Karakter boyutu :
Metni küçült
Metni büyüt
Şartlarımız Uygun Olsaydı…
Tarihi olaylar arasında, kitap sayfalarında bir hikâye gibi, hatta bazen bir efsane gibi anlatılır oldu hicret, muhacerat. Muhacirlerin tüm yaşamları boyunca susuz, kupkuru bir yerde, bin bir zorlukla kazandıkları her şeylerini geride bırakarak, sadece ve sadece Rablerinin emir ve yasaklarını yerine getirmek için, vatanlarını terk etmelerini gözyaşları içerisinde okuduk ve anlattık.
24 Eylül 2017 Pazar 17:58
 Bu Haberi Paylaş
Bismillahirrahmanirrahim.   Tarihi olaylar arasında, kitap sayfalarında bir hikâye gibi, hatta bazen bir efsane gibi anlatılır oldu hicret, muhacerat. Muhacirlerin tüm yaşamları boyunca susuz, kupkuru bir yerde, bin bir zorlukla kazandıkları her şeylerini geride bırakarak, sadece ve sadece Rablerinin emir ve yasaklarını yerine getirmek için, vatanlarını terk etmelerini gözyaşları içerisinde okuduk ve anlattık. Bırakmak bir nebze kolay geldi gözümüze de, peki ya yine bu zorluklar içinde kazanılanları başkalarıyla paylaşan ensarı nasıl övüne övüne anlattık?    İçinde hiçbir tereddüt yaşamadan, bir an bile olsun durup düşünmeden, hiçbir ‘acaba’ demeden, tüm sahip olduklarını sanki evladıyla paylaşıyormuş gibi, eşit bölmesi kolay bir şey miydi? İyi de İslam, ilk indiği günkü gibi taptaze ve capcanlı değil mi ki; bizde bunlara benzer değişimi yapmıyor. Yoksa muhacerat oldu, bitti bir olay mıydı?   Kişi bulunduğu yerde ve ortamda dinini yaşayamıyorsa, kendisi için bunu yaşayabileceği başka bir yere gitmesi gerekmez mi? Bir yerde mazlum olması, emir ve yasakları yapmaması için mazeret olur mu?   Oysaki Kur’an-ı Kerim’de Rabbul Âlemin (CC) buyurur ki; “Kendilerine zulmetmekteler iken meleklerin canlarını aldığı kimseler var ya; melekler onlara şöyle derler: ’Ne durumdaydınız?’ Onlar da, ‘Biz yeryüzünde zayıf ve güçsüz kimselerdik’ derler. Melekler, ‘Allah’ın arzı geniş değil miydi, orada hicret etseydiniz ya!’ derler. İşte bunların gideceği yer cehennemdir. O ne kötü varış yeridir.” (Nisa / 97)   İşte bu ayeti kerime gereğince bu gün de dünyanın çeşitli yerlerinde zulüm altında olan, canları, malları, namusları tehlikede olan, ibadetlerini yapmaktan engellenen birçok Müslüman namuslarını, dinlerini korumak için başka ülkelere gitmek zorunda kalıyorlar. Özellikle de bizim ülkemize sığınmaya çalışıyorlar. Onlar hicret edip muhacir sıfatını kazanırlarken, bizler çoğu zaman, ensar vasfını kazanamıyoruz ne yazık ki.    “O kimseler ki, iman ettiler, hicret ettiler ve Allah yolunda cihada katıldılar, bir kısımları da onları barındırıp yer, yurt sahibi yaptılar ve yardıma koştular. İşte bunlar hakkıyla mü’min olanlardır. Bunlara bir mağfiret ve cömertçe bir rızık vardır.”(Enfal/ 74)   “Gerçekten iman edip hicret eden, mallarıyla ve canlarıyla Allah yolunda cihad eden, onları barındırıp yardım edenler, işte bunlar birbirlerinin dostlarıdır…”(Enfal/ 72)   Ayeti kerimelerde muhatap, her ne kadar özelde Resulullah (SAV)’ın zamanındaki ensar ve muhacir olsa da genelde Kur’an’ın birçok ayetinde olduğu gibi, kıyamete kadar tüm inananlardır.   Kur’an ayetleri okunur, Resulullah’ın (SAV) hadisleri ve tarihi olaylar anlatılır; ancak dediğimiz gibi bunları maalesef geçmiş olaylara hapsederiz. Öyle olmasaydı, bugün vatanlarını terk ederek bizim yurdumuza hicret edenleri bir ensar muhabbeti ve düşüncesiyle karşılayabilirdik. Övüne avüne anlattığımız o ensar ve muhacir kardeşliğini yaşamanın tadını alabilirdik. Ama bizim çok bahanelerimiz var!   ‘Okuyan çocuklarımız var, ekonomik sıkıntılarımız var, iki yakamızı zar zor bir araya getiriyoruz.   