`Darbe Mekaniðinin` sac ayaklarý
Karakter boyutu :
Metni küçült
Metni büyüt
`Darbe Mekaniðinin` sac ayaklarý
15 Ağustos 2016 Pazartesi 11:21


“Darbe mekaniði” sözünün, patent olarak Öcalan`a ait olduðunu biliyoruz.

29 Kasým 2014`te Ýmralý`dan dönen HDP heyeti, Öcalan`ýn “mekanik” kavramý üzerinden “4-5 ay içinde çözüm geliþtirilmezse darbe olur” açýklamasýný aktarýyordu.

Burada;

Öcalan`ýn kerameti kendinden menkul “samimi” uyarýlarý mý nüksetmiþti?

Mayýs-2013`te baþ gösteren Gezi, ardýndan 6-8 Ekim kalkýþmasýyla “Paralel” boyutlara varan gizemli mekanikten kavram mý aþýrmýþtý?

Her türlü esrarengiz ekipler için yolgeçen hanýna dönüþen Ýmralý`da kulaklarýna bir þeyler mi fýsýldanmýþtý?

Yoksa hükümet kendi istedikleri þekliyle “çözüme” yanaþmazsa “mekaniðin” içerisine dâhil olmakta sakýnca yoktur diye örgütüne iþaret mi vermiþti?

Bu husus, hala irdelenmeye muhtaç bir “Öcalan mekaniði” olarak ortada dururken, “mekanik buluþun”, Öcalan`ýn Fetullah grubuna zeytin dalý uzatýp bu grubu “Ýþbirliði yapýlabilecek Ortadoðu`nun en büyük STK`sý” yönünde “çözümlemelere” yeltendiðinin epey sonrasýna denk gelmesi açýsýndan da hayli önemliydi.

***

Öcalan`ýn kulaklarýna “mekanik üflemesi” yapýlýrken baþta Suriye olmak üzere Ortadoðu`da hýzla süren dizayn çabalarýnda Türkiye`nin geleneksel müttefikleriyle arasýnýn bozulduðu, ittifaktan ihtilafa savrulduðu bir dönem yaþanmaktaydý.

ABD baþta olmak üzere “Suriye`nin Dostlarý” grubu, Suriye özelinde farklý bir paradigmaya yönelmiþ, bu farklý yönelim, Türkiye`nin tüm nevzuhur tezlerini alt üst etmiþti.

2013 ile beraber partnerler arasýnda baþlayan Suriye ve Ortadoðu ayrýþmasý, Ak Parti hükümetini/CB Erdoðan`ý ABD ve Batý için çekilmez bir hale sokarken, Tayip Erdoðan`ýn “Dünya beþten büyüktür” sözü ile formüle edilebilecek tavrý, ABD/Batý`ya karþý meydan okumanýn “mekaniðine” dönüþmüþtü.

Türkiye`de bugün son halkasýný “15 TEMMUZ” giriþimiyle müþahede ettiðimiz sürecin yol taþlarý tam da bu dönemde yani 2013`te döþenmeye baþlanmýþtý.

Beyaz Türklerin aniden baþ gösteren homurdanmalarý;

New York`ta BDP temsilciliðinin açýlmasý ve Demirtaþ`ýn davet edildiði Kürt çalýþtayý;

S.H.Müftigil`in ses kaydýnda ifþa edildiði üzere bu çalýþtayda FETÖ`nün rolü;

FETÖ-PKK arasýnda açýða çýkmaya baþlayan kirli iliþki;

Birden zuhur eden Kemalist-Apoist ittifaký vs…

Bu þekilde kartlar karýlýp ilginç ittifaklarýn kurulmasýnýn, FETÖ`nün tek baþýna giriþtiði ?ubat-2012 MÝT`e darbe giriþiminin sonrasýna denk geldiðini de belirtmiþ olalým.

Saflar bu denli sýkýca örülürken 2013`ün henüz ilk yarýsýnda patlak veren “Gezi isyaný”, darbe zincirinin ilk fiili sac ayaðýný oluþturuyordu.

