Yýrtýk Ayakkabýlar
Karakter boyutu :
Metni küçült
Metni büyüt
Yýrtýk Ayakkabýlar
05 Mayıs 2015 Salı 03:58
Epey zaman olmuþtu görmeyeli. ?imdi de kýzgýn ve kýrgýndý. Evin yýkýk dökük yerlerini onarýyor, gerekmedikçe kendisinden yardým istemiyor, bir þey sormuyordu. Sorduklarýný ise geçiþtiriyor, baþtan savma cevaplar veriyordu...


Epey zaman olmuþtu görmeyeli. ?imdi de kýzgýn ve kýrgýndý. Evin yýkýk dökük yerlerini onarýyor, gerekmedikçe kendisinden yardým istemiyor, bir þey sormuyordu. Sorduklarýný ise geçiþtiriyor, baþtan savma cevaplar veriyordu. Bir ara gözleri ayakkabýlarýna deðince þaþakalmýþtý. Ne kadar da yýpranmýþlardý! Yýrtýlmýþ, delik deþik olmuþlardý. Öyle ki nasýl oluyor da hala giyebildiðine hayret ediyordu. Korkudan soramamýþtý neden böyle yýrtýldýklarýný.

Bu hal derin bir yara açmýþtý genç kadýnýn gönlünde. Nihayetinde günlerin hasretini giderecekti bu sayede. Ne var ki eþi yüzüne hiç bakmamýþ, ondan bakýþlarýný bile esirgemiþti. Neyin kýrgýnlýðýydý ki bu? Neden kýzmýþtý bu denli? Yaptýðý yanlýþ her ne ise ilk fýrsatta sormalý ve öðrenmeliydi.

Ne tuhaf! Bekleyiþleri bir hayale dayalýydý nicedir. Sadece ruhlarýn girebildiði bir âlemi seçmiþlerdi buluþma yeri olarak. Bir bakýma mecburdular da. Sahi, ya bu imkâný da olmasaydý? Ya yansýmasýyla da buluþamasa, aksi sedasýyla konuþamasaydý? Düþüncesi bile ürpertmiþti onu. “Ya Rabbi! Ne olur, bu lütfu esirgeme benden. Bu saadetten mahrum etme beni. Onu böyle de görmeye razýyým, yeter ki unutturma bana cemalini.” diye için için yakarýyordu rabbine.

***

Hava soðuk, yataðý daha da soðuktu nicedir. Oðlunu baðrýna basmýþ ýsýtmaya çalýþýyordu. Bir ara göz ucuyla yan tarafýnda ayrý bir döþekte yatýrdýðý kýzýna baktý. Ve üstünü örten karartýya… Ýçerisi karanlýktý, seçememiþti yüzünü bu yüzden. Ama kim olabilirdi ki? Birkaç gecedir, evde yalnýzken korkmasýn diye yanýnda kalan akrabasý Nezahet’ten baþka… Hem ne çok uykusu vardý! Geç vakte kadar uyuyamamýþtý. O karartý, kýzýný örttükten sonra ona da yanaþmýþ üstünü örtmüþtü. Ne de iyi gelmiþti, içi ýsýnmýþtý. Ne var ki teþekkür edecek mecali bile yoktu. “Neyse sabah olsun, teþekkür ederim” diye düþünüyordu.

Bu gece de istediði olmamýþ, beklediði gelmemiþti. Belki de hâlâ kýrgýndý, ya da artýk hiç gelmeyecekti. Bilemiyordu. “Hayýrlýsý” diye geçirdi içinden. Çay için su býraktý ocaða, sobayý tutuþturdu titrek elleriyle. Sonra kahvaltý hazýrlayýp çocuklarýný uyandýrdý. Daha okula hazýrlanacaklardý.

