Karakter boyutu :
Metni küçült
Metni büyüt
Nisanur Dergisi Nisan 2015 Sayısı Çıktı
“Ailemizin dergisi” Nisanur’un Nisan 2015 sayısı çıktı. Derginin 41. sayı dosya konusu “Mahremiyet ve Mahrumiyet”. Ayrıca dergi “Müslüman Kadın Vakur Duruşuyla Örnek Olmalıdır” sözüyle başyazıyı kapağa taşımış.
23 Nisan 2015 Perşembe 13:44
 Bu Haberi Paylaş


İSTANBUL- “Ailemizin dergisi” Nisanur’un Nisan 2015 sayısı çıktı. Derginin 41. sayı dosya konusu “Mahremiyet ve Mahrumiyet”. Ayrıca dergi “Müslüman Kadın Vakur Duruşuyla Örnek Olmalıdır” sözüyle başyazıyı kapağa taşımış.

Derginin editör yazısında; “Yüce dinimizin belirlemiş olduğu mahremiyet alanına şöyle bir baktığımızda; sanıldığı ve –bir takım şer odaklarınca- lanse edildiği gibi mahrumiyete kapı aralar cihetten olmadığını aksine bu sınırın ihlalinin kişiyi maddi-manevi mahrumiyetlere duçar kıldığını görmekteyiz. Haramı helali gözetmeden yiyip-içen, gezip-tozan, yapıp-eden kimselerin, hem kendilerinin yaşadığı hem de yakınlarına yaşattığı nice mahrumiyetler vardır ki; bunlar dünya ve ahiret hayatının tümünü kapsar/etkiler cihettedir” sözlerine yer verilmiş.

Nisanur Dergisi, yaşanan ailevi, psikolojik ve toplumsal birçok sorunun temelinde de bu hazcı, benmerkezci, nemelazımcı tavırla yapılan mahremiyet ihlali olduğuna vurgu yaparak; “Bu noktaya işareten ve önemine de binaen bu ay dosya konumuzu ‘Mahremiyet ve Mahrumiyet’ olarak belirledik. Hatırdan asla çıkarılmamalıdır ki; baba ya da anne, hayatının her hangi bir alanında (ev, sosyal, iş) haram sınırını gözetmeksizin yaşamaya başladıkları andan itibaren mahrum kalan bir eş ve kendilerini manevi bir yetimliğin/öksüzlüğün kollarında buluveren çocuklar olmaktadır. Bu vebalin ise tarafların kaldıramayacağı bir boyutta olacağı muhakkaktır” denilmiş.

Nisanur Dergisi 41. sayı içeriğine baktığımızda; modernitenin hüküm sürdüğü çağımızda özellikle batı toplumları tarafından mahremiyetin basite indirgenerek görmezden gelinmiş ve bunun aksine hayâsızlığa prim verilmiş olduğunun… Mahremiyet kalesinin yıkılmasının birçok felaketi ve yıkıntıyı beraberinde getirdiğinin… Özünden uzaklaşmış post modern toplumun mahremiyet algısının sürekli bir değişim halinde olduğunun… Asıl çağdaşlığın ise mahremiyetin yokluğunda değil varlığında olduğunun… İslam’ın toplum dini olup “Ben kimseden sorumlu değilim, kimse de benden sorumlu değildir” anlayışının İslam’la bağdaşmadığının… Özellikle eşlerden birinin haram çizgisini aşmasının diğer eşi de gerek psikolojik olarak ve gerekse de maddi olarak bazı çöküntülere düşürdüğünün altını çiziyorlar.

Derginin Nisan 2015 sayı başyazısında ise insanların birçoğunun haram içerisinde tepindikleri bir dönemi yaşadığına dikkat çekiliyor ve “Böyle bir ortamda Allah (CC)’ın bize hidayeti lütfedip İslam ve Müslümanlara hizmet etmeyi ve salih insanların oluşturduğu bir yapı ile beraber oluşumuzu nasip etmesi, Rabbimizin bizi sevdiğinin bir alametidir” deniliyor. Buna mukabil hanımların vakarlı duruşlarını muhafaza etmeleri gerektiğinin altı da çiziliyor. Öte yandan Nisanur bu ay tesettüründen ötürü müracaat ettiği iki okula alınmayan, alındığı başka bir okulda ise öğrencilerine namazı, abdesti kısaca dini anlattığı için işine son verilen Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Nurcan Birge ile yaşadığı mağduriyetler ekseninde röportaj gerçekleştirmiş.

 

 

  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Toplam (0) adet yorum eklenmiştir.
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
ALINTI YAZARLAR
Diğer Yazarlar

SON YORUMLAR