Karakter boyutu :
Metni küçült
Metni büyüt
Cizre olayları hakkında taraflar ne diyor?
30 Aralık 2014 Salı 16:33
Cizre’de hatfa sonu KCK’nın gençlik yapılanması YDG-H ile HÜDA-PAR arasında geçmiş gibi görünen ve üç kişinin hayatını kaybettiği olaylar hakkında herkes “provokasyon” diyor ama ayrıştıkları noktalar da var. Olayların başını sonunu anlamak ve bundan sonra da sıkıntıya yol açabilecek boşlukları tespit etmek için HÜDA-PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu ve DTK Eşbaşkanı Hatip Dicle ile konuştum. Şimdi söz onların:
Cizre’de hatfa sonu KCK’nın gençlik yapılanması YDG-H ile HÜDA-PAR arasında geçmiş gibi görünen ve üç kişinin hayatını kaybettiği olaylar hakkında herkes “provokasyon” diyor ama ayrıştıkları noktalar da var. Olayların başını sonunu anlamak ve bundan sonra da sıkıntıya yol açabilecek boşlukları tespit etmek için HÜDA-PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu ve DTK Eşbaşkanı Hatip Dicle ile konuştum. Şimdi söz onların: 


DTK Eşbaşkanı Hatip Dicle: 

Kesinlikle bu bir PKK ile Hüda-Par çatışması değil

- Cizre olaylarını provokasyon olarak nitelediniz. Böyle olduğuna dair ne tür bilgiye bulguya sahipsiniz?

Bir kere zamanlama çok dikkat çekici. Bir gün öncesinde YDG-H kongresinde bütün YDG-H’lıları bağlayacak bir karar alınıyor. Bundan böyle çözüm sürecine yardımcı olmak için kanal kazılmayacak, kepenk kapatılmayacak, kimse yüzünü örtmeyecek diye. İkincisi ise tarafların masa başında görüşüp birbirilerini dinledikleri ve uzlaşma konusunda ileri bir noktaya geldikleri günün gecesinde bu korkunç olayların olması. İki önemli gelişmenin hemen ardından derin bir gücün, üçüncü bir elin devreye ustaca girdiği anlaşılıyor.

Üçüncü bir el girse de iki taraf çatıştı ama?

Cizre’deki olaylar kesinlikle PKK ile HÜDA-PAR çatışması değil, bunu böyle okumak çok yanlış olur. Hükümet de bunu iki örgütün çatışması olarak yorumlamamalı. 

Kim peki derin güç?

Dış güçler de olabilir, devlet içindeki bazı birimler de olabilir. Paralel yapı olarak tanımlanan yapılanma devreye girmiş olabilir. Paralel yapının polis içindeki, diğer güvenlik birimleri içindeki güçleri olabilir. Bingöl olayı buna örnektir. Hükümetin elindeki bilgilere sahip değilim ama Başbakan da çözüm sürecini baltalamak amacıyla dışarıdan sızma olabileceğini -Cizre sınırdır- paralel yapının da dâhil olabileceğini söyledi. Cizre’deki yangın söndürüldü. Şimdi herkes kendi içinde soruşturma yapmalı, çözmeli. Her iki taraf da Hükümet de çözüm sürecine yardımcı olmak için çalışmalı.

8Hükümet-devlet Türkiye kamuoyunu çeşitli vasıtalarla çözüm sürecine hazırlarken PKK-HDP siyasi hattının kendi tabanını ve örgütünü sürece hazırlamadığı yönünde eleştiriler var? 

Bu izlenimler doğru değil. Bizim bütün legal kurumlarımızda çözüm sürecinin en iyi şekilde yürümesi için çalışmalar yürütülüyor. Bu görüşmeler Avrupa’da da sürüyor, Türkiye’de yerelde de.

