Karakter boyutu :
Metni küçült
Metni büyüt
Seçim ve Kürtleri Bekleyen Tehlikeli 'Kaos'
15 Mayıs 2015 Cuma 00:25
 Bu Haberi Paylaş


Bol keseden vaatlerle, ben seçilmezsem kaos olur tehditleriyle, kan akıtan musluklarıyla, arka kapı ziyaretleriyle ve gittikçe milliyetçileşen bir iktidarıyla seçim süreci son hızıyla devam ediyor.

Her gün birkaç ilde birden miting düzenleyen parti liderleri, adeta seviyesizleşme yarışına girmiş gibiler.  Birilerinin iddia ettiği gibi bu seçim döneminin merkezine, ekonomi değil gerilim oturmuş durumda.

Her parti kendi üslubuyla gerilimi ve kutuplaşmayı yükselterek Türkiye’yi içinden çıkılmaz bir kutuplaşmaya sevk ediyor. Seçimler neredeyse, aralarında yüz yıllardır süregelen düşmanlıkların olduğu aşiretlerin çekişmesine dönüşmüş durumda. Her parti, ben ve diğerleri, tarzında bir tavır takınarak ülkedeki ayrılıkları körükleyip tabanını koruma uğraşında.

Bu seçimi diğerlerinden farklı kılan en temel etkenlerden biri seçime katılmadığı halde katılıyormuş gibi çalışan Recep Tayyip Erdoğan faktörüdür. Normalde anayasa gereği, tarafsız olması gerekirken seçim mitingleri gibi mitingler düzenleyerek AKP için oy ve Dört yüz milletvekili istemek Cumhurbaşkanlığı makamına yakışmasa gerek.

İşi kitabına uydurmak adına toplu açılışlar yapmak bahanesiyle meydanlara inen Erdoğan, kimi yerlerde aylardan beridir kullanılan mekânların açılışını yapıyor sözde. Meydanlardaki tavrına bakınca insanın acaba Cumhurbaşkanı olduğu için pişman mı oldu? Diye sorası geliyor. Kürsüden muhalefet liderleri ile polemiğe girmek işgal edilen makama yakışır bir davranış olmadığı gibi Cumhurbaşkanlığı makamının değerini de azaltmaktadır.

7 Haziran seçimlerini farklı kılan etkenlerden biri de HDP’nin baraj mücadelesi. Şu anda başta Doğan Medyası olmak üzere, uzun vadede HDP’yi ve de Kürtleri kullanmak isteyen herkes HDP barajı aşsın diye yırtınıp duruyor.

Dikkat edilirse eğer görülecektir ki; CNN ve benzerlerinin neredeyse reklamlarında bile HDP’li bir kişi var. Tıpkı İktidar medyasının reklamlarında bile AKP’li bir kişinin olduğu gibi. Her halde Doğan Medyası’na ait binalarda HDP’liler için konaklama alanları oluşturulmuş.

HDP’nin Paralel Örgüt ile yaşadığı sıkı fıkı ilişkiler de gözden kaçmıyor doğrusu. Gizli âşıklar gibi arka kapılardan kaçamak ziyaretler, beddua kardeşliği ve özellikle yabancı dilde yayın yapan gazetelerdeki HDP propagandası gibi ince ayarlarla gittikçe yakınlaşan iki yapıdan bahsediyoruz.

Bir de HDP’nin aday listesi var. Elbette içerisinde Kürt halkının önemsediği değerli adaylar mevcuttur. Ama genele bakılacak olursa, Türkiye piyasasında ne kadar tarihi geçmiş marjinal varsa heybeye konulmuş. Türkiyelileşmek ya da barajı aşmak adına devşirilen bu eskimişlerin hiçbirinin Kürt Halkı’nın hayrına atacağı tek bir adım bile yoktur.

Doğan Medyasının ve Paralel Yapı’nın Kürtlere yapacakları geçmişte yaptıklarından farksız olmayacaktır. Şu an için HDP, ben onlardan istifade ediyorum, düşüncesinde olabilir, ama onlar HDP’den öte Kürt Halkı’nı kullanabilmenin telaşındadırlar. HDP de bunlarla yaptığı gayrı meşru dans ile adeta Kürtleri pazarlamaktadır.