Gezi`nin kýsa süre sonra sönerek baþarýsýzlýða uðramasý, bir müddet sonra 17/25 Aralýk darbe giriþimini darbenin bir baþka sac ayaðý haline getirmekteydi.  

Gezi ve 17/25 darbe giriþimleri “Darbe mekanikçilerine”, sadece Türkiye`nin batýsýyla bu iþin gerçekleþmeyeceði, hatta çapulculardan darbeci devþirmenin imkânsýz olacaðý noktasýnda bir tecrübe kazandýrmýþ olmalýydý. “Mekanizma” daha da geniþletilmeli, doðudan batýya uzanan fay hattýndaki tüm kýrýlgan yapýlar bu mekanizmaya dâhil edilmeliydi.

Bu tecrübeden sonra FETÖ ile PKK arasýnda alttan alta kurulan “örgütler arasý diyalog” köprüsü alenileþmeye baþladý. Ýliþkilerin boyutu arttýkça Öcalan`ýn “Dinamik bir sivil toplum kuruluþu” dediði ve “Ýþbirliði yapýldýðý taktirde Türkiye daha kolay  DEMOKRATÝKLE?TÝRÝLEBÝLECEK” dediði FETÖ örgütü ile darbeye gidecek sürecin en saðlam temelleri atýlmaya baþlanýyordu. Kurulan bu kirli iliþkilerden sonra KCK`nin “süreç” konusunda cazgýrlýklara baþlamasý, iliþki sürecinin ilk meyveleri olarak piyasada boy gösteriyordu.

***

Hükümet, Gezi ve 17/25 FETÖ kalkýþmasýný “darbeye hazýrlýk” babýndan okumasýný bildi. Gezi`yi bastýrmayý baþarýrken 17/25 FETÖ giriþimini ise sadece pansuman denecek yöntemlerle idare etmeye çalýþtý.

Emniyet, yargý ve bürokratik kademelerdeki FETÖCÜ tüm azgýn militanlarý “Doðu`ya” sevk ederek merkezden uzaklaþtýrmakla yetindi. Oysa “Doðu`ya” sevk edilen azgýn militanlar, zaten PKK ile kurulan “dostluk köprüsünü” daha fazla tahkim ederek darbeye gidecek sürecin rüzgarlarýný bu kez “Doðu`dan” estirmeye yöneldiler.

Türkiye`deki devlet aklýnýn kronik hastalýðý olsa gerek, Ankara-Ýstanbul merkezli darbeci giriþimlerin mahiyetini tez elden kavrayabilirken, bu tür giriþimlerin “Doðu`dan” da, örneðin Diyarbakýr`dan da tezgâhlanabileceðini bir türlü kavrayamýyor ve halen de kavramýþ gibi görünmüyor. Oysa darbe giriþimlerine zemin hazýrlama amaçlý batýda tezgâhlanacak toplumsal olaylarýn doðuya sarkma ihtimali pek fazla yokken, doðuda sahnelenecek kaos dalgasýnýn batýya pekala sarkabileceði gerçeði herkesin malumudur.

***

Darbeye giden süreçte Gezi görüldü, 17/25 Aralýk görüldü. Oysa görülmesi gereken baþka darbeci atýlýmlar da vardý.

Devlet/FETÖ destekli 6-8 Ekim kalkýþmasý, darbeye uzanacak süreç bakýmýndan ne Gezi`den, ne de 17/25`ten geri kalan bir yaný yoktu, belki fazlasý vardý.

FETÖ`nün topun aðzýna alýndýðý þu dönemde bile bir devlet geleneði haline gelen geçmiþin tüm karanlýk uygulamalarýnýn bu kez FETÖ üzerine yýðýldýðý þu dönemde bile 6-8 Ekim ve benzeri komplolarda FETÖ parmaðýnýn aranmýyor olmasý kasýtlý deðilse eðer, devletin doðuda cereyan eden hadiselere “vakayý adiye” gözüyle bakýþ geleneðinden kaynaklanmaktadýr.

