"TopSakal ?etesi" tasfiye edilmedikçe?
Karakter boyutu :
Metni küçült
Metni büyüt
"TopSakal ?etesi" tasfiye edilmedikçe?
20 Eylül 2013 Cuma 11:46
Daha önce bölgedeki Ýslami camia için bir tür karantina anlamýna gelen ??kontrollü demokrasi? formülünü tedavüle sokan ???ete?nin nazarýnda Hüda Par veya temsil ettiði Ýslami akým; PKK-BDP??den daha tehlikelidir ve mutlaka önünün alýnmasý gerekmektedir. Hatta önünün alýnmasý meselesi, salt ??TopSakal ?ete?nin sýradan bir hevesi olmayýp, ilham aldýklarý ??Pir-i Fani?lerin uzak diyarlardan ??Hizmete özel? ilettiði en önemli direktifler arasýndadýr.
TopSakal Çetesi”ni, elebaþýný, Yusuf Gezgin’le baþlayýp belki de Jozef’le bitecek kod isim silsilesini ayrýca irdelemeye gerek yok sanýrým. Bozuk üslubuyla, kliþe nitelendirmeleriyle gizlenmeyi baþaramayan “TopSakal Çete Reisi” düzinelerce isimle seyreden “kripto siyonist” tadýndaki analizci çýkýþlardan sonra þimdilik soluðu “fitne atölyesi”nde alabilmiþtir.

Takip edenler bilir, “TopSakal Çete Reisi”nin þöyle bir halet-i ruhiyesi bulunmaktadýr. Gerçek ismiyle yazdýðý yazýlarýnda birçok konuda toplumsal barýþý önemseyen, yasakçýlýða karþý çýkan, haklarý çiðnenen kesimleri gözeten bir portre sergilemekte. Kalleþlik kokan lakaplarla yazdýklarýnda ise faþizan duygularý siyonizmin bölgesel konjonktürüyle harmanlayan bambaþka bir portreye imza atmaktadýr ki adeta gerçek isimle yazdýklarýnda savunduðu bazý olumlu çýkýþlarýný dengeleme yöntemini izlemektedir.

Yine takip edenler bilir, en son kepenklerini açtýðý “fitne atölyesi”nde belli bir süre ifrazat tadýndaki yazýlara ara vermiþ, bunu da “Bazý dostlarýn tavsiyesine” baðlamýþtý. Ancak son zamanlarda fitne üretimine yeniden yönelerek çok farklý lakaplarla biriken kinini kusma gereði duymuþtur. “Fitne atölyesini” yeniden açmasýnda kuþkusuz iki önemli etken sebep olmuþtur.

Bunlardan bir tanesi, SBS sisteminde yapýlan deðiþiklikle dershanelerin kapatýlma konusunun yeniden gündeme oturmasý; diðer etken ise Gezi üzerinden baþlayan hükümet karþýtý organizasyonun yerel seçimlerde “Ýstanbul’un fethine” dönük formül bulma arayýþlarýnda “Okyanus Ötesi” damarýn kesin gözüyle bakýlan katkýsý teþkil etmiþtir.

Malumunuzdur, “Okyanus Ötesi” damarýn “7 ?ubat Post-yargý darbe giriþimi”nden baþarýsýzlýkla çýkmasý, “SS Kýtalarýna” dönüþtürülen Emniyet istihbarat ve bürokrasinin üst kademelerinde elde ettiði nüfuzun törpülenmesini beraberinde getirdi. “Darbe teþebbüsünü” aðýr zayiatlarla ödemek durumunda kalan “Okyanus ötesi” bir bütün olarak baþarýsýz darbe giriþiminden etkilenirken nispeten acýsýný içine gömmeyi kabullendi, ancak Emniyet istihbaratýnda “yavru kurtlarýnýn” tükeniþini içi yanarak seyreden “Çete baþý”, bu maðlubiyeti bir türlü kabullenemedi. Bunun yanýnda içindeki katmerli kinini dýþa vururken kullandýðý küfürlü sözlerinin akademik kariyerine mal olmasý, ayrýca hükümete karþý þahsi husumet geliþtirmesine de yol açtý.

