Karakter boyutu :
Metni küçült
Metni büyüt
Toplumsal İlişkilerdeki Tehlikelere Dikkat!
27 Aralık 2015 Pazar 15:08
 Bu Haberi Paylaş


Kadınlar olarak azami dikkat göstermeliyiz. Çalışan, okuyan, tebliğ çalışmaları içinde yoğun bir vazife üstlenmiş ya da eviyle meşgul biri olabiliriz. Etrafımızdaki hiç kimse –mahremlerimiz hariç– bizim açımızdan tamamen emin olmasın. Biz de hiçbir zaman kendimizi hataya girmez, nefsin tuzağına düşmez olarak görmeyelim. Unutmayalım ki, Rabbimiz bize ‘Sakının!’ demişse O’nun ilminde o şey mühim ve muzır demektir. Emre inkıyaden her tür tedbiri almak durumundayız. Bunun en iyi yolu da günah sınırlarına dayanmadan önümüze setler koymaktır.

Bismillahirrahmanirrahim.

“Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına, dışarı çıkarken üstlerine örtü almalarını söyle; bu, onların hür ve namuslu bilinmelerini ve bundan dolayı incitilmemelerini daha iyi sağlar. Allah bağışlar ve merhamet eder.”
(Ahzab / 59)

İslam dini öyle bir nimet ve lütuftur ki; zorluk ve sıkıntı addettiğimiz ya da zannettiğimiz her emrinde ve yasağında hayatımızı güzelleştiren, kıymetlendiren, yücelten ve kolaylaştıran bir taraf vardır. Müslüman bir şahsın dünyada iç huzuru en çok elde edebilmiş, ruh sükûnetine erişebilmiş tek insan olması da bundandır. İnsanı; çirkinleştiren, basitleştiren ve alçaltan her şeyden arı ve duru kılmayı hedeflemiştir dinimiz.

Yaptığımız bu giriş elbette birçok konuya taalluk edebilecek bir başlangıç oldu ama asıl değinmek istediğimiz mevzu, mahremiyet sınırlarının muhafazasıdır. Bu sınırlar, bilinçli bacılarımız tarafından elbette biliniyor. Ancak bir yandan televizyon gibi unsurların ektiği fitne, öte yandan modern sosyal hayatın yani sanal âlemin getirdiği bir takım yenilikler, bu sahanın neredeyse korumasız kalmasına sebep olmuştur. Helal–haram sınırlarının belirlenmesinde verilen keyfi fetvalar veya şahsi çıkarımlar, toplumu tedavisi zor bir hastalığın içine doğru sürüklemektedir.

Namus, iffet kavramları elbette her iki cinsi yani erkek ve kadın cinsini ilgilendiren ve üzerlerinde taşımaları gereken vasıflara şamil kavramlardır. Ancak daha hassas, daha zarar görebilir ve suiistimale daha açık olması hasebiyle kendini muhafaza etmesi daha çok talep edilen taraf kadınlar olmuş, buna binaen de kadınlara yönelik emir ve tavsiyeler daha yoğun, daha ısrarcı olmuştur.

İslam’da ‘yabancı erkek’ kavramı, kadınlar için mahremleri olmayan bütün erkekler için kullanılmıştır. Yani sadece akrabalık bağı bulunmayanlar değildir. Yabancı erkek, Allah–u Teâlâ’nın Nur Suresi’nde tek tek isimlendirerek ifade ettiği kimselerin dışında kalanlardır. Rabbimiz mealen şöyle buyurmaktadır:

“Mümin erkeklere söyle: Gözlerini bakılması yasak olandan çevirsinler, mahrem yerlerini, korusunlar. Bu, onların arınmasını daha iyi sağlar. Allah yaptıklarından şüphesiz haberdardır. Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini bakılması yasak olandan çevirsinler, iffetlerini korusunlar. Süslerini, kendiliğinden görünen kısmı müstesna, açmasınlar. Başörtülerini yakalarının üzerine salsınlar. Süslerini kocaları veya babaları ve kayınpederleri veya oğulları veya kocalarının oğulları veya kardeşleri veya erkek kardeşlerinin oğulları veya kız kardeşlerinin oğulları veya Müslüman kadınları veya cariyeleri veya erkekliği kalmamış hizmetçiler, ya da kadınların mahrem yerlerini henüz anlamayan çocuklardan başkasına göstermesinler. Gizledikleri süslerin bilinmesi için ayaklarını yere vurmasınlar. Ey inananlar! Saadete ermeniz için hepiniz tevbe ederek Allah’ın hükmüne dönün.” (Nur / 30–31)

Ayetlerde belirtilenler dışında kalan insanlar –aramızda kan bağı olsa dahi– haremlik/selamlık hususuna özen göstermemiz gerekenlerdir. Aksi takdirde ummadık sıkıntılara duçar olmamız, kendimizden ya da çevremizden beklemediğimiz hatalara düşmemiz kaçınılmazdır.
Mahremlerimiz dışında her kim olursa olsun onlarla yalnız baş başa kalmaktan mutlak surette kaçınalım. Peygamber aleyhissalatu vesselamın, yalnız olarak baş başa kalan yabancı erkek ve kadının üçüncülerinin şeytan olduğu ihtarını hatırımızdan çıkarmamalıyız.

