Ahmo ile ?emo`nun `Karanlýk Güç` Gösterisi
Karakter boyutu :
Metni küçült
Metni büyüt
Ahmo ile ?emo`nun `Karanlýk Güç` Gösterisi
14 Kasım 2012 Çarşamba 09:04
Gaffar Okan`ýn cesedini paylaþma kavgasý bu þekilde sürerken, bugüne kadar Gaffar Okan için yüzlerce sanýk dillendirildi, ancak hiç kimseye herhangi bir cezai iþlem yapýlmadý. Oysa öbür taraftan Gaffar Okan`ýn olayýna karýþtýklarý iddiasýyla Hizbullah`la iliþkilendirilerek müebbet hapis cezalarýna çarptýrýlan onlarca kiþi, yýllardýr hapislerde tutulmaktadýrlar.
Uzun süredir gündemden düþerek deðer/itibar kaybeden Ergenekon davalarýnýn “Gizli tanýklarý”, ?emo’nun kimliðini açýklamasýyla beraber yeniden kýymete binmeye baþladýlar.

“Gizli tanýk Deniz” mahlasýyla belirli aralýklarla ifadeleri “Bomba etkisi” oluþturan þahsýn PKK itirafçýsý ?emdin Sakýk olduðunun ortaya çýkmasý, diðer gizli tanýklarýn eline tutuþturulan hazýr metnin içeriðinin tekrarlanmasýndan ziyade, ?emo’nun kimliði bu kez medyanýn ilgisini daha fazla celbetmeyi baþardý.

Her “Gizli tanýk”ýn farklý alanlarla ilgili ifadelerinin yaný sýra, bazý ortak alanlarla alakalý ayný ezberleri tekrarlamayý sürdürmeleri, kabak tadý verse de, ezber okutanlarýn, eski sistemin yeni kahyalarýndan oluþan “külahlý” tayfadan olmasý, bizim açýmýzdan daha fazla dikkat çekici görünmektedir.

Hafta içerisinde belki yüzlerce kez farklý tanýklarýn aðzýndan dinlenilen ayný cümleler, bu kez ?emo’nun aðzýndan dökülmeye baþlandý:

Öcalan ile Küçük-Perinçek iliþkisi,

33 er olayý,

Bahtiyar Aydýn’ýn ölümü,

Gaffar Okan’ýn ölümü ve tabii ki bununla baðlantýlý Hizbullah meselesi…

Evvela belirtelim ki; Öcalan ile Küçük-Perinçek iliþkisinin mahiyeti ne diðer gizli tanýklar ne de ?emo tarafýndan netleþtirilmiþ bir muhtevaya sahip deðildir. Bu minval üzere sarf edilen gizli/açýk tanýklarýn derinlikten uzak ifadeleri, sadece Küçük-Perinçek ile sembolize edilen eski derin odaða baðlý tutuklu sanýklarýn gerekli cezalara çarptýrýlmalarýna yarayacak kadar bir ayarlama dozajýndan ibarettir.

Bu koroya ?emo’nun da eþlik etmesinin ehemmiyetinden ziyade, ?emo’nun gerçek kimliðini açýklamasý, aslýnda ?emo’nun daha ziyade özel beklentileriyle alakalý bir durumdur. Çünkü ?emo, teslim olurken itirafçýlýk yasasýndan yararlanarak kýsa bir hapis hayatýndan sonra dað eþkýyalýðýndan þehir eþkýyalýðýna terfi etmeyi hayal etmekteydi.

Ne var ki, o dönemde itirafçýlýk yasasýndan örgüt yöneticilerinin yararlanamayacaðý hükmünün yer almasý, ?emo’nun “özgürlük” arzusunu kabusa çevirdi. Oysa ?emo, Hizbullah itirafçýsý, namý diðer Ahmo’yu mahkemelere emsal gösterdi, “örgüt yöneticisi” olmasýna karþýn ayný yasadan yararlandýrýldýðýný gösterdi, ne var ki tüm çabalarý boþa gitti. Ahmo’nun statüsüne bir türlü terfi etmeyi baþaramadý. “Deniz” kod adýndan vazgeçerek ?emo olduðunu belirtmesinin altýnda yatan asýl neden de, hala Ahmo’ya tanýnan statüden faydalanma hayalini bir türlü bastýramamasýnýn verdiði hayal kýrýklýðýndan kurtulma çabasý olarak deðerlendirmek mümkündür.

Bununla beraber “33 er” olayýnýn baþ aktörü olmasýna karþýn meseleyi baþka mecralara taþýmasý, ?emo’nun aslýnda bildiklerini konuþmasýndan ziyade isteneni konuþma pozisyonu sergilediðini ortaya koyarken, söz konusu Hizbullah olunca devlet içerisindeki “karanlýk odak”a sarýlmasý, Ahmo’yu da öttüren iradenin emir kulu olduðunu ortaya koymuþtur.

Gerek Ahmo, gerekse ?emo’nun vurguladýðý ortak nokta, Gaffar Okan’ýn öldürülmesinin Hizbullah’ýn yapamayacaðý bir eylem olduðu, Hizbullah’ýn devlet içerisindeki “karanlýk odak” tarafýndan kurulup desteklendiði temasý üzerine kuruludur.

Ýþin ilginç tarafý, her ikisi de hem daha önce var olan karanlýk odaðýn aktörleriyle, hem de þu anda devir teslimini alan yeni karanlýk odaðýn baþrolleriyle teþriki mesai yapacak kadar mahir olduklarýný göstermiþ durumdadýrlar.

