Kürtleþen seyyitler ve Kürtlerin seyyitleþme süreci
Karakter boyutu :
Metni küçült
Metni büyüt
Kürtleþen seyyitler ve Kürtlerin seyyitleþme süreci
20 Eylül 2013 Cuma 11:43
Zulümden kaçan ehl-i beyt, Kürt coðrafyasýnda kendisine emin ve muhterem bir yaþam alaný bulmuþ, burada seyyitlik misyonunu en güzel þekilde ifa etmiþtir. Becirman Köyü??ne yerleþen Seyyit Bilal??i buna örnek verebiliriz.
Hilmi, hikmeti, efendiliði, mertliði, kavmi içinde etkinliði ve uzlaþtýrýcý kiþiliðiyle bilinen kimseye “Seyyit” adý verilir. Aslýnda Seyyit, siyah manasýnda olan “esvetten” gelir. Ayrýca gölgesi ve letafeti olduðu için yemyeþil bahçeye de “sevad” adý verilir. Siyahlýk, genel perspektif içinde belirginliði ve çarpýcýlýðý ifade eder. Anýlan bu vasýflara sahip olarak toplum içinde bu manada kararlý bir belirginlik oluþturduðu, insanlara serin bir gölge saðladýðý için bu vasfa sahip kimselere ”Seyyit” denilmiþtir. Büyük arazi parçasýna “kara” denilmesi de yine bununla alakalýdýr. Anadolu’da ve Kürt coðrafyasýnda bu vasýf özellikle Peygamberin (SAV) ehl-i beyti için kullanýlýr. Buralarda sadece ehl-i beyte “Seyyit” ismi verilir.

Zulümden kaçan ehl-i beyt, Kürt coðrafyasýnda kendisine emin ve muhterem bir yaþam alaný bulmuþ, burada seyyitlik misyonunu en güzel þekilde ifa etmiþtir. Becirman Köyü’ne yerleþen Seyyit Bilal’i buna örnek verebiliriz.

Seyitler, bulunduklarý yerlerde gerginliði, asabiyeti, ihtilafý bertaraf eden latif bir gölge vazifesi görmüþlerdir. Belki de bu nedenle “gölge veren” manasýna gelen “si-da” daha sonra “Seyda” þeklini alarak genel bir kullaným haline gelmiþtir. Yani Kürd coðrafyasýnda ehl-i ilim için kullanýlan “Seyda” aslýnda “si-da” “gölge veren zat” anlamýnda olabilir. Hakikaten Seyyitler, bulunduklarý yerde gölge veren zatlar olmuþlardýr. Si-da ifadesi Seyda olmuþtur. Öyle veya böyle, Seyyit olmayan Seydalar da bu mektebin týlsýmýyla ayný iksire sahip olmuþtur. Maddi-manevi rahatsýzlýðý, huzursuzluðu, gerginliði olan kimseler bunlarýn gölgesinde bu hararetten ve gerginlikten kurtulur, rahatlardý. Asabiyetler, öfkeler, gerginlikler bunlarýn gölgesinde serinliðe dönüþür, hararet içinde kývrananlar serin ve selamet bulurdu. Seyyitler bulunduklarý yerde bariz bir kara parçasýdýr. Yolunu þaþýran, sýðýnacak bir yer, demir atacak bir liman arayan kimse kendisini bu kara parçasýna atarak selamete ulaþýrdý.

Doðal olarak aslen Arap olan Seyyitler, zamanla Kürtleþmiþlerdir. Bu, gayet doðal bir durumdur. Ne Seyyitler bunu bir sorun olarak görmüþ, ne de Kürtler Kürtleþen seyitlere karþý saygýsýný yitirmiþtir. Aslýnda burada þöyle bir durum ortaya çýkmýþtýr: Seyyitlerin Kürtleþmesiyle birlikte aslýnda Kürtler de Seyyit olmuþtur. Yani bunun sonucu olarak Kürtler de Seyyitlerin iksiriyle maddi ve manevi olarak bu yönde bariz bir özellik kazanmýþtýr. Anadolu’da “Molla-Seyda” payesinin özellikle doðu âlimlerine verilmesi bunun bir sonucudur. Gerçekten doðunun “Molla-Seyda” profili Anadolu’ya çok özel bir kazanýmdýr ve bunun temelinde Seyyitlerin Kürtleþmesine baðlý olarak Kürtlerin de seyyitleþmesi vardýr.