Nicedir sofraya oturmaktan, evde olmaktan tat alamaz olmuþtu. Duvarlar adeta üstüne üstüne geliyordu. Gün boyu süren sessizliðe bir de gecenin kasveti eklenince iyice bunalýyor ne yapacaðýný bilemiyordu. Üstelik geceleri çok korkuyor, çocuklarýna raðmen bazen sabaha kadar hiç uyuyamýyor, nöbet tutuyor, gelen her kýpýrtýya dikkat kesiliyordu. Dilinden duayý, gözlerinden yaþlarý eksik etmediði bu geceler onu ne kadar da yýpratmýþtý. Aslýnda yýpranan beyni ve bedeniydi. Bu gecelerin onu ruhen olgunlaþtýrdýðýnýn, manen güçlendirdiðinin de farkýndaydý. Yine de korkuyordu iþte.

Kýzý ?ehadet’i, Nezahet ablasýný çaðýrmasý için gönderdi. “Annem, gelsin beraber çay içelim diyor, de. Sen de oyalanmadan gel.”

***

Çocuklarýný hazýrlayýp okula göndermiþti. Eline aldýðý kitaptan birkaç sayfa okumuþtu ki kapý çalmýþ, Nezahet gelmiþti.

“Kusura bakma abla, iþim vardý anca gelebildim” diyordu nefes nefese.

“Asýl sen kusura bakma. Zaten gece alýkoyuyorum seni. Gündüz de iþlerini aksatmak istemem. Caným çok sýkkýn bugün, o yüzden çaðýrdým. Akþam çocuklardan dolayý konuþamýyoruz.”

“Haklýsýn abla. Çay hazýr mý? Getireyim de oturup konuþalým.”

“Ben hazýrladým. Buyur, þöyle otur. Ha unutmadan, dün gece uykunu bölüp bizim odaya gelmiþtin. Allah razý olsun, üstümüzü örtmen çok iyi oldu.”

“Ben mi? Ýyi de ben odaya hiç gelmedim ki. Valla sabaha kadar deliksiz uyudum. Evinizin uykusu da rahatmýþ hani.”

***

Her ne kadar misafirine belli etmese de hayli endiþelenmiþ ve korkmuþtu. Esasen bir anlam veremiyordu. Evin içine kadar giren, sonra da üstlerini örtüp çýkan kim olabilirdi ki? Acaba hayal mi gördüm, diye düþündü. Ama bu kadar sahici bir hayal olabilir miydi? O karartýnýn soluðunu bile hissetmiþti. Hatta kapý gýcýrtýsýný bile duymuþtu. Her ne kadar Rabbine sýðýnsa da bu olay korkularýna korku katmýþtý.

Akrabasý bu akþam yanýna gelemeyeceðini, evde çok önemli bir iþinin olduðunu söylemiþti. Genç kadýn, okuldan dönen çocuklarýný eve alýp kapýyý sýkýca kilitlemiþti. Çocuklarýnýn karnýný doyurduktan sonra bir müddet televizyon izlemelerine müsaade etmiþti. Sonrasýnda ev ödevlerini yapýp birlikte hikâye okuyacaklardý.

Ýçinde garip bir his vardý. Bu gece uyuyup uyumama arasýnda kararsýzdý. Ýçinden sürekli dualar ediyor, iç dünyasýna güzel düþünceleri konuk etmeye çalýþýyordu. Eþi, evinin direði yanlarýndayken ne kadar da mutlulardý! Bir lokma ekmeðe muhtaç olduklarý anlarda bile ne kadar da huzurlu ve güvende hissediyordu kendini! Onun yanýnda hiçbir tasa, endiþe ve korku duymuyordu. ?imdi ise korkuyordu. Bununla beraber “Rabbim!” diyordu. “Ben onu Sana kurban ettim, yolunda þehit verdim. Ne olur yüreðime bir nebze sükûnet indir de isyana kapý aralamayayým.”

***

Okuduðu kitabýn sayfalarýnda gezinen gözlerine bir aðýrlýk çökmüþtü. Ne yaptýysa uykusuna engel olamamýþ ve öylece uyuyakalmýþtý.

***

Eþi yine onarým iþleriyle uðraþýyordu. Evin bir odasýndan diðer odasýna koþturup duruyordu. Ve yine kýrgýn ve kýzgýndý. Ayaðýnda hâlâ o yýrtýk ayakkabýlar vardý. Genç kadýn dayanamayýp kolundan tutmuþ ve yönünü kendisine çevirmiþti. “Ne olur artýk söyle, neden böyle davranýyorsun? Bilmeden seni kýracak bir hata mý yaptým? Söyle de bir daha yapmayayým. Kendimi sana affettireyim. Bu hale dayanamýyorum artýk!”

Gözlerinin derinliklerine mýhladýðý kýzgýn bakýþlarý bir anda þefkatle dolmuþ, tarifsiz tatlýlýktaki bir ses tonuyla gönlüne hitap etmiþ ve onu müebbet bir sükûnetin kollarýna býrakmýþtý:

“?u ayakkabýlarýmýn halini görüyor musun? Gece gündüz evimizin etrafýnda dönüp dolaþtýðým, sizi koruyup kollamaya çalýþtýðým için bu hale geldiler. Buna raðmen sen sürekli korkuyor, yalnýzlýðý/evi kendine zindana çeviriyorsun. Oysa Allah sizinle… Ben de sizinleyim. Gece üstünüzü örttüðüm bile oluyor. Ne olur artýk bu denli korkma! Hayatý kendine ve çocuklarýna zindan etme! Unutma ki Allah en güzel vekildir.”

*Nicedir gözlerine deðen hüznü görmediðim ancak sýzýsýný yüreðimde hissettiðim kýymetli ablama ithafýmdýr. Hatýrlatmak haddim deðil ama Allah (cc) en güzel vekil ve en kadim yardýmcýdýr.

Elif Yüksek /Yüksekova Ajans
Bu Yazi 3331 kez okundu
  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Toplam (28) adet yorum eklenmiştir.
@Muhammet Bilge DENÝZ m.bilgedeniz@hotmail.com
18 Ekim 2015 Pazar 22:10
Gerçekten etkileyici.....
  YORUM DEVAMI
@gever
15 Mayıs 2015 Cuma 15:01
hilal sen ve senin gibi girmediðiniz yere fitne girmemiþtir. izetli bacýlarýmýzý tenzih ederim.
  YORUM DEVAMI
@hilal
13 Mayıs 2015 Çarşamba 20:11
Piskoluk bey yazý yazar ve ajansla ilgili bir kaç çift söz süyleyecektin ne oldu yoksa hala yazýyý anlamadýnmý.yazýyý anlamak için daha çok okumaya devam edecekmisin
  YORUM DEVAMI
@çetin
13 Mayıs 2015 Çarşamba 07:38
psikolok ve sosyolok lar yüzünden insanlar yolarýný þaþýrmýþ kafalarý karýþýktýr.bakýn yazý neyi konu almýþ psikolok ve sosyolok neyi tartýþýyor.iþte ruh halleri bu psikolojileri buzuk sosyalikten de sýyrýlmýþlar kendilerinede hayýrlarý yok
  YORUM DEVAMI
@piskoluk
13 Mayıs 2015 Çarşamba 00:39
Baþkalarýnýn yolunda yürüyenler, ayak izi býrakmazlar
  YORUM DEVAMI

» Birbirimizin Ýzzetini Koruyalým! 12 Aralık 2015 Cumartesi 16:30
» Hisler Yumaðýna Takýlan Kuþum! 27 Ekim 2015 Salı 14:40
» ?ze Güvenli Bir Yolculuk! 10 Şubat 2015 Salı 15:06
» Gönül denizimizin sahiline neler vuruyor? 14 Ocak 2015 Çarşamba 17:29
» Allah'a Ismarlanmak! 19 Ocak 2013 Cumartesi 23:25
» Baþörtüm! 21 Aralık 2012 Cuma 17:02
» Sevgiyi vefayla taçlandýranlar! 13 Kasım 2012 Salı 00:51
» Ayet Bakýþlým! 14 Ekim 2012 Pazar 14:57


EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ

ALINTI YAZARLAR
Diğer Yazarlar
 

SON YORUMLAR