En son geçen Aðustos ayýnda “Ahmo” kimliðini oldukça sevmiþ görünen malum þahsýn Hizbullah ile ilgili ifadeleri þu þekilde olmuþtu: “Hizbullah içerisinde 20-25 yýl kaldým… Hizbullah terör örgütünün, devletin içindeki bir güç tarafýndan kurulup, yönlendirildiðini ve korunduðunu düþünüyorum… Gaffar Okkan’ýn þehit edilmesinin kesinlikle ve kesinlikle örgüt tarafýndan yapýlamayacaðýný düþünüyorum… Örgütün, devletin içindeki bir güç tarafýndan kurulup, yönlendirildiðini ve korunduðunu düþünüyorum…”

?emo ise, Ahmo’dan aldýðý ödünç laflarla askeri dehasýný þu þekilde birleþtiriyor: “Okkan’a yapýlan eylem, dünyanýn hiç bir yerinde bu kadar yaðdan kýl çekercesine, hedefi yüzde yüz vuran eylem görülmemiþtir… Cezaevinde yan koðuþumda Hizbullah lideri kalýrdý. Havalandýrmadan konuþurduk. ‘Bilmiyoruz’ diyorlardý. Bunlar bunun çeyreðini bile yapamazlar. PKK’nýn bile bu kadar baþarýlý bir eylemi olmamýþtýr. Her faili meçhul cinayet yüzde yüz devlet desteklidir. Gaffar Okkan’a, askeri, siyasi, istihbarat açýsýndan bakarsanýz kesinlikle Hizbullah iþi deðildir.”

Burada ilkin “Derin odak”, ikincisi ise Gaffar Okan üzerinden derin odak ezberinin pekiþtirilmesi söz konusudur. Diðer bir husus ise, örgüt içerisinde kendi ifadesiyle 20-25 yýl kalmýþ bir kiþi, iddialarýný sýralarken hala “Düþünüyorum” evresinde patinaj yapmayý sürdürmesidir.

Eski derin odak, neredeyse tüm baþ aktörleriyle vakti zamanýnda ayný þarkýyý seslendiriyordu. Odak deðiþti, yenisi geldi, ama derin odak meselesi yine önemini kaybetmedi. Eski derin odakýn beyin takýmý Bekaa’da Öcalan’ý Hizbullah’ý tasfiye etmeye ikna ederken de ayný þarký terennüm ediliyordu; Yeni odak, eski odaðý tasfiye ederken yine ayný þarkýyý terennüm ediyor.

Ahmo ile ?emo da, “Derin odak”ýn hem eskisi hem de yenisi ile yatýp kalkarken, hala “Düþünüyorum”a hamile kalmayý sürdürmeleri, ileride doðacak “Düþünce”nin babasýný meçhule sürükleme tehlikesiyle karþý karþýya kaldýklarýný salýk vermekte yarar vardýr.

Gelelim Gaffar Okan meselesine; Okan meselesini kocaman bir devlet çözememiþse benim çözmem tabii ki mümkün deðil. Ama havalandýrma boþluðundan haber alma stratejisi, ?emo’nun “dahiyane” askeri ve siyasi zekasýna hamledilse de, Okan üzerinden yürütülen kirli strateji, bariz bir ceset yeme operasyonuna dönüþmüþ durumdadýr. Bugüne kadar her kim Ergenekon mahkemesine çýktýysa, Okan’ýn failleri arasýnda yerini almaktan kurtulamadý. Ne Ergenekon kaldý, ne Jitem, ne Yeþil, ne MAK, ne de Malatya’da düþen uçakta ölen özel kuvvetler ekibi…

Eski derinler bu yaygaralarla Okan’ýn etini tüketirken, yeni odak da herhalde kemiklerini sýyýrma ihalesini almýþ durumdadýr.

Gaffar Okan’ýn cesedini paylaþma kavgasý bu þekilde sürerken, bugüne kadar Gaffar Okan için yüzlerce sanýk dillendirildi, ancak hiç kimseye herhangi bir cezai iþlem yapýlmadý. Oysa öbür taraftan Gaffar Okan’ýn olayýna karýþtýklarý iddiasýyla Hizbullah’la iliþkilendirilerek müebbet hapis cezalarýna çarptýrýlan onlarca kiþi, yýllardýr hapislerde tutulmaktadýrlar.

Gaffar Okan meselesini her dönemde gündeme getirip devlet içerisindeki karanlýk gruplarý iþaret edenler ve bunu medyalarýna manþet yapanlar, acaba bu meseleyle alakalý müebbet hapis cezalarýna çarptýrýlan onlarca kiþinin durumunu neden görmezden gelmektedirler?

Madem devlet, kendi emniyet müdürünü öldürmüþtür; o halde bunun cezasýný neden baþkalarý çekmektedir? Neden Ergenekoncu, Jitemci, yamyamcý, bilmem necilerden hiç kimse bu meseleden dolayý herhangi bir cezaya çarptýrýlmamýþtýr?

Acaba çok kýymetli itiraflarýný “Düþünüyorum”a bindiren Ahmo ile ?emo baþka ifadelerinde bunu da “düþünecekler” midir?

Doðruhaber


 
Bu Yazi 1764 kez okundu
  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Toplam (0) adet yorum eklenmiştir.


EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ

ALINTI YAZARLAR
Diğer Yazarlar
 

SON YORUMLAR