Karakter boyutu :
Metni küçült
Metni büyüt
Yürüyen Kervanın Neresindeyiz
02 Şubat 2016 Salı 00:53
Kürsülerde ve minberlerde hep anlatıla geldi bu dava ama ne yazık ki eksik anlatıldı. Anlatılanlardan feyiz ve tat alamaz duruma geldik. Anlatanlar da belli sınırları aşamadılar. Bu ayeti söyleme müşriklere dokunur, şu ayeti söyleme münafıklara dokunur, bunları söyleme bilmem ne olur derken uyutulduk uyandırılmadık.


Allah`ın adıyla 


İnzal ettiği ayetlerle bizleri düşünmeye sevk eden Rabbimize hamd olsun. 


Çoğu zaman göremediğimiz,hissedemediğimiz tasavvur ettiğimiz veye edemediğimiz her varlığın değişim, dönüşüm halinde olduğu realitesi derin manalar taşır bizler için. 


Kendimizi ve içinde yaşadığımız toplumu revize etmeyi misyon bilip, bu anlayışla hareket etmeliyiz. Bu, islam davasında kararlılık ve sürekliliğin temel prensibidir, aynı zamanda zaferin gizemi de bunda mevcuttur.

Tarihin farklı evreleri buna şahittir. Dava insanı ise hesabı sadece Rabbine vereceği anlayışıyla hareket ederek islam`ı kendine mefkure edinmelidir. 


Bugün olaya daha geniş bir yelpazeden baktığımızda gerek fert, gerekse toplum olarak davamız için yüklediğimiz misyonun çok daha gerisinde kaldığımızı görürüz. 


Çoğu zaman içinde bulunduğumuz hayat, üzerinde gittiğimiz yol en iyisidir diye nefsimizi sorgulamadan hareket ederiz fakat gerçeklerle yüzleştiğimizde bunların farklı boyutlarının ortaya çıktığına şahit oluruz. 


Tih`in boyutları son asırdır ümmet için derinleşti ve genişledi korkunç seviyelere ulaştı bu kasvetli durumu iliklerimize kadar hissettik ve hissediyoruz.

Bireyselci yaşam felsefesi seküler bir hayata temayül eder menfaati ve dünyalıkları çokça arzular. Her birey bulunduğu konumdan memnun ve bireysel yaşamayı sever bir görünüm yansıtır oldu.

Asıl işin korkunç tarafı da budur; küfür için kolay yutulan lokma haline gelmek. Kuşatıcı vehn hastalığı insanları gün be gün sardı bu ciddi bir manevi hastalıktır, bu manevi hastalığın tedavisi ise sağlam bir akide, tevhidi davanın ve mücadelenin etrafında birleşmekten geçer.

Ümmetin şahlanması aksiyoner ve etkili dinanizmin sağlanmasıyla mümkündür; Çünkü Allah`ın kelamında geçen her bir ayet insanoğlunu aksiyona davet eder. 


Müslümanlar olarak bizler vahyin muhattabıyız indirilenle hükmetmek bizim yegane görevimizdir. Bütün bunların olması halinde katıksız bir islam`ı kendi hayatımız dahil edebiliriz ancak.

Batıl inançlar, örf adetler inancımızla her zaman muhalif olmuştur. Belli bir inanç şuuruna erişemeyen insan, yaptığını meşru görür , bu inanç üzerinde yaşamaya devam eder ve yaşadıklarını doğru bir inanç olarak kabul eder. 


Resulullah yürüyen bir peygamberdi ashabı ise yürüyen bir ümmeti peki aynı şeyi bugün kendimize soralım Resulullah yürüyen bir peygamberdi acaba ümmet olarak bizler onun yürüyen bir ümmetmiyiz?

Sadece anmaktan ibaret gördüğümüz yeri geldiğinde mangalda kül bırakmayan bizler onu nasıl anlayabiliriz ki, yürüyen bir peygamberi oturan bir ümmet anlayabilir mi, onu anlamak için yürüyen bir ümmet misyonuna sahip olmamızı icap etmez mi? 


Kürsülerde ve minberlerde hep anlatıla geldi bu dava ama ne yazık ki eksik anlatıldı. Anlatılanlardan feyiz ve tat alamaz duruma geldik. Anlatanlar da belli sınırları aşamadılar. Bu ayeti söyleme müşriklere dokunur, şu ayeti söyleme münafıklara dokunur, bunları söyleme bilmem ne olur derken uyutulduk uyandırılmadık.