Sokaklara eylem için çıkan YDG-H’lı gençlerle ilgili olarak bugüne dek hep aynı savunma yapıldı: “Bu gençler çatışma ortamına doğdu, şiddetten başka şey görmediler, dolayısıyla biz bunları kontrol edemiyoruz?” Bu gençler hep böyle şiddet üretecek ve önü alınamayacak mı?  

Bakın, şimdiye kadar kongre kararı olmadığı için gençler hakkında yapılan o yorumlar doğruydu, YDGH kimseyi dinlemiyordu. Ama artık YDGH ile ilgili bir kongre kararı var. Eylemlerde yüz kapatmayı, halkın malına canına zarar vermeyi, otobüs yakmayı, kepenk kapattırmayı reddettiler. Üstelik bunu yapanlar bizden değildir, sömürgeci güçlerin ajanlarıdır diye ilan ettiler. Bundan sonra buna uymak zorundalar.

HÜDA-PAR Gn.Bşk: Zekeriye Yapıcıoğlu

Önce hedef gösteriyor sonra provokasyon diyorlar 

Cizre’deki olaylar size göre de provokasyon mu?

Evet ortada bir provokatör var ve PKK’yı provoke ediyor. Hatip Dicle’nin, başkalarının beyanları var: KCK’dan çok sayıda isim tutuklanınca yapıda boşluklar oluştu ve bu boşluklar başkalarınca doldurdu. Hatta bu operasyonların amacı oraları boşaltıp başkalarını yerleştirmekti, diye.

KCK operasyonlarını paralel yapının emniyet-yargı güçlerince yapıldığını biliyoruz. O amaç da onlara ait gibi bir anlam çıkıyor?

Bunu söylemek bana düşmez. 

8Provokatör varsa bile bir yabancının taraflar arasına sızması mümkün mü? 

İki tarafa da sızma oldu, dedi Demirtaş. Biz HÜDA PAR olarak içimize sızma olmadığını iyi biliyoruz. Merkezde ve yerelde görevli tüm arkadaşlarımızı tanıyoruz. Kendi içlerinde sızmalar olduğunu biliyorlarsa onlara düşen deşifre edip ayıklamalarıdır.

Cizre’de olaylar HÜDA-PAR’lı iki kişinin YDG-H’nın ‘nöbet çadırı’na girmeye kalkmasıyla başladı deniyor. Öyle mi gerçekten?

Hayır. HÜDA-PAR’dan çadıra giden olmadı. Bu külliyen yalan, yanlış, asılsız. Birileri çadıra sızmaya çalıştı mı bilmiyorum ama eğer öyleyse de HÜDA-Par ile kesinlikle ilgisi yok. Medyada HÜDA-PAR ile YDG-H arasında çatışma var gibi gösteriyorlar. Halbuki bir tarafta illegal ve saldırgan bir yapı, diğer tarafta bir siyasi parti var. Bugün gazetesi “Korkulan oldu, onlar da silahlandı” şeklinde bir haber yapmış. Güya HÜDA-PAR silahlı birlikler kurmuş. Olayları körüklemek ve HÜDA-PAR’ı illegal bir örgüt gibi gösterme çabası bu. HÜDA-PAR bir siyasi partidir. Silahlı bir yapı değildir. Silahlı bir yapılanma kurmuş da değildir. Sosyal medyada Şeyh Sait Seriyeleri diye bir yapının misilleme yapacağı yönünde paylaşımlar var. Böyle bir yapı varsa HÜDA-PAR’la ilgisi yoktur. Hizbullah’la ilgisini de bilmiyoruz.

Hatip Bey HÜDA-PAR ile HDP-DTK’lıların masaya oturduğunu ve uzlaşma aşamasına geldiğini söyledi?