İnternet üzerinden oluşturulan yeni sosyal oluşuma gelince, bunun faydaları olmakla beraber zararları daha çoktur. Sanal âlemdeki duvarları örmeden, perdeleri çekmeden ve kapıları kilitlemeden; evlerimizi ve sırlarımızı muhafaza eden duvarlar, odalarımızı örten kapılar, pencerelerimizi örten perdeler korunmak için yeterli olmaz. İşin kötü tarafı, sanal âlemi gerçek âlemden ayırıp, o alanda işlenen günahları ya da hataları da gerçek günah ve hatalardan ayırma gibi bir yanılgı oluşuyor zihinlerde. Oysa birebir görüşmelerde sınırların aşılması ne kadar tehlikeli ise sanal görüşmelerde de bir o kadar tehlikelidir. Hatta sanal görüşmeler bir süre sonra yine internetin getirdiği imkânlardan olan sesli ve görüntülü diyaloglara kadar varıyor ki; haram aynı haram, ahlâkî çürüme aynı çürüme, yıkım aynı yıkım oluyor. Yani işin vahameti sanal olmakla kalmıyor, gerçeğin ta kendisi olarak çıkıyor karşımıza. Tahribat en somut haliyle önümüzde duruveriyor. Toplumda oluşan bu tahribatı tamir etmesi gereken ise bu toplumun emanetçisi olan kadınlardır. Bizler hem kendimizi hem yakın/uzak çevremizi muhafaza ile görevliyiz.

Kadınlar olarak azami dikkat göstermeliyiz. Çalışan, okuyan, tebliğ çalışmaları içinde yoğun bir vazife üstlenmiş ya da eviyle meşgul biri olabiliriz. Etrafımızdaki hiç kimse –mahremlerimiz hariç– bizim açımızdan tamamen emin olmasın. Biz de hiçbir zaman kendimizi hataya girmez, nefsin tuzağına düşmez olarak görmeyelim. Unutmayalım ki, Rabbimiz bize ‘Sakının!’ demişse O’nun ilminde o şey mühim ve muzır demektir. Emre inkıyaden her tür tedbiri almak durumundayız. Bunun en iyi yolu da günah sınırlarına dayanmadan önümüze setler koymaktır.

Hal–i hazırda bizi üzen ve endişeye sürükleyen durum, dindar olarak bilindiği halde belki bilinçsizce, belki yetişme tarzına binaen rahat davranan bazı kimselerin bir özenti oluşturmasıdır. Bunun da bilgi, kültür ve özgüven yansıması olarak algılanmasıdır.

Namahremle diyaloglarında rahat, bakışlarında rahat, oturmalarında rahat, internetteki yazışmalarında rahat, resim ve anı paylaşımlarında rahat… Belki vahametin farkında olmadan oluşturulan bir sosyal duruş ve tavırdan bahsediyoruz. Grupsal iletişimler zamanla teke tek bir diyaloga dönüştüğünde, bu diyaloglar geç saatlere kadar devam ettiğinde ve uzun süredir karşılıklı paylaşımlarla süregelen bir tanışıklığın üstüne bina edildiğinde her iki taraf için de ortam nahoş bir hal alabilir, bunun garantisi yoktur. Korunaklı bir alan değildir bu. Girilmemesini, sınırların muhafaza edilmesini, özel paylaşımlardan kesinlikle kaçınılmasını tavsiye ediyoruz.

Rabbim, bizi dikenli bir yolda eteklerini toplayarak yürüyenlerden eylesin. (Âmin)

Allah’a emanet olun.

Başyazı / Nisanur Dergisi - Aralık 2015 (49. Sayı)

 
  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Toplam (0) adet yorum eklenmiştir.
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
ALINTI YAZARLAR
Diğer Yazarlar

SON YORUMLAR
@Ziyaretci
70 yılda kemalistlerin başaramdığını islamcı akp iktidarında başardı.
10 Kasım 2017 Cuma 11:39
@Ziyaretci
tamam talebiniz kabul gürüldü kürtlükten çıkarıldınız
03 Ekim 2017 Salı 10:32
@kurd
ALLAHINA KURBAN. ADAMSIN ADAM
25 Eylül 2017 Pazartesi 14:32
@serwxebun
kürtleri aç bırakmakla tehdit edenler bilsinler ki herşeyimizi barzaniye feda ederiz yeter ki kürdistan kurlsun bedel ne ise öder ve ödetiriz hüdaparı kürt kardeşlerinin yannda olduğu için de tebrik ederiz
23 Eylül 2017 Cumartesi 13:01
@Şex Said Seriyyelerİ
RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAHIN ADIYLA BİZİ KARANLIGIN ASKERLERİNE KARŞI AYDINLIGIN ASKERİ YAPAN ALLAHA HAMD OLSUN GEREKİRSE ALLAH İÇİN MAPUKTAN DAHA YUMUŞAK GEREKİRSE ALLAH İÇİN TAŞTAN DAHA SERT OLURUZ... Şex Said Seriyyeleri.
06 Eylül 2017 Çarşamba 21:47
@kürdi
artık kürtlerin hayal kurduğu dönemler bitmiştir belki bağımsızlık için bedel ödeyecekler ama şuda kesin ödeteceklerde bunun karşısında kimse duramaz
20 Ağustos 2017 Pazar 17:05
@rojj
bağımsız kürdistan kürtlerin ana süütü gibi helaldir lazımdır artık süürgecilerde bunu anlamalı bunun önü kesilemez
20 Ağustos 2017 Pazar 17:02
@Ziyaretci
SÖZ KONUSU KÜRTLERİN BAĞIMSIZLIĞI OLUNCA "BÖLÜNMEYİ" GÜNDEME GETİRİRLER
13 Ağustos 2017 Pazar 12:32
@Ziyaretci
GORAN ABD YEMİ HİZMET EDYOR? NE BU YA
13 Ağustos 2017 Pazar 12:30
@Ziyaretci
ne zaman kürtler bağımsızlık dese birileri çıkıp " ikinci israil devleti kuruluyor" yazıklar olsun
13 Ağustos 2017 Pazar 12:28