Karakter boyutu :
Metni küçült
Metni büyüt
Rakka'daki ABD-PKK katliamı Batı basının bile saklayamayacağı boyuta ulaştı
ABD ve t PKK öncülüğündeki DEAŞ karşıtı uluslararası koalisyonun ‘başarı’ elde etmek uğruna Suriye’de öldürdüğü sivillerin sayısı, Washington’la yakın bağları bulunan sivil toplum örgütleri ile Batı basınının da göz ardı edemeyeceği boyutlara ulaştı.
09 Eylül 2017 Cumartesi 17:09
 Bu Haberi Paylaş


Güvenilir raporlara göre, koalisyon güçlerinin ‘Rakka’nın geri alınması’ operasyonunu resmen başlattığı 6 Haziran gününden bu yana 150’si çocuk en az 860 sivil, bu güçlerin aralıksız süren ve neredeyse ‘hedef gözetmeyen’ saldırılarında hayatını kaybetti. 

 

Foreign Policy’de (FP) kısa bir süre önce yayımlanan makalede, Suriye’nin Rakka kentinde artan sivil ölümlerine dair kanıtlara rağmen, koalisyon güçleri komutanının bu kayıpları reddettiğine dikkat çekildi. Gözlem grubu Airwars’un Rakka’da bin 700’den fazla sivilin Mart 2017’den bu yana koalisyonun saldırıları sonucu hayatını kaybettiğini duyurduğunu anımsatan FP “Bu bulgular ve Birleşmiş Milletler [BM]organları ile sivil toplum kuruluşları tarafından doğrulanan kanıtlara rağmen Korgeneral Stephen J. Townsend, büyük çaplı sivil ölümlerini gösteren raporları abartı olarak tanımladı. General, bir olayda ise henüz koalisyon kendi soruşturmasını bile tamamlamamışken, iddiaları ‘inandırıcı değil’ diye nitelendirdi” ifadelerine yer verdi. 

 

SİVİLLER İKİ ATEŞ ALTINDA

 

Uluslararası Af Örgütü tarafından hazırlanan raporda IŞİD tarafından kaçma girişimlerinin ölümle sonuçlanmasına yol açacak çeşitli ‘önlemler’ alındığı belirtilirken, koalisyonun havadan ve karadan yürüttüğü operasyonların da sivillerin hareketlerini kısıtladığına dikkat çekiliyor. Yani Rakka’da sivillerin kaçışı hem IŞİD hem de ABD öncülüğündeki koalisyonun saldırılarıyla engelleniyor. 

 

Musul ve Rakka’yı geri almaya yönelik operasyonlar boyunca koalisyon güçlerinin, ‘teröristleri hızlıca bertaraf etmenin neticede daha fazla hayat kurtarmaya yarayacağına’ dair tartışmalar yürüttüğünü anımsatan FP, Rakka’da ya da başka yerlerde savaşın temposunun düşmesine yönelik beklentilerini şimdilerde bu güçler tarafından bir kenara koyulduğunu belirtti. 

 

FP, güvenilir kaynaklardan elde edilmesine rağmen sivil kayıplarının yetkililer tarafından inkar edildiğine dikkat çekti: 

 

“Koalisyon güçlerinin komutanı Townsend çoğu vakada, ne kadar iyi araştırılırsa araştırılsın, sivil ölümlerine dair sayıların abartıldığını öne sürdü. Haziran ayında, BM’den gelen bir soruşturma heyeti Rakka bölgesindeki sivil kayıpların halihazırda ‘sarsıcı’ boyutlara ulaştığına dair uyarıda bulunmuş, Townsend ise buna itiraz ederek heyetin ifadelerini ‘abartılı’ olarak nitelemişti. BBC’ye verdiği demeçte, ‘Buna dair bir kanıt gösterin bana; diye konuşmuştu. 22 Ağustos’ta Townsend yine, bu kez ABD Savunma Bakanı James Mattis ile birlikte Bağdat’ta katıldığı bir basın konferansında, sivil ölümlerini küçümsüyordu.

 

Bir muhabirin artan ölümlere dair sorusuna, ‘muhtemelen sivil kayıplarında bir miktar artış olduğunu varsaymak mantıklı olacaktır, zira buradaki operasyonlarımızın yoğunluğu artmış bulunuyor’ diye cevap vermişti Townsend. “[Ancak] ben olsam Rakka’da sivil kayıpların ciddi derecede arttığını söyleyen birine somut delili olup olmadığını sorardım’ diye eklemişti.”

 

MAKUL KANIT: RUSYA VE SURİYE O SIRADA OPERASYON YAPMIYORDU

 

Sivil kayıplarına dair somut deliller bir süredir farklı kurumlar ya da gruplar tarafından raporlanıyor ve çeşitli mecralarda yayımlanıyor. Airwars gözlemcileri, Suriye Demokratik Güçleri’nin kenti kuşattığı sıralarda, koalisyon saldırıları sonucu hayatını kaybeden sivillerin sayısının 700’den fazla olabileceğini duyurmuştu. Airwars, 2014’ten bu yana koalisyonun Irak ve Suriye’deki faaliyetleri neticesinde 5 bin 100’ü aşkın sivilin yaşamını yitirdiğini değerlendiriyor.

 

FP’de yer alan bilgilere göre bu tahminler Airwars’ın 'makul' sınıfına soktuğu raporlardan derlenen verilerden oluşuyor. 