Ergenekon’un sindirilmesi sürecinde tevdi edilen “deðnekçilik” görevini yürütürken “Çete baþý” ve bilumum tebaasý, “deðnekçilikten” kaynaklanan bir takým bürokratik konumlarla teþvik edilirken, onlar kendilerini devletin tapusunu devralan sahipler olarak görmeye baþladý. Ergenekon üzerinden “deðnekçilikten devletçiliðe” terfi ettiðini zanneden “Çete”, siyasi iktidara vesayetçilerin biçtiði “geçicilik” rolünü uygun görmeye baþlamýþlardý. Bu nedenle siyasi iktidara karþý tavýrlarý daha ziyade tavsiyeyle karýþýk buyurgan bir seyir izlemekteydi.

Mesela “TopSakal Çete Reisi”nin Aralýk 2010’da kaleme aldýðý “Hizbullah AKP’ye Nüfuz Etmeye Çalýþýyor!” baþlýklý yazý, adeta AKP’ye ültimatom niteliðindeydi. Gerçek ismiyle bölgeye gelip seçim öncesi izlenimlerini okuyucuya aktarýrken, çakallýk andýran takma ismiyle þunlarý yazýyordu:

***

“Hizbullahta son zamanlarda ciddi bir hareketlenme, canlýlýk var. Ýran’la yakýn temas içinde olarak sahalara inen, liderleri düzenli olarak Ýran’a gidip gelen yeni Hizbullah toplum içinde hýzla örgütleniyor. Ýslam karþýtý her malzemeyi, her kutsal günü gösteri yapmak ve taban geniþletmek için bir fýrsat görüyor… Hizbullah bu kalabalýklarý kendi gücü, tabaný gibi gösterme eðiliminde. Son zamanlarda bu kalabalýklardan hareketle siyasete ýsýnmaya baþladý. Bu konuda örgüt içinde iki ayrý görüþ var.

Birinci görüþ: Aynen PKK-BDP’de olduðu gibi baðýmsýz adaylarla meclise adam sokma yönünde. Bence bunda bir problem yok…

Ýkinci görüþ ise topladýklarý kalabalýklardan hareketle bölgede mevzilerini BDP’ye kaptýran AKP ile pazarlýk yaparak, seçime AKP üzerinden girme ve milletvekili kontenjaný koparma. Ýnanmak istemiyoruz ancak bu doðrultuda AKP yöneticileri ile Hizbullah öncüleri ve Hizbullah’ýn dernekleri arasýnda görüþmeler yapýldýðýný, AKP’nin bu kesime bölgede milletvekili kontenjaný vereceðini duyuyoruz.

Eðer bunlar doðru ise AKP ateþle oynuyor ve büyük risklere giriyor demektir.”

***

Aslýnda “Ýkinci görüþ”te dile getirilen olasýlýk hiçbir zaman olmamýþtý. Tamamen kurgu olduðu gibi, buyurgan üslubu aslýnda Hizbullah’tan ziyade AKP’yi “uyarma” ve ayar çekme üzerine kuruluydu. Çünkü kendileri patron koltuðundaydý ve AKP onlara göre sadece “mevsimlik iþçi”ydi. Mevsimlik iþçinin haddine miydi patrona kafa tutmak?!

Ve Eylül 2013! “Sýcak Eylül” senaryolarýyla eþ zamanlý açýlan “fitne atölyesi”, herhalde “Eylül ateþini” harlamaktan da geri durmayacaktý.

Bu kez farklý bir lakapla “Çete baþý”nýn kaleminden ilginç cümleler dökülüyordu.

