Sürece Bakýþýmýz
Karakter boyutu :
Metni küçült
Metni büyüt
Sürece Bakýþýmýz
17 Ağustos 2015 Pazartesi 14:10
Her ne kadar süreç denilince hemen akla çözüm gelmekte ise de maalesef çözümsüzlük de bir süreçtir...


Her ne kadar süreç denilince hemen akla çözüm gelmekte ise de maalesef çözümsüzlük de bir süreçtir. Hali hazýrda ülke bir çözümsüzlük sürecine girmiþ bulunmaktadýr. Çözüm süreci baþlatýldýðýnda da hemen herkes bunun akýbetinin nasýl olacaðýndan emin deðildi. Sürecin sonunda çözüme ulaþma; ihtimallerden sadece biri idi.

Olaylara, geliþmelere, ferasetle bakmakla mükellef olan mümin, hayatýn tamamýna bir ÝMTÝHAN SÜRECÝ gözüyle bakar. Ýmtihanlar tabiatlarý gereði içinde zorluklar barýndýrýrlar. Zorluðun þiddeti nispetinde elde edilecek mükâfat da büyük olur.

Aslolan baþtan sona bir imtihan süreci olan hayatýmýzý maksimum kazanç ve minimum ziyanla bitirmektir. Olaya bu zaviyeden bakýlýnca imtihanýn þiddetinin dozunun artmasý ve azalmasý müminde sarsýntýya neden olmaz. Asýl tehlike zorluklar karþýsýnda sarsýlmaktýr, imtihandan kaçýþtýr. Canýmýz da dâhil bize verilen her türlü nimetin aslýnda EMANET olduðu her an geri alýnabileceði þuurunu kaybetmek imtihaný kaybetmenin baþlangýç noktasýdýr.

“Krizi fýrsata dönüþtürmek” denilen bir tabir vardýr. Ferasetli mümin, kriz gibi görünen en meþakkatli süreçleri fýrsata dönüþtürüp büyük kazançlar elde etmeye bakar.

Ýslam tarihine bakýldýðýnda Müminlerin en büyük mükâfatlarýnýn en þiddetli süreçlerinin sonuna tekabül ettiði görülür. Mesela Mekke`nin Fethi Ahzap savaþýndan yani Ýslam düþmaný bütün hiziplerin ittifaký ile Ýslam`ý yeryüzünden silmeyi amaçlayan bir savaþtan sonradýr.  Osmanlý devletinin Kuruluþu ve yükselmesi haçlý seferlerinden, ama hezimeti lale devrinden sonradýr.

Ülkemizde ve özellikle Kürdistan coðrafyasýndan imtihan sürecimiz giderek zorlaþmaktadýr. Bu coðrafya daha önce de böyle nice zorluklardan geçti. Çatýþmalý ve kritik dönem denilince genellikle akla bu günlerde hep 90`lar gelir ama yaþý müsait olanlar 30`lu, 40`lý ve 80`li yýllardaki süreçlerin 90`lardan kolay olmadýðýný bilirler. Ezanlarýn yasaklandýðý, Âlimlerin, ?eyhlerin Ýslami þahsiyetlerin sudan bahanelerle idam edildiði ya da zindanlarda çürütüldüðü süreçler hiç eksik olmadý. Týpký halen ömürlerinin baharýný Yusufiyelerde geçiren ZÝNDAN BAHADIRLARIMIZ gibi.    

Özellikle silahlarýn konuþtuðu, çatýþmalarýn yoðunlaþtýðý bazen toplu katliamlarýn yaþandýðý ortamlarda bizden istenen “nahnü Ensarullah”` deyip Hakkýn tarafýnda yerimizi almak olduðu halde içimizden birileri tam bir þaþkýnlýk yaþarlar. Haklýdan yana olmanýn meþakkatini göze alamadýklarýndan güçlüden yana olmanýn arayýþýna girerler. Ancak güçlüyü tespit etmek sanýldýðý kadar kolay deðildir. Süreç içerisinde güç dengeleri deðiþir. Bazen zayýf taraf güçlü görünür sonra tekrar zayýflar. Bu “MÜZEBZEBÝN” takýmý kendince tehlikeyi bertaraf etmek için hep yuvarlak laflarla kendi tarafýný meþkûk hale getirir. Mesela Ýslam düþmanlarýnýn karþýsýnda mertçe duramadýðý için “ben dinime, mukaddesatýma, namusuma, ýrzýma, canýma, malýma kasteden bu Marksist örgüte karþýyým” demek yerine yuvarlak bir ifade ile “zulüm nerden gelirse gelsin ben ona karþýyým” der. Tabi kimse “ben zalimim” diyemeyeceði için üstüne almaz, o da zaten kimseyi kastetmemiþtir. Belki zalimden kastettiði çaðlar öncesi yaþamýþ olan Nemrut ve Firavundur.

AK Partinin tek baþýna iktidar olduðu ve ulufe daðýttýðý dönemde ona toz kondurmayanlar çatýþmalar baþlayýnca “tarafsýzlýk” moduna girdiler. Hem halen AK Partiye taraf göründükleri ve hem de Hükumetin hukuk içinde hareket edeceðini düþündüklerinden kendilerini güvende hissedemedikleri PKK`ya karþý þirinlik yapmaya baþladýlar.  Nasýl mý? Onlarýn dilini kullanarak, mesela polis-askerin operasyonlarýný “Savaþ” olarak niteleyerek... PKK`nýn siyasi kanadý biz savaþ yaptýrmayacaðýz dedikleri için onlar da biz de savaþa(!) karþýyýz demeye baþladýlar.

Ýþte imtihanýn sýrrý buradadýr. Kendince tehlikelerden korunmak kaygýsý ile kendi eliyle kendini ateþe atmak böyle bir þeydir. Aklýnca dünyasýnýn cehenneme dönüþeceðinden korkanlar bilmezler mi ki, dünyanýn kendisi gibi cenneti de yalan cehennemi de. Rabbim dünyamýzýn cehenneme dönüþmesi pahasýna da olsa bizi asýl cehennemden korusun Firdevs cennetinde buluþtursun. Amîn.



Bu Yazi 15662 kez okundu
  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Toplam (0) adet yorum eklenmiştir.
» Bunlar kim ve kimin çocuklarý 08 Ekim 2013 Salı 21:47


EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ

ALINTI YAZARLAR
Diğer Yazarlar
 

SON YORUMLAR