Ensarın yaptığı gibi onları kendi evimizde ağırlamak mı?   Olur mu hiç?   İki artı bir veya üç artı bir olan evimiz kira ve ancak sığıyoruz. Hem hiç tanımadığımız kişilerle aynı çatı altında kalmak akıl karı mıdır? Bugün, yıllardır tanıdığımız kapı komşumuza, hatta kendi öz akrabalarımıza bile bu konuda güvenemezken, kim olduğunu bilmediğimiz kişilere mi güveneceğiz?   Kendi sıkıntılarımızı bir anlatırız ki, gelenlerin bize yardım etmesini bekler gibiyiz. Hem onlar niye geliyorlar ki, vicdanlarımızı ara ara niye sızlatıyorlar? Neşeli neşeli yemek sofrasına oturmuşken, denizde boğulan, kıyıya vuran küçücük bebeğin cesedini görüp iştahımızı kapatmaya ne hakları var ki?   Bunlar yetmezmiş gibi, sokaklarda sürekli onlarla karşılaşırız, hastanelerde onlar yüzünden saatlerce sıra bekleriz (niye hastalanırlar ki?), fırsatçılar onlara evleri pahalıya verince, ev kiraları ikiye katlandı. Ucuza çalışınca bizim erkeklerimiz, gençlerimiz işsiz kaldı. Bunlar yetmezmiş gibi zanaat sahibi olanlar kendi işlerini kurdular. Zaten başımızda birçok dert var, ülkemize gelenler de dertlerimize dert katıyorlar.   Hem bunlar niye kadınıyla erkeğiyle savaşmıyorlar, ya da kendi evinde, kendi topraklarında ölmüyorlar? Gelip buralarda sürünmelerinden daha iyi değil mi? Bizi de sıkıntıya sokmaz, bize vicdan azabı çektirmezlerdi böylece.’   Birçoğumuz böyle düşünürüz değil mi?   Peki, Medineli Müslümanların derdi yok muydu?   Onlardan her birinin zaten en az iki evi vardı, hepsinin işi gücü yerindeydi, ayrı sokaklardan geçer, ayrı çarşılardan alışveriş yaparlardı. Gelen Mekkeliler de her şeylerini beraberlerinde getirmişlerdi. Onun için de gelenlere yardım etmeleri zor olmadı! Biz de onlarla aynı şartlarda olsaydık tabi ki onlar gibi davranabilirdik! Böylece Kur’an-ı Kerim’de ve hadislerde kendilerinden övgüyle bahsedilen, çeşitli mükâfatlar vaat edilen o şanlı ensarlardan olurduk.   Değil mi?   Rana Çeçen | Nisanur Dergisi | Ağustos 2017 | 69. Sayı


  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Toplam (0) adet yorum eklenmiştir.
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
ALINTI YAZARLAR
Diğer Yazarlar

SON YORUMLAR
@Ziyaretci
70 yılda kemalistlerin başaramdığını islamcı akp iktidarında başardı.
10 Kasım 2017 Cuma 11:39
@Ziyaretci
tamam talebiniz kabul gürüldü kürtlükten çıkarıldınız
03 Ekim 2017 Salı 10:32
@kurd
ALLAHINA KURBAN. ADAMSIN ADAM
25 Eylül 2017 Pazartesi 14:32
@serwxebun
kürtleri aç bırakmakla tehdit edenler bilsinler ki herşeyimizi barzaniye feda ederiz yeter ki kürdistan kurlsun bedel ne ise öder ve ödetiriz hüdaparı kürt kardeşlerinin yannda olduğu için de tebrik ederiz
23 Eylül 2017 Cumartesi 13:01
@Şex Said Seriyyelerİ
RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAHIN ADIYLA BİZİ KARANLIGIN ASKERLERİNE KARŞI AYDINLIGIN ASKERİ YAPAN ALLAHA HAMD OLSUN GEREKİRSE ALLAH İÇİN MAPUKTAN DAHA YUMUŞAK GEREKİRSE ALLAH İÇİN TAŞTAN DAHA SERT OLURUZ... Şex Said Seriyyeleri.
06 Eylül 2017 Çarşamba 21:47
@kürdi
artık kürtlerin hayal kurduğu dönemler bitmiştir belki bağımsızlık için bedel ödeyecekler ama şuda kesin ödeteceklerde bunun karşısında kimse duramaz
20 Ağustos 2017 Pazar 17:05
@rojj
bağımsız kürdistan kürtlerin ana süütü gibi helaldir lazımdır artık süürgecilerde bunu anlamalı bunun önü kesilemez
20 Ağustos 2017 Pazar 17:02
@Ziyaretci
SÖZ KONUSU KÜRTLERİN BAĞIMSIZLIĞI OLUNCA "BÖLÜNMEYİ" GÜNDEME GETİRİRLER
13 Ağustos 2017 Pazar 12:32
@Ziyaretci
GORAN ABD YEMİ HİZMET EDYOR? NE BU YA
13 Ağustos 2017 Pazar 12:30
@Ziyaretci
ne zaman kürtler bağımsızlık dese birileri çıkıp " ikinci israil devleti kuruluyor" yazıklar olsun
13 Ağustos 2017 Pazar 12:28