“2013 SONU: KCK SERHÝLDANI, DHKP-C‘NÝN ALEVÝLERÝ KI?KIRTMASI VE HÝZBULLAHI’IN MEYDANLARA ÝNME ÇAÐRISI” baþlýðýyla çizilen tablo tamamen felakete adanýrken aslan payýnýn Hizbullah’a çýkmasýnýn bambaþka anlamlarý olacaktý:

***

?öyle yazýyor “Çete baþý”:

“Gelinen karanlýk noktada görünen þu ki KCK’ya hâkim beyin takýmýnýn gündeminde çözüm ve müzakere yok. Aksine, KCK –PYD-SAVAK ve Muhaberat ittifak halinde Sonbaharda “Serhildan” için gerekli tüm hazýrlýklarý, saha çalýþmalarýný devam ettiriyor…

Ancak gündemde bir baþka hareketlilik daha var ki bölge halký için tehlikeli günlerin çok yaklaþtýðýný haber veriyor. Hizbullah!..

Evet, Dicle Üniversitesi hadisesiyle son aylarda kendini ve bölgedeki varlýðýný haykýran Hizbullah, yeni dönem için “meydanlara inmeli” çaðrýsý yaptý…

Hizbullah, Huda-Par þemsiyesi altýnda hem siyasi hem ideolojik çalýþmalarýna örgütlü bir þekilde aylardýr devam ediyor. Çeþitli mitingler, sempozyumlar vasýtasýyla bölgede yeniden alan parsellemeyi baþardý. Hizbullah’ýn Ýran’daki beyin takýmý ve Ýran ile derin baðlarý gizli deðil..

Esed’in kanlý müttefikleri Ýran ve Lübnan Hizbullah’ýyla, Türkiye’deki Hizbullah birimleri arasýnda ciddi baðlantýlar olduðu halde, Hizbullah’ýn Rojava-PYD baðlamýnda örgüte açýktan cephe aldýðý görülüyor…

Mustazaf-Der ve Hizbullah davalarýný sýklýkla iþleyerek hem güvenlik güçlerine hem devlete karþý tabanýnda hassasiyet oluþturmaya çalýþýyor… PKK’nýn camilere ve dernek binalarýna karþý saldýrýlarý ve esas itibariyle ODTÜ hadisesi, Hizbullah’ýn alanlara inmesi için gerekli tüm veriyi zaten saðlamýþ durumda…

KCK‘nýn Serhildan hazýrlýklarý, DHKP-C‘nin Alevileri kýþkýrtarak çýkartmaya çalýþtýðý mezheb çatýþmasý ve Hizbullah’ýn meydanlara inmeli çaðrýsý beraber deðerlendirilince, bölgeyi ve ülkeyi bekleyen kanlý günlerin boyutu daha net anlaþýlabilir…

Hâsýl-ý kelam, ertelenen Suriye müdahalesiyle beraber Türkiye, bumerang cehennemine çekilmek isteniyor…

Sürecin tezvirat odaklý gaflete tahammülü yok, daha öncesinde yapýldýðý gibi, Suriye ve açýlým bahanesiyle tasfiyeler yapmak yerine, bu iþin arkasýna düþecek Terör ve Ýstihbarat birimleri takviye edilmeli.”

***

Yazý oldukça uzun. Öyle baþlýðýna bakýp aldanmayýn. Birçok örgüt ismi zikredilmiþ, ancak yazýnýn dörtte üçü Hizbullah ve Hüda Par’a ayrýlmýþ. Ayrýca “ne lüzumu var” þu “TopSakal Çete Reisi”ni bu denli irdelemeye de demeyin. Çünkü asýl hedef ve projelere bu çevrenin “takiyyeci medyasý” yerine ancak “TopSakal Çete” vasýtasýyla vakýf olma þansýna sahipsiniz.

Gelelim yazýnýn þekl-u þemaline! Önümüzde yerel seçimler var. Bu saatten sonra yazýlýp çizilen her satýrýn mutlaka yerel seçim stratejileriyle doðrudan bir iliþkisi bulunmaktadýr. “TopSakal Çetesi” Gezi üzerinden seçimlerde siyasi iktidara ayar çekme moduna geçip ismi gündemden düþmeyen Ýstanbul adayýnýn arkasýnda dururken, felaket tablosu üzerinden Hüda Par’ý diline dolamasý, elbette AKP’ye kýyak geçmekle ilgili deðildir.

