Hendeðin arkasý
Karakter boyutu :
Metni küçült
Metni büyüt
Hendeðin arkasý
12 Aralık 2015 Cumartesi 16:43
Bir iþ adamý arkadaþým ile sohbet ediyoruz. Diyarbekir-Sur??daki iþletmesinin kapýsýna kilit vurmuþ. 55 kiþiyi iþten çýkarmak zorunda kalmýþ. Sadece üç kiþi kalmýþ, o da kapalý olan iþle...


Bir iþ adamý arkadaþým ile sohbet ediyoruz. Diyarbekir-Sur’daki iþletmesinin kapýsýna kilit vurmuþ. 55 kiþiyi iþten çýkarmak zorunda kalmýþ. Sadece üç kiþi kalmýþ, o da kapalý olan iþletmenin acil ihtiyaçlarýný karþýlamak için. “Bir daha açar mýyýz veya ne zaman açarýz bilmiyorum. Bildiðim bu 55kiþinin çok zor iþ bulacaðý ve onlarýn ailelerini çok zor günlerin beklediði.”

Bazý rakamlar veriyor. 7 Haziran’dan sonra baþlayan çatýþma sürecinde Sur’da 361 esnaf resmi kapanýþ dilekçesi vermiþ ve kepenklerini indirmiþ. 56 esnaf ise dükkânýný Diyarbekir ’in baþka bir yere taþýmýþ. Yani Sur, beþ ayda 400’ün üzerinde iþyerini kaybetmiþ. Esnaf, “Ne yapacaðýz? Ne olacak halimiz?” diye saða sola baþvuruyor. Ancak herhangi bir netice alabilmiþ deðiller.

Sur’da ikamet edenlerin yarýsý göç etmiþ. Çatýþmalarýn yoðun olduðu ve sokaða çýkma yasaðýnýn uygulandýðý mahallelerde ise göç oraný % 80’i bulmuþ. Evlerini terk edenler can havliyle baþlarýný sokacak bir dam arýyorlar. Çoðunlukla Diyarbekir’in baþka mahallelerine gidiyorlar, akrabalarýnýn evlerine sýðýnýyorlar. Sur, halkýn en yoksul kesiminin, ekonomik olarak en dezavantajlý gruplarýn yaþadýðý bir yer. Bombalarýn ve silahlarýn ortasýnda kalanlarýn bir kýsmýný Suriye’den kaçmak zorunda kalan aileler oluþturuyor, bir kýsmýný da baþka yere gitmeye mecali olmayanlar.

Beyaz mendil

Bir avukat arkadaþým anlatýyor. Karakolda tanýdýðý iki aileyi ziyaret etmiþ. Onlara “Sokaða çýkma yasaðý var. Siz Sur’dan nasýl çýktýnýz?” diye sormuþ. Anlatmýþlar:

“155’i aradýk. ‘Evde su yok, yiyecek yok, yakýt yok. Hava çok soðuk. Açýz, donuyoruz. Buradan çýkmak mecburiyetindeyiz’ dedik. Onlar da bize ‘Elinize bir beyaz mendil alýn, en yakýn polis noktasýna gidin. Daha sonra çýkarsýnýz” dediler. Öyle yaptýk.”

Bunu bütün aileler yapmýþ. Düþünün kendi memleketinizde, kendi mahallenizde, kendi sokaðýnýzda elinizde teslim bayraðýyla bir yerden bir yere naklediliyorsunuz. Hazin ve yürek paralayan bir hal.

“Demografik deðiþikliklerin ciddi sonuçlarý olur” diyor avukat arkadaþým. Kendisi zorunlu göç maðduru olmuþ çok sayýda ailenin avukatlýðýný yaptý, onlarý yakýndan biliyor. “1990’larda devlet köyleri boþalttýðýnda, insanlarý zorunlu göçe mahkûm ettiðinde daha sonra neyle karþýlaþacaðýný düþünmüyordu. ‘Çýksýnlar da nereye giderlerse gitsinler, ne yaparlarsa yapsýnlar’ havasýndaydý. ?imdi PKK de ayný tavrý gösteriyor. Ama bugün evinden edilenler yarýn PKK’ye sýkýntý çýkaracak. Bu, kesin.”