Oysa 6-8 Ekim vahþet kalkýþmasý, darbeye zemin hazýrlamak amaçlý FETÖ-PKK iliþkisini içerdiði kadar, bugünlerde sýkça sorulan “darbenin siyaset ayaðý nerede” sorusuna da ýþýk tutacak nitelikler barýndýrmaktaydý. Hatta belki kimileri için þaþýrtýcý olacak, ama söz konusu vahþet kalkýþmasýnda ve sonrasýnda Cizre`de daha belirgin hale gelen FETÖ destekli diðer kalkýþmada darbenin Ak Parti içerisindeki siyaset ayaðý tüm benliðiyle yer almaktaydý.

Cizre`de 27 Aralýk 2014`teki imha amaçlý saldýrýlarda daha belirgin bir hal alan Ak Parti içerisindeki siyaset ayaðý, KCK ile her türlü kirli iliþkiye girmekte herhangi bir sorun görmeyen dönemin ?ýrnak Valisi Hasan ÝPEK üzerinden yürütüldü veya Hasan ÝPEK siper edilerek siyaset ayaðý gizlenmeye çalýþýldý.

Düþünebiliyor musunuz, hükümetten emir alan bir vali, tek baþýna ?ýrnak`tan Cizre`ye geliyor, KCK sorumlularýyla görüþüyor, hemen akabinde KCK`lýlar Hüda Par teþkilatýna ültimatom veriyor, ayný gece PKK`nin dað kadrosu yüzlerce kiþi ile ilçede yýðýnak yapýyor, güvenlik güçleri sokaklardan çekiliyor ve akþamdan sabaha kadar en aðýr silahlarla belirlenen evler ateþ altýna alýnýyor.

Vali ise sabah saatlerinde bile saldýrýlardan haberinin olmadýðýný ekranlarda utanmadan açýklayabiliyor. Bu durumu gündeme getirip üyelerinin bilinçli bir þekilde katliamdan geçirilmeye çalýþýldýðýný belirten Hüda Par ise, dönemin baþbakaný Davutoðlu`nun danýþmaný HE tarafýndan “çatýþmalardan rant saðlamakla” suçlanýyor.

Merkezden emir almadan tuvalete bile gidemeyen Vali`nin durumu ortadayken hiçbir iþlem yapýlmýyor, resmen korunmaya alýnýyor, sular durulunca da merkeze alýnarak dinlenmeye çekiliyor.

Hatta þunu da belirtelim, o dönemde bu tür pis hesaplar sadece ?ýrnak valisi üzerinden yürütülmüyor. Hükümete baðlýlýklarý þüphe dahi götürmeyen Ankara`nýn kudretli bürokratlarýndan kimileri de týpký vali gibi KCK sorumlularý ile görüþüyorlar.

***

Yine 6-8 Ekim kalkýþmasý bu açýdan daha fazla irdelenebilecek özellikler taþýyor. Gerek devlet kýlýðýna giren FETÖ`nün PKK üzerinden sahnelemeye çalýþtýðý kaos ortamý, gerekse darbe ortamýna dönük planlamalarda FETÖ-PKK iþbirliðine dayalý kaos rüzgarýna göz yuman Ak Parti içerisindeki “siyaset ayaðý” hala irdelenmeyi bekleyen önemli bir hazine olarak önümüzde duruyor.

6-8 Ekim olaylarýný hatýrlarsýnýz. FETÖ`nün “Hüda Par`ýn önü mutlaka kesilmeli” stratejisinin PKK`nin kuyruk acýsýyla birleþtiði noktayý herkes kavrayabilir. Ama D.Bakýr valisinin “þehid vermemek” bahanesiyle kolluk güçlerini sokaklardan çekmesi ve bunu övünerek açýklamasý, bu kalkýþmanýn sadece FETÖ-PKK iliþkisiyle sýnýrlý olmadýðýnýn en büyük kanýtý niteliðini taþýmaktaydý.

Peki dönemin Davutoðlu hükümeti ne yaptý?

Hiçbir þey!

Sadece kamuoyunda oluþan baskýyý dengelemek adýna ancak bir hafta sonra Devlet/FETÖ/PKK vahþetinin sembolü haline gelen Yasin`in adýný telaffuz edebildiler.