Daha önce bölgedeki Ýslami camia için bir tür karantina anlamýna gelen “kontrollü demokrasi” formülünü tedavüle sokan “Çete”nin nazarýnda Hüda Par veya temsil ettiði Ýslami akým; PKK-BDP’den daha tehlikelidir ve mutlaka önünün alýnmasý gerekmektedir. Hatta önünün alýnmasý meselesi, salt “TopSakal Çete”nin sýradan bir hevesi olmayýp, ilham aldýklarý “Pir-i Fani”lerin uzak diyarlardan “Hizmete özel” ilettiði en önemli direktifler arasýndadýr.

Týpký Gezi sonrasý yýldýzý parlayan medyatik adayý aba altýndaki sopaya dönüþtürüp Ýstanbul’da hükümete karþý þantaj yapma yönünde aldýklarý direktif gibi…

?imdilik “Hüda Par tehlikesini” Mehmet Göktaþ Hoca’nýn yazýsýnda kullandýðý “Meydanlara inmeliyiz ve bir daha içeri girmemeliyiz!” baþlýðý üzerine oturtmaktan baþka mantýklý bir gerekçe bulamayan “Çete”, aslýnda tüm meramýný yazýnýn son cümlesiyle ifade etmiþ oluyor.

Kesintiye uðrayan “paralel devlet” çalýþmalarýný kemale erdirmek için seçimler vesilesiyle Ýstanbul üzerinden hükümete þantaja yönelen “TopSakal Çetesi”, Hüda Par üzerinden ise hükümeti etkileyecek korku tablosu oluþturarak kovulan “SS Kýtalarýnýn” yeniden iþbaþý yapmasýnýn imkânlarýný araþtýrýyor.

Yine her þeyi Ýran baðlantýlý gösterme çabasý vardýr ki burada hükümeti uyarmaktan ziyade, hükümet üzerinde baský unsuru olabilecek siyonist ve NeoCon kliklerine doðrudan mesaj verme çabasý öne çýkýyor. Hükümetin aðýr toplarýný ve MÝT Müsteþarýný “Ýrancý” diye Netanyahu ile eþ zamanlý damgalayan bu çetenin “Ýrancýlýk” üzerinden hükümeti uyarmasý düþünülemeyeceðine göre, medet umduklarý geberesice odaklarý uyarma görevi yürüttükleri gerçeði kendiliðinden ortaya çýkýveriyor.

Kýsacasý felaket tablosu çiziliyor; “Pir-i Fanilerin” direktifi doðrultusunda Hüda Par felaket tablosunun ortasýna yerleþtiriliyor; hükümetin felaket tablosunun önüne geçmek için terör ve istihbarat birimlerini, kovulan “TopSakal Çete” baðlantýlý “SS Kýtalarý”na devretmesi isteniyor; Ýran baðlantýsýna özel vurgular yapýlarak siyonist-NeoCon’cular vasýtasýyla “hükümet, adým at” baskýsý oluþturulmaya çalýþýlýyor.

Hükümete yaptýklarý “darbe giriþimi”, hükümeti sandýða gömmek için baþvurduklarý þantajlar, bu þantajlar kapsamýnda Baþbakanlýk binasý ve çalýþma ofislerine yerleþtirdikleri böcekler vs vs. Tüm bunlara karþý hükümet kanadýndan bu “Ergenekonvari çete”ye yönelik kapsamlý bir operasyon yapýlmadýkça, MOSSAD baðlantýlý “TopSakal Çetesi”nin alenen giriþtiði darbe ve þantaj operasyonlarýna neþter vurulmadýkça Türkiye, dipten gelen kaos senaryolarýyla burun buruna kalmaya mahkum olacaktýr.

M. Ýkbal Atak / Doðruhaber Gazetesi
 


 
Bu Yazi 2519 kez okundu
  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Toplam (0) adet yorum eklenmiştir.


EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ

ALINTI YAZARLAR
Diğer Yazarlar

SON YORUMLAR