Doğan Medyası’nın Amiral gemisi hükmünde olan Hürriyet Gazetesi’ne göre Kürtlerin bu ülkede yaşama hakkı bile yoktur. Logosunda ‘Türkiye Türklerindir’  ibaresiyle çıkan bir gazete aslında Kürtlerin varlığını külliyen inkâr etmektedir. Ve bu gün HDP açık açık Kürt halkını bu anlayışa pazarlamaktadır.

HDP ve ona destek verenlerin bu gün, kendini bu faşist rejimin gerçek sahibi olarak görenlerle yakınlaşması Kürtlerin geleceği açısından büyük bir tehlike arz etmektedir. Bu sistemin asıl partisi olan CHP güçsüz olduğu için Doğan Medyası tarafından temsil edilen kafa, HDP’ye yakınlaşmakta ve AKP’ye karşı onları silah olarak kullanmaktadır.

Onların HDP’nin barajı geçmesi için çabalamaları, ne Kürtlerin gasp edilmiş hakları açısından ne de Kürtlerin gelecekleri açısından değildir. AKP’nin güç kaybedebilmesi açısından bu gün Kürtleri önemseyenler yarın Kürtlerin hakları söz konusu olunca ilk karşı çıkanlar olacaklardır.

Aynı durum paralel yapı için de geçerlidir. AKP ile en sıkı fıkı oldukları günlerde bile çözüm sürecine karşı çıkan bu yapı değil miydi KCK’lıların ellerini Amerikan usulü kelepçelerle bağlayıp teşhir eden. Şimdi bu yapı da HDP’ye destek veriyor.

MİT’in yönlendirmesi ışığında kurulduğu bilinen HDP ve onun başkanı için Proje diyenler her geçen gün haklı çıkıyorlar. HDP’nin Türkiyelileşme adına Türkiye halklarının dışladığı kesimleri Kürt Halkı aracılığıyla var etme çabası ve devşirme politikaları her şeyden önce Kürtlere yapılmış bir haksızlıktır.

Seçim döneminden önce Kürdi ittifak için görüşmeler yapıldı. Sonuç ortada. Kürdistanî güç olarak bilinen gruplara neredeyse hiçbir şey verilmedi. Kendi güçleri dışındaki gruplara verilen sıralara bakılırsa barajı aşma durumunda bile sadece bir kişi seçilebilecek gibi görünüyor. Diğerleri ise seçilemeyecek sıralardan kendilerine yer buldular.

Olayın bir de seçim sonrası var. HDP’liler açık açık, biz barajı aşamazsak seçimden sonra kaos olur, diyorlar. Bu tam da HDP’yi seçime parti olarak girmeye ikna edenlerin istedikleri şeydir. Nerede kaos olacak Muğla’da mı, Konya’da mı yoksa Şırnak, Batman veya Diyarbakır’da mı? HDP’lilerin bahsettikleri o ateş nerede tutuşacak, ya da hangi ilin çeşmelerinden kan akacak?

Elbette hangi ilin billboardlarına kan akıtan musluk resimleri asıldıysa o şehir tehlike altındadır.

HDP’nin barajı aşıp aşmayacağı kesin değil. Anket şirketleri destekledikleri partilerin hoşuna gidecek şekilde sonuçlar yayınladıklarından tam bir netlik kazanılmış değil. Belli ki geçse de az bir puanla geçecek barajın altında kalsa da az bir puanla kalacak.

Yüzde 10’luk seçim barajının adaletsizliği belliki en fazla HDP’yi etkileyecek. Ama bunu bile bile seçime Parti olarak girme kararı aldılar. Daha en baştan da Nasreddin Hoca’nın testi kırılmadan attığı tokat gibi tehditlerini ilan ettiler. Biz Barajı aşamazsak kaos çıkar…

Peki, barajın altında kalırlarsa ne yapacaklar? Demirtaş sivil itaatsizlikten bahsediyor. PKK orijinli yapılar ne zaman sivil itaatsizlik demişlerse, sonuçta katledilen Kürt halkı olmuştur. En son Ekim ayında yaşananlar bunun göstergesidir. İnsanların yaptıkları yapacakları için de birer işaret hükmündedir. Açık açık bu kesim, Kaos çıkar diyerek geçmişte yaptıklarını hatırlatmak suretiyle Kürt halkını tehdit ediyor.