 

Bu sınıflandırmanın kriterleri; iki ya da daha fazla güvenilir kaynağın sivil kayıplardan bahsetmesi ve saldırıyı gerçekleştiren taraf olarak koalisyona atıf yapması, saldırının kaynağına dair herhangi bir tartışmanın olmaması. Yani bu sınıfta yer alan veriler, 5 bini aşkın sivilin öldürüldüğü saldırılar sırasında Rusya ya da Suriye kuvvetlerinin ilgili bölgeye saldırı düzenlemediğini gösteriyor.

 

‘DAHA AZ KOALİSYON BOMBASI, DAHA AZ SİVİL ÖLÜMÜ’

 

FP’nin aktardığına göre ABD öncülüğündeki koalisyon saldırılarının yol açtığı hasara dair raporlar, bölgedeki gözlemcilerce de destekleniyor: “Uluslararası Af Örgütü ve İnsan Hakları İzleme Örgütü’nden araştırmacılar yakın zamanda Rakka civarındaki kent, kasaba ve kampları ziyaret edip, hava ve top saldırıları ile IŞİD faaliyetlerine dair birbirine benzer dehşetli hikayeler anlatan tanıklarla mülakatlar yaptılar. BM’nin Suriye araştırma heyeti de hayatta kalanlar ve tanıklarla, bölgede gerçekleşen bir dizi saldırı hakkında görüşme fırsatı buldu. 

 

Airwars gözlemleri, Rakka’daki sivil kayıp sayısının, saldırının yoğunluğuyla yakından ilişkili olduğunu gösteriyor. Basitçe söylersek: Daha az koalisyon bombası, daha az sivil ölümü. Örneğin temmuzda, Rakka’da koalisyon saldırıları sonucu yaşanan sivil ölümlerinin sayısı, Haziran’a göre yüzde 33 oranında azaldı. Koalisyon güçlerinin kente yaptığı atışların sayısı da neredeyse aynı oranda, yüzde 32 oranında azalmıştı.”

 

FP’ye göre kimi siviller rüşvet marifetiyle kentten kaçmayı başarıyor ancak özellikle çocuklar mağdur durumda: 

 

“Haziran 2017’den bu yana Rakka’da 150’den fazla çocuğun yaşamını yitirdiğine dair güvenilir raporlar bulunuyor ve ‘Rakka Sessizce Katlediliyor’ gibi kimi grupların raporlarına göre bu sayı her hafta artıyor. Söz konusu çocukların çoğunun ismi, ailelerinin sosyal medyadan yayınladığı fotoğraflar aracılığıyla kesinleştiriliyor.”

 

Sputnik
  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Toplam (0) adet yorum eklenmiştir.
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
ALINTI YAZARLAR
Diğer Yazarlar

SON YORUMLAR
@kurd
ALLAHINA KURBAN. ADAMSIN ADAM
25 Eylül 2017 Pazartesi 14:32
@serwxebun
kürtleri aç bırakmakla tehdit edenler bilsinler ki herşeyimizi barzaniye feda ederiz yeter ki kürdistan kurlsun bedel ne ise öder ve ödetiriz hüdaparı kürt kardeşlerinin yannda olduğu için de tebrik ederiz
23 Eylül 2017 Cumartesi 13:01
@Şex Said Seriyyelerİ
RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAHIN ADIYLA BİZİ KARANLIGIN ASKERLERİNE KARŞI AYDINLIGIN ASKERİ YAPAN ALLAHA HAMD OLSUN GEREKİRSE ALLAH İÇİN MAPUKTAN DAHA YUMUŞAK GEREKİRSE ALLAH İÇİN TAŞTAN DAHA SERT OLURUZ... Şex Said Seriyyeleri.
06 Eylül 2017 Çarşamba 21:47
@kürdi
artık kürtlerin hayal kurduğu dönemler bitmiştir belki bağımsızlık için bedel ödeyecekler ama şuda kesin ödeteceklerde bunun karşısında kimse duramaz
20 Ağustos 2017 Pazar 17:05
@rojj
bağımsız kürdistan kürtlerin ana süütü gibi helaldir lazımdır artık süürgecilerde bunu anlamalı bunun önü kesilemez
20 Ağustos 2017 Pazar 17:02
@Ziyaretci
SÖZ KONUSU KÜRTLERİN BAĞIMSIZLIĞI OLUNCA "BÖLÜNMEYİ" GÜNDEME GETİRİRLER
13 Ağustos 2017 Pazar 12:32
@Ziyaretci
GORAN ABD YEMİ HİZMET EDYOR? NE BU YA
13 Ağustos 2017 Pazar 12:30
@Ziyaretci
ne zaman kürtler bağımsızlık dese birileri çıkıp " ikinci israil devleti kuruluyor" yazıklar olsun
13 Ağustos 2017 Pazar 12:28
@can
Eğer Kürtler bulundukları devlete bu benim devletim diyemeyecek hale getirilmişlerse kabahati o devletlerde aramak gerekir. Aynen öyle
12 Ağustos 2017 Cumartesi 20:29
@CAN
Türkiye ve İran`ın bağımsızlık karşıtı duruşu, başından itibaren Astana anlaşmasıyla kabul ettikleri “ülkelerin toprak bütünlüklerinin korunması” ilkesi ile ilgilidir. KESİNLİKLE ÇARPITIYORSUN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜYLE ALAKASI YOK.
12 Ağustos 2017 Cumartesi 20:22