Tarihi yýkým

Her þey payýný alýyor þiddetten. Bir yýl önce Diyarbekir’de tatlý bir telaþ vardý. Belediyesiyle, valiliðiyle, sivil toplum kuruluþlarýyla bütün bir þehir Hevsel Bahçelerinin ve Surlarýn UNESCO Dünya Kültür Mirasý listesine alýnmasý için yekvücut bir halde çaba sarf ediyordu. Nihayetinde Hevsel ve Surlar, listeye girdi. Diyarbekirliler bundan onore oldu. Ekonomiye ve turizme büyük bir canlýlýk gelecekti.

Ne var ki hendekler kýsa sürede bütün beklentileri yuttu. Bugün bir açýk hava müzesini andýran eski Diyarbekir ateþ altýnda. Camiler, kiliseler, müzeler, hanlar Rahmetli Tahir Elçi, Dört Ayaklý Minare’ye siper etmiþti kendini. ?imdi de Paþa Hamamý ve Kurþunlu Cami yandý. Maalesef sýrada diðerleri var gibi.

Kurþunlu Camii, biz ve bizden önceki kuþaðýn zihninde müstesna bir yere sahip. Her sene okullarýn baþladýðý dönemde Kurþunlu Camii’nde ikinci el kitap ve kýrtasiye pazarý kurulurdu. O vakitler okullarda kitaplar daðýtýlmýyordu. Okul kitaplarý pahalýydý. Hele evde okuyan birkaç çocuk varsa, babalar için bu epey bir maliyet demekti. Kitaplarý en ucuz þekilde temin etmenin yolu, Kurþunlu Camii’den geçiyordu. O dönem buraya uðramayan, buradaki havayý teneffüs etmeyen öðrenci yok gibiydi. Bizler de bir-iki hafta sonumuzu burada geçirir, kitaplarýmýzý, defterlerimizi ve kýrtasiye malzemelerimiz buradan alýrdýk. Kurþunlu Camii ile birlikte bizim kiþisel ve sosyal mazimiz de küllerin altýnda kaldý. Savaþ hafýzasýz býraktý bizi.

Siyasetin aczi

Hendeklerin açýldýðý ve öz yönetim ilanlarýnýn yapýldýðý yerler, HDP’nin en yüksek oy oranlarýna ulaþtýðý yerler. Oluþan kaostan herkes ve her þey kaybediyor. Ýþ çýðýrýndan çýkýyor, Sur giderek yaþanýlabilir bir yer olma hüviyetini kaybediyor. Sivil toplum örgütleri bir an önce bu faciayý sonlandýrmak için þehrin yöneticileriyle ve siyasetçileriyle görüþüyorlar. Ama nafile! Bana aktardýklarý iki izlenimleri var: Biri, sivil aktörlerin durumun vahametini kavrayamadýklarý ve gereken ciddiyeti göstermedikleri. Diðeri ise, son derece aciz olduklarý. Çatýþmalarý durdurma noktasýnda PKK üzerinde en küçük bir bile etkileri yok.

Siyaset, hendeðe gömülmüþ durumda. Buradan çýkmadýkça daha fazla yýkým ve ölümün önüne geçmek mümkün olmayacak. Ve ne yazýk ki görünürde bir çýkýþ emaresi de yok.

 
 


 
Bu Yazi 7859 kez okundu
  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Toplam (0) adet yorum eklenmiştir.
» Hendek ve Siyaset 17 Eylül 2015 Perşembe 11:11


EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ

ALINTI YAZARLAR
Diğer Yazarlar
 

SON YORUMLAR