Aslında HDP, kaos çıkar derken, Kürt halkına mesaj vermiş oluyor. Çünkü barajı aşabilmesi için aslında batıdan çok doğu halkına ihtiyacı var. Netice de Kürtlerin tamamı kendilerini desteklemiyor. Bu desteklemeyenlerin ağlebi de Kürdistan’da yaşıyor. Kaosun çıkacağı yer de belli; Kürdistan coğrafyası…

Bir de tehdit ve silah ile oy toplamadıklarını iddia ediyorlar. Biz barajı aşmazsak kaos çıkar, demek bile tek başına tehdit ve silahların gölgesi olarak yeter de artar bile.

Anlaşılan o ki HDP barajı geçse de geçmese de seçim sonrası Kürt halkını tehlikeli günler bekliyor. Bun da olayları kızıştıran Cumhurbaşkanı’nın da sorumluluğu inkâr edilemez.

Seçim dönemine girilince milliyetçi oyları almak için masaya tekme vuran Erdoğan’da yaşanacaklardan sorumlu olacaktır. Kürt Sorunu yoktur, demek bile başlı başına bir tahriktir. Erdoğan önceki seçimlerde olduğu gibi bu seçimde de gerilim politikası üzerinden oy toplama hevesine kapılmakla tehlikeli sulara yelken açmış oldu…

Neticede 7 Haziran seçimleri en çok bölge halkını etkileyecektir. HDP barajı aşacak olursa eğer güç zehirlenmesinin getirdiği sarhoşlukla bölge halkını daha da yıpratacaktır. Haraçların miktarının artacağından, çocukların daha fazla dağa kaçırılacağından, şirin görünmek için şimdilik sessiz duran çetelerin daha bir saldırganlıkla harekete geçeceğinden kimsenin şüphesi olmasın.

Yani anlayacağınız Kürt Halkı için, Barajın altı da felaket üstü de. Allah Kürtlerin yardımcısı olsun…

Selam ve Dua ile…

Metin Gökmen





  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Toplam (0) adet yorum eklenmiştir.
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
ALINTI YAZARLAR
Diğer Yazarlar

SON YORUMLAR
@Ziyaretci
70 yılda kemalistlerin başaramdığını islamcı akp iktidarında başardı.
10 Kasım 2017 Cuma 11:39
@Ziyaretci
tamam talebiniz kabul gürüldü kürtlükten çıkarıldınız
03 Ekim 2017 Salı 10:32
@kurd
ALLAHINA KURBAN. ADAMSIN ADAM
25 Eylül 2017 Pazartesi 14:32
@serwxebun
kürtleri aç bırakmakla tehdit edenler bilsinler ki herşeyimizi barzaniye feda ederiz yeter ki kürdistan kurlsun bedel ne ise öder ve ödetiriz hüdaparı kürt kardeşlerinin yannda olduğu için de tebrik ederiz
23 Eylül 2017 Cumartesi 13:01
@Şex Said Seriyyelerİ
RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAHIN ADIYLA BİZİ KARANLIGIN ASKERLERİNE KARŞI AYDINLIGIN ASKERİ YAPAN ALLAHA HAMD OLSUN GEREKİRSE ALLAH İÇİN MAPUKTAN DAHA YUMUŞAK GEREKİRSE ALLAH İÇİN TAŞTAN DAHA SERT OLURUZ... Şex Said Seriyyeleri.
06 Eylül 2017 Çarşamba 21:47
@kürdi
artık kürtlerin hayal kurduğu dönemler bitmiştir belki bağımsızlık için bedel ödeyecekler ama şuda kesin ödeteceklerde bunun karşısında kimse duramaz
20 Ağustos 2017 Pazar 17:05
@rojj
bağımsız kürdistan kürtlerin ana süütü gibi helaldir lazımdır artık süürgecilerde bunu anlamalı bunun önü kesilemez
20 Ağustos 2017 Pazar 17:02
@Ziyaretci
SÖZ KONUSU KÜRTLERİN BAĞIMSIZLIĞI OLUNCA "BÖLÜNMEYİ" GÜNDEME GETİRİRLER
13 Ağustos 2017 Pazar 12:32
@Ziyaretci
GORAN ABD YEMİ HİZMET EDYOR? NE BU YA
13 Ağustos 2017 Pazar 12:30
@Ziyaretci
ne zaman kürtler bağımsızlık dese birileri çıkıp " ikinci israil devleti kuruluyor" yazıklar olsun
13 Ağustos 2017 Pazar 12:28