Kürtleþen Seyyitler, Kürt halkýna bir iksir ve maya olarak onlara sosyal, kültürel, ilmi ve irfani bir pâye kazandýrdý. Hatta bazýlarýnýn iddia ettiðinin aksine onlara siyasi bir ruh da verdi. Kürtlerin içindeki ulusalcýlar; hem Seyyit hem de Kürt olmayý bir çeliþki olarak görüyor, seyitlerin kökeninin Arap olmasý sebebiyle kendilerinin Seyyit olmadýklarýný iddia ediyorlar. Böyle bir yaklaþýmýn çok þeytani bir hedefi vardýr. Çok istisnada olsa Kürtleþen bazý Seyyitlerin de böyle bir komplekse kapýlmasý çok üzüntü vericidir. Ulusalcýlar kendilerince haksýz da sayýlmazlar. Çünkü biliyorlar ki þeceresi Seyyitlerin þeceresiyle birleþen Kürt halký, asla soysuz ve köksüz iþlere tenezzül etmez. Bu nedenle Kürtlerin köklerinden koparýlarak þeceresiz býrakýlmalarý gerektiðine inanýyorlar. Lakin bazý Seyyitlerin böyle düþünmesi anlaþýlmaz bir durumdur.

Kürtleþen Seyyitler, Kürt halký içinde ayný anda hem Ýslam kimliðine hem de Kürt kimliðine sahip olarak özel bir yükümlülüðe sahiptir. Onlar, Kürt halkýnýn vicdaný ve insafý olmalýdýr. Kürt halkýnýn kimliðinin baþka yönlere kaymasýna engel olmalýdýr. Seyitler, Kürt halkýnýn asýl hüviyeti olmalý, tek yönlü bir kimlik talebine razý olmamalýdýr.

Geziciler, Diyarbakýr’dan medet umuyorlar. Unutulmamalýdýr ki Kürtlerin seyyitlik þeceresi bunlarýn köksüz þeceresiyle asla uyuþmaz. Bu nedenle Kürt halký böyle giriþimlere teveccüh etmez, bu amaçla kendisine baþvuranlarýn hayallerini boþa çýkarýr.

Ana dilde eðitim, Seyyit olan Kürt halkýnýn en doðal ve tartýþýlmaz hakkýdýr. Seyyitler Kürt halkýnýn hem lisanýný hem de zihnini temsil ederler. Seyyitlik, Kürt halkýnýn mantýðýdýr ve bu, böyle devam etmelidir. Bunun için Seyyitler Kürtlere, Kürtler de Seyyitlere sahip çýkmalýdýr. Çünkü bu seyyitlik, Kürtlerin seyyitliðidir. Onlarýn efendiliðidir.

Efendiliðinin kaynaðýný Peygamberin þeceresinden bilenlere selam olsun!

Abdulhakim Sonkaya / Doðruhaber Gazetesi
 


 
Bu Yazi 2248 kez okundu
  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Toplam (0) adet yorum eklenmiştir.
» Peygamberin Mührüne Sahip Olabilir miyiz? 28 Nisan 2015 Salı 17:43
» Rey ve riyakârlýk 13 Nisan 2015 Pazartesi 19:36
» "Kurban davamýz" olmazsa "kan davamýz" olur 08 Ekim 2013 Salı 21:42


EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ

ALINTI YAZARLAR
Diğer Yazarlar
 

SON YORUMLAR