Bu dönemde FETÖ`nün “Erdoðan`sýz bir Ak Parti`ye razý olduðu” gerçeðini, Pelikan`a da konu olan “Davutoðlu hükümetinin Erdoðan`ý Saray`a hapsetme stratejisi” üzerinden okursanýz, 15 Temmuz darbe giriþiminin Ak Parti içerisindeki “Siyaset ayaðýný” perçeminden yakalamýþ olursunuz.

Oysa Pelikan dosyasýna da konu olduðu üzere;

Batý`nýn bahþettiði iltifat rezervini CB Erdoðan`ý Saray`a hapsetme yatýrýmýna dönüþtürmek isteyen bilinçli kurgu ne ise;

17/25 Aralýk sonrasýnda bile 15 Temmuz sponsoru Batýlýlarýn tezleri doðrultusunda FETÖ ile mücadeleyi Erdoðansýz Ak Parti stratejisine çeviren kurgu ne ise;

6-8 Ekim vahþet olaylarý ve sonrasýnda takýnýlan tavýrdaki kurgu da aynýsýdýr.

Tüm yollar darbe zincirinin halkalarý arasýnda gizlenmeye çalýþan darbenin “Siyaset ayaðýnda” saklýdýr.

***

Kürt illerinde bizzat devlet erki kontrolünde cereyan eden devasa kumpas ve kaos dalgalarýný salt “Terör” parantezinde deðerlendirirseniz, darbeye giden süreçte sadece “siyaset ayaklarýný” deðil, daha çok þey ýskalarsýnýz.

Merak etmemek mümkün deðildir, baþta D.Bakýr olmak üzere Kürt illerinde yürütülen FETÖ operasyonlarýnda derdest edilen kumpas/þantaj çeteleri, mesela 6-8 Ekim`de oynadýklarý þeytani rollerinden dolayý da sorgulanýyorlar mý?

Mesela þu FETÖ çeteleri, PKK`nin “çukur siyasetindeki” rollerinden dolayý sorgulanýyor mu?

6-8 Ekim`de, halkýn can, mal güvenliðini saðlamakla yükümlü kolluk kuvvetlerine yaptýðý “Liboþ STK” muamelesini öve öve bitiremeyen dönemin valisi/valileri hala ayný görevde bulunup korunuyorsa, gerisini siz düþünün. Kaldý ki o vali/valiler kolluk güçlerini “Liboþ STK” moduna geçirirken bunu kiþisel insiyatifleriyle yapmamýþlardý, bizzat merkezden, yani darbeye giden süreçte önemli rol oynayan “siyaset ayaðýndan”, yani dönemin hükümeti DAVUTOÐLU EKÝBÝ`nden aldýklarý sýký talimatlarý uygulamýþlardý.

***

15 Temmuz vesilesiyle FETÖ`nün beli kýrýlmaya çalýþýlýrken, darbe planlamalarýnýn olmazsa olmazý durumundaki “Siyaset ayaðýndan” henüz bir haberin çýkmamýþ olmasý enteresan deðil mi?

Hatta daha da enteresan olaný, “siyaset ayaðýnýn” doðru dürüst sorgulanmýyor olmasý, bu yönde dile getirilen arzularýn da mýrýldanmanýn ötesine geçemiyor olmasýdýr.

Nedeni de çok açýk; Hýrsýz içerden birileridir çünkü!

Hani tuhaf sakallý bir baþka danýþman kýlýklýnýn açýklamasý vardý ya;

Davutoðlu kabinesi postalanmasaydý 15 Temmuz darbe giriþimi gerçekleþmezdi diye. Elhak doðrudur.

Davutoðlu kabinesinin yol haritasý, “Tayyipsiz Ak Parti” yol kavþaðýnda FETÖ arzusuyla buluþmaya koþuyordu.

“Siyaset ayaðý” týkýrýnda iþlerken FETÖ neden darbe giriþimi sergileyecekti ki?!



Bu Yazi 6736 kez okundu
  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Toplam (0) adet yorum eklenmiştir.


EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ

ALINTI YAZARLAR
Diğer Yazarlar

SON YORUMLAR