK”

Dernek faaliyetlerine de deðinelim istiyorum… Zeynep-Der’i nasýl tanýmlarsýnýz?

Derneðimizi kurarken isim konusunda çok tartýþmýþtýk. Ben, genel bir isim olsun diye düþünüyordum. Ama arkadaþlar arasýnda genel kanaat “Zamanýn Zeynebi” olunca bu isme karar verdik. Bunun büyük bir iddia olduðunun farkýnda olarak ismin altýnda ezilmekten çekinmemiz, isme karþý çýkmamýzýn sebebiydi. Yukarýda bahsi geçen Zeyneb tanýmýnýn altýný dolduramamak aðýr bir sorumluluk ve bizim Zeynep-Der olarak böyle bir iddiamýz yok. Ama çabamýz var.

Zeynep-Der, “Zamanýn Zeynebi”nin gerekleri için çaba sarf eden hanýmlarýn kurduðu bir dernek. Tevhidi kimliðin özellikle hanýmlara taþýnmasý, duyurulmasý baðlamýnda eðitim, yardým vb. sosyal çalýþmalar yapýyor karýnca kararýnca. ?unu belirtmeden geçemeyeceðim. Kadýn olmamýz ve yerleþik kültürün de ata erkil bir anlayýþ olmasý hasebiyle bir takým zorluklarý da yok deðil. Örneðin ilk kurulduðunda kadýndan baþkan olmaz konusunda çok eleþtirilere muhatap kaldýk. Hanýmlarýn dernek kurmasý alýþýlmýþ bir durum olmadýðýndan ayaðýmýzýn kaydýðýný sananlarýmýz oldu. Özellikle giydiðimiz kýyafet açýsýndan böyle bir þeye kalkýþýlmasýnýn yanlýþ olduðunu söyleyenler bile oldu. Ve hatta daha modernist giyinmemizi bizzat bana salýk verenler bile oldu.

Halen kabullenemeyen kesimler var. Bazý kesimler halen baþkanlýk konusunda takýntýlý eleþtirilerini sürdürüyorlar. Bu konuda maalesef ama maalesef gelenek ile din karýþtýrýlýyor. Biz baþýndan beri þunu söyledik: Geleneðin dayatmasýna da hayýr! Modernlik, çaðdaþlýk, kadýn haklarý gibi bizim olmayan söylemlerin sözüm ona getirisine de kesinlikle hayýr! Biz Ýslam’dan razý olduk. Gelenek kabul etmiyor diye Ýslam’ýn bizden istediðinden vazgeçecek deðiliz.

“MÜSLÜMAN KADIN, FARZI TARZINA DEÐÝL KENDÝNÝ FARZA UYDURMALI”

Allah muvaffakiyetler versin. Peki, günümüz toplumunda Müslüman kadýn, çevreyle olan iliþkisinde bilhassa nelere dikkat etmeli?

...

RÖPORTAJIN TÜMÜNÜ OKUMAK ÝÇÝN TIKLAYIN!

 

  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Toplam (1) adet yorum eklenmiştir.
@hülya
26 Eylül 2013 Perşembe 18:21
çok güzel bir röportaj olmuþ. derginin bu ayki sayýsýnda okumuþtum. emeðinize saðlýk.
  YORUM DEVAMI


EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ

ALINTI YAZARLAR
Diğer Yazarlar
 

SON YORUMLAR