Hayır. Hatip Bey’in beyanına göre PKK’nın Avrupa kanadı Hizbullah’ın Avrupa temsilcileriyle konuşmuş. Türkiye’de HDP ile HÜDA-PAR arasında bir görüşme yoktur. Cizre’de olaydan önce HDP ilçe başkanı HÜDA-PAR ilçe başkanını ziyaret etmiş. Hatip Bey genel başkan yardılcımızı arayarak tansiyonu düşüreceklerini söyledi. Bu konuşma iki kez oldu. Ama hemen ardından Kamuran Yüksek’ten ve Kandil’den zehir zemberek açıklamalar geldi.

YDG-H eylem biçimlerini değiştirme kararı aldı?

Biz başından beri şunu söylüyoruz: Önce kendi gençlerini kendileri provoke ediyor, bizi hedef gösteriyorlar. Üzerimize saldırtıyorlar. Daha sonra “bu bir provokasyondur” diyorlar. Provokatör dedikleri kişiler yakalandıkları zaman da onlara siyasi hukuki her türlü desteği veriyorlar. Olaylarda ölen olursa yine kitlesel cenaze törenleriyle işi sahipleniyorlar. Bunu bir taktik haline getirmişler. Dolayısıyla biz bu yönlü beyanların samimi olduğuna inanamıyoruz. Keşke samimi olsalar.

(Star Gazetesi)
Bu Yazi 2564 kez okundu
  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Toplam (0) adet yorum eklenmiştir.
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
ALINTI YAZARLAR
Diğer Yazarlar

SON YORUMLAR
@Şex Said Seriyyelerİ
RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAHIN ADIYLA BİZİ KARANLIGIN ASKERLERİNE KARŞI AYDINLIGIN ASKERİ YAPAN ALLAHA HAMD OLSUN GEREKİRSE ALLAH İÇİN MAPUKTAN DAHA YUMUŞAK GEREKİRSE ALLAH İÇİN TAŞTAN DAHA SERT OLURUZ... Şex Said Seriyyeleri.
06 Eylül 2017 Çarşamba 21:47
@kürdi
artık kürtlerin hayal kurduğu dönemler bitmiştir belki bağımsızlık için bedel ödeyecekler ama şuda kesin ödeteceklerde bunun karşısında kimse duramaz
20 Ağustos 2017 Pazar 17:05
@rojj
bağımsız kürdistan kürtlerin ana süütü gibi helaldir lazımdır artık süürgecilerde bunu anlamalı bunun önü kesilemez
20 Ağustos 2017 Pazar 17:02
@Ziyaretci
SÖZ KONUSU KÜRTLERİN BAĞIMSIZLIĞI OLUNCA "BÖLÜNMEYİ" GÜNDEME GETİRİRLER
13 Ağustos 2017 Pazar 12:32
@Ziyaretci
GORAN ABD YEMİ HİZMET EDYOR? NE BU YA
13 Ağustos 2017 Pazar 12:30
@Ziyaretci
ne zaman kürtler bağımsızlık dese birileri çıkıp " ikinci israil devleti kuruluyor" yazıklar olsun
13 Ağustos 2017 Pazar 12:28
@can
Eğer Kürtler bulundukları devlete bu benim devletim diyemeyecek hale getirilmişlerse kabahati o devletlerde aramak gerekir. Aynen öyle
12 Ağustos 2017 Cumartesi 20:29
@CAN
Türkiye ve İran`ın bağımsızlık karşıtı duruşu, başından itibaren Astana anlaşmasıyla kabul ettikleri “ülkelerin toprak bütünlüklerinin korunması” ilkesi ile ilgilidir. KESİNLİKLE ÇARPITIYORSUN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜYLE ALAKASI YOK.
12 Ağustos 2017 Cumartesi 20:22
@yüksekova
Çok ince dokumuşsun hocam, iran ve türkiyeynin referanduma karşı olmalarını çok ustaca ırakın toprak bütünlüğü ve astana gürüşmelerine bağlamışsınız
12 Ağustos 2017 Cumartesi 20:18
@Ziyaretci
bağımsız kürdistan hayal
12 Ağustos 2017 Cumartesi 19:44