Resulullah(s.a.v)`ın tevhit mücadelesi bilgi düzeyinde bir hikaye gibi kaldı metotlarından hep bahseder olduk; ama islam düşmanlarına karşı gösterdiği tavır ve duruşunu söyleyemez olduk


Bu geniş Tih sahrasında susadık, sussuz kaldık. Bütün bunlar ortadayken yürüyen islam kervanıyla birlikte olduğumuzu iddia etmek adil olur mu? 
Duayla...


Rıdvan Sarı - YÜKSEKOVA AJANS
Bu Yazi 3521 kez okundu
  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Toplam (25) adet yorum eklenmiştir.
@Adınız Soyadınız
29 Mayıs 2017 Pazartesi 15:23
YA SEN BU KUTLU KERVANIN NERESİNDESİN?
  YORUM DEVAMI
@Adınız Soyadınız
11 Ağustos 2016 Perşembe 13:00
bence sen hiç bir yerinde değilsin
  YORUM DEVAMI
@daew
09 Şubat 2016 Salı 11:25
vahiyle beslenmememizin acılarını çekiyoruz
  YORUM DEVAMI
@Adınız Soyadınız
08 Şubat 2016 Pazartesi 18:26
Hassasiyet duygusunu yıtırmiş bir toplumla karşı karşıyayız
  YORUM DEVAMI
@Adınız Soyadınız
07 Şubat 2016 Pazar 14:02
Aynen katılıyorum hocam
  YORUM DEVAMI

» İhlâs, benim bir sırrımdır. 26 Kasım 2015 Perşembe 01:01
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
ALINTI YAZARLAR
Diğer Yazarlar

SON YORUMLAR
@Şex Said Seriyyelerİ
RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAHIN ADIYLA BİZİ KARANLIGIN ASKERLERİNE KARŞI AYDINLIGIN ASKERİ YAPAN ALLAHA HAMD OLSUN GEREKİRSE ALLAH İÇİN MAPUKTAN DAHA YUMUŞAK GEREKİRSE ALLAH İÇİN TAŞTAN DAHA SERT OLURUZ... Şex Said Seriyyeleri.
06 Eylül 2017 Çarşamba 21:47
@kürdi
artık kürtlerin hayal kurduğu dönemler bitmiştir belki bağımsızlık için bedel ödeyecekler ama şuda kesin ödeteceklerde bunun karşısında kimse duramaz
20 Ağustos 2017 Pazar 17:05
@rojj
bağımsız kürdistan kürtlerin ana süütü gibi helaldir lazımdır artık süürgecilerde bunu anlamalı bunun önü kesilemez
20 Ağustos 2017 Pazar 17:02
@Ziyaretci
SÖZ KONUSU KÜRTLERİN BAĞIMSIZLIĞI OLUNCA "BÖLÜNMEYİ" GÜNDEME GETİRİRLER
13 Ağustos 2017 Pazar 12:32
@Ziyaretci
GORAN ABD YEMİ HİZMET EDYOR? NE BU YA
13 Ağustos 2017 Pazar 12:30
@Ziyaretci
ne zaman kürtler bağımsızlık dese birileri çıkıp " ikinci israil devleti kuruluyor" yazıklar olsun
13 Ağustos 2017 Pazar 12:28
@can
Eğer Kürtler bulundukları devlete bu benim devletim diyemeyecek hale getirilmişlerse kabahati o devletlerde aramak gerekir. Aynen öyle
12 Ağustos 2017 Cumartesi 20:29
@CAN
Türkiye ve İran`ın bağımsızlık karşıtı duruşu, başından itibaren Astana anlaşmasıyla kabul ettikleri “ülkelerin toprak bütünlüklerinin korunması” ilkesi ile ilgilidir. KESİNLİKLE ÇARPITIYORSUN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜYLE ALAKASI YOK.
12 Ağustos 2017 Cumartesi 20:22
@yüksekova
Çok ince dokumuşsun hocam, iran ve türkiyeynin referanduma karşı olmalarını çok ustaca ırakın toprak bütünlüğü ve astana gürüşmelerine bağlamışsınız
12 Ağustos 2017 Cumartesi 20:18
@Ziyaretci
bağımsız kürdistan hayal
12 Ağustos 2017 